DPG 1 Mayıs bildirisi

Emeğin yumruğu havaya kalkmalı, tüm özlemlerimiz meydanlara taşmalı...

GENÇLİK
Cuma, 27 Nisan 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Hava kurşun gibi ağır…


Ağır ya, nasıl olmasın? Üzerine çökmüş yoksunluk, tutsaklık; faşizmin karanlığı, demogogun yalanı, yalnızlığın duvarı.

Yoksunluk ama her şeyden! Paran kadar varsın, yoksa çık okulundan, çık yemekhaneden, otobüsten, 40 metrekarelik evinden; itil hayatın bir köşesine.

Tutsaklık boğazında bir yumru. Ağzından çıkan söz tutsak, çaldığın şarkın, oynadığın oyun, yaptığın bilim, sattığın emek gücün, anadilin tutsak.

Ağrısı üzerinde kopkoyu bir işsizliğin diploman olsa da. Boynunda asılı hayallerin ile kölece çalışmanın çelişkisi.

Faşizmin karanlığı her yerde. Satırda sallamada, copta kurşunda, gazetede televizyonda, ders notlarında, darbe çağrılarında.

Yalan söylüyorlar! Ellerinde ne varsa kullanarak kandırıyorlar. Rejim krizlerinde taraf, faşist çağrılarına alet olmanı istiyorlar. Dün ilmeği senin boynuna geçiren faşist darbeciler, bugün bunu kendi kendine yap diyorlar.

Kimiz biz, alınıp satılacak köle miyiz modern pazarlarda? Kimiz biz, geleceğimizin özgürlüğümüzün peşini bırakıp ikiyüzlü faşistlerin lafına alet olur muyuz? Kimiz biz kim, stajlarda emek gücü bedavaya giden, hakkındaki kararı hep başkaları veren, “bana dokunmayan yılan”larla “her koyun kendi bacağından”larla büyütülen…

Hava toprak gibi gebe!..


Bahar itkisiyle doğa çoktan attı üstünden o kurşuni havayı ya, şimdi hepimiz için silkinip atma zamanı!

Bir tekme, bir yumruk yok sayılmaya, yoksun bırakılmaya, tutsak edilmeye! Kim nasıl elimizden alır bizim olanı? Kırıntıları önümüze atarlardı eskiden şimdi o da yok. Zaten kırıntıları isteyen kim, dünyayı istiyoruz biz!

Bir tekme, bir yumruk faşizme! “Bir bebekten katil yaratanlara”, kardeş halkları düşman olarak belletenlere, haklarının peşine düşenlerin tepesine soruşturmalarla, tutuklamalarla, tehditlerle binenlere, liselerde Nazım şiiri okuyanı disipline verenlere, üniversitelere atış poligonu açanlara. Elinde binlerce emekçinin kanı olan faşist darbeciler ne zaman “kahraman” olmuş? Bir tekme, bir yumruk onlara!

Bir tekme, bir yumruk hayallerimizi çalanlara! Dünyalar kadar büyük hayallerimizi çalıp yerine bitmeyen sınavları, kariyer günlerini, köleliğe şükretmeyi koyanlara;
Bir tekme, bir yumruk kapitalizme!

Koşun, bu havayı dağıtmaya gidiyoruz!


Dağılacak bu ağır hava, eriyecek kurşun! Baharın en sıcak günleri yaklaşıyor. 1 Mayıs geliyor! Chicagolu işçilerin tüm işçi sınıfına ve direnen dünya halklarına mirası 1 Mayıs, işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü; hepimizin günü.

Cebindeki para kadar adam sayılmaya paydos. Duvarlarla çevrilmiş bir yaşama paydos! Faşizme karşı sinikliğe, kapana kısılmışlığa paydos! Biz gençliğiz, bizi ele geçiremeyecekler.

Yalnız olmaksa bizi böylesine ketleyen, bir omuz başının olmamasıysa omuz başımızda; sesimize ses, çığlığımıza yanıt, mücadelemize yön olacak bir yer istiyoruz. Bizi güçlü kılacak örgütümüzü istiyoruz!

Telefon kontörleriyle sayılan değil, çocuk da kariyer de yapmakla değil, başkasının “özgürlüğünün” başladığı yerde biten değil; özgürlük istiyoruz, başkasının özgürlüğüyle beraber gelişen çitsiz, duvarsız bir özgürlük!

Zaman ve mekan bizim olmalı. Şarkılarımız, dilimiz, emeğimiz bizim olmalı. Yaşamımız bizim olmalı, olacak! 1 Mayıs kurşun eritme günü; eriyen kurşunun altından tertemiz, özgür bir dünya yüzünü gösterecek. “Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan”, “çocukların kırmızı elmalar gibi güldüğü” bir dünya, bin yıllık özlemimiz. Sosyalizm istiyoruz!

1 Mayıs bizim günümüz! Bu 1 Mayıs dünyayı isteyenlerin soluğunu taşımalı. Emeğin yumruğu havaya kalkmalı. Tüm zamanların tüm direnişçilerinin sesini bugüne yazmalı. Bizimle beraber tüm özlemlerimizi meydanlara taşımalı, bizi yansıtmalı. Bu 1 Mayıs, 1 Mayıs’ta kalmamalı; tüm günlere vurmalı damgasını, coşkusunu…

Al yanına aileni, kardeşini, arkadaşını, sevdiğini; gözlerinde umut, coşku; yüreğinde kazanma kararlılığı koş sen de 1 Mayıs alanına! Bu büyük tablonun bir parçası ol, bu tablonun öznesi ol.
1 Mayıs kavgamızın günü, bizim günümüz!
1 Mayıs’ı kazanacağız!

Paralı Eğitime Diplomalı İşsizliğe Karşı 1 Mayıs’a!
Gençlik Gelecek, Gelecek Sosyalizm!
Özgürlük, Bağımsızlık ve Demokrasi Sosyalizmde!
Yaşasın Bağımsız Sosyalist Türkiye!

DEVRİMCİ PROLETER GENÇLİK