Tuzla Tersaneler bölgesinde kokartlı, tiyatrolu, gazeteli devrimci 1 Mayıs çağrıları!..
Tersane işçileri arasında 1 Mayıs çalışmalarımızı zenginleştirmek için bir durum değerlendirmesi yaptık. Toplantıda yeni kararlar aldık: Tersanede akşam iş çıkışı tiyatro gösterisi yapabiliriz. Çağrı araçlarını zenginleştirebiliriz. Bunun için bir ressam dostumuz işçilere 1 Mayıs konulu bir resmi hediye olarak çizdi. Onları kokart olarak çoğalttık. Şimdi elimizde 1 Mayıs bildirilerimiz, gazetemizin 1 Mayıs özel sayısı, tersanedeyiz.
Öncelikle işçilerin geçtikleri güzergahları 1 Mayıs afişlerimizle donatıyoruz. Akşam hep birlikte işçilerin geçeceği Aydıntepe Tren İstasyonu'ndayız. Saat 17:00'de işçiler gelmeye başlıyor. İlkin kokartlarımızı veriyoruz. Kokartın üzerindeki resimin ne anlattığını soruyoruz.
1 Mayıs’ı bilip bilmediklerini, ne düşündükleri üzerine konuşmalar yapıyoruz. Kokart iyi bir araç oluyor. Bir çok işçi 1 Mayıs ve resim üzerine konuşmalardan sonra kokartları alıp kendileri takıyor.
Kalabalık bir ekibiz. İşçiler öndeki kokartçılardan geçse arkadaki bildiri dağıtımına "takılıyor", oradan da geçse gazete satışına... Bir İşçinin dediği gibi, “ablukaya almışsınız kaçacak yer yok”.
Hiç bir boşluk bırakmadan çalışıyoruz. Bu, işçiler üzerine olumlu bir izlenim yaratıyor. Tersanede bizimle birlikte çalışma yürüten işçi dostlarımız da ilgiden hoşnut. Onlar da çalışmaya katılıyor.
Satışlara bir süre ara vererek işçiler için hazırlanan tiyatroya davet ediyoruz. Davet işini bir tersane işçisi yapıyor. İşçiler toplanmaya başlıyor. İşçilerin meraklı bakışlarının odaklandığı işçi tiyatrosu oynanıyor.
Doğal işçi etkinliğimizden bazı gözlemlerimizi de paylaşmak istiyoruz. Tersane işçilerin büyük çoğunluğu Taksim‘de bir miting olduğundan haberdar. 1 Mayıs’ı "işçi bayramı" biçimiyle de olsa genel olarak biliyorlar.
Taksim’e gelmek istiyenler daha çok yeni veya ilk defa 1 Mayıs’a gidecek olan işçiler. Taksim’in önemini bilen eski işçilerde ise hem gitme isteği var hem de çekinme...
Görülen bir diğer önemli nokta, örgütlenmeye duyulan ihtiyacın yakıcılığı. İşçilerin ilgisi üzerine bir enstantane de biz aktaralım. "Ben böyle bir güne gitmek isterim ama nasıl" diye soruyor bir işçi, bir çoğu gibi. Sonra dayanamayıp geri dönüyor "arkadaşlarımı ailemi de getirebilir miyim, telefon numaramı vereyim haberleşelim" diyor...