Pazar, 29 Nisan 2007 (19 yıl 5 ay önce)
İstanbul Çağlayan'daki miting, 14 Nisan'da Ankara Tandoğan meydanındakinin bir benzeri olarak sürüyor.
Çağlayan'ın Tandoğan'dan çok biçimsel kalan bir farkı, miting organizatörü Türkan Saylan'ın “Biz orada yalnızca gericiliğe ve bölücülüğe değil, darbeye ve ırkçılığa da karşı olduğumuzu ortaya koyacağız” söylemindeydi. Türkan Saylan, Çağlayan mitinginden önceki akşam telefonla katıldığı SKY TV'deki bir programda, Genelkurmay'ın 27 Nisan muhtırası ve darbe tehditinin “çok doğal ve haklı olduğu”nu söyleyerek, “darbe ve ırkçılık karşıtlığı” demogojisinin iç yüzünü de ortaya koydu.
Nitekim miting kürsüsünden yapılan konuşmalarda “darbe çözüm değil” türünden birkaç cümle görünüşü kurtarmaya çalışan kenar süsü olmaktan öteye gitmedi.
Cumhuriyet gazetesi ise, bugün Abdullah Gül'e atfettiği "Cumhuriyetin sonu gelmiştir. Laik rejim kesinlikle değişecektir" sözlerini içeren provokatif bir sürmanşetle çıktı.
"Ordumuz sivil toplum örgütü gibi de çalışır"
Türkan Saylan, Çağlayan'daki konuşmasında, "
Her türlü oyunu, bir araç gördükleri demokrasiyi kullanarak gerçekleştirmeye çabalıyorlar." derken, faşist rejim bekçilerinin demokrasiye karşı en beylik demagojisini tekrar etmekten öteye gitmedi. Saylan'ın “
Şiddeti değil barışı ve kardeşliği savunuyoruz. Bütün bunların çözümünün darbeler olmadığını da yaşayarak, kurbanlar vererek öğrendik. Ordumuz sınırlarımızı korur, terörle savaşırken, bir yandan da bir sivil toplum örgütü gibi doğal afetlerde, eğitimde ve laik Cumhuriyetin korunmasında hepimiz gibi vardır var olacaktır." sözleriyle de askeri-faşist darbeler konusunda "istemem yan cebime koy" türünden ordu güzellemelerini sürdürdü.
"Şanlı darbecilerin önünde eğiliyoruz"
ADD Başkan Yardımcısı Serter'in konuşmasındaki “
Genelkurmay Başkanımıza ‘memur’ diyen bir zihniyete karşı, şanlı Türk Ordumuzun önünde eğiliyoruz. Türk Ordusu, 27 Nisan’da bizim sesimizi duyurmuş, laik Cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkmıştır” sözleri ise, organizatörlerin gerçek postal cilacılığını ortaya koyuyor.
Çağlayan kürsüsünde, Tandoğan kürsüsünden “
ordu yapmazsa biz kendi ordumuzu kurarız” diye darbe çığırtkanlığı yapan
Tuncay Özkan da yerini aldı. Özkan'ın hazırlattığı Tayyip Erdoğan'ı teşhir videosunda, Erdoğan üzerinden Kürt halkını hedef gösteren mesajlar da bulunuyor.
Videonun bazı mesajları, Genelkurmay muhtırasındaki “'
Ne Mutlu Türküm diyene' sözlerine karşı çıkanlar devletin düşmanıdır” açıklamasıyla ve Kürtleri
“sözde vatandaş” ilan etmesiyle birebir çakışıyor. Kürt halkını hedef gösteren provokatif bölümlerde, alanda "
Alt-üst kimlik yok, Ne mutlu Türküm diyene" sloganları attırıldı.
Alanda en yoğun atılan “
Türkiye laiktir laik kalacak” sloganının yanısıra, “
Hepimiz Kemalistiz, Hepimiz Türküz”, “Parola Vatan, İşaret Namus”, "Herşey Vatan İçin" gibi ırkçı, darbeci sloganlar da dikkat çekiyor. Mitingte,
"Övünüyorum, çalışıyorum sana askerim. İstiklal Mahkemeleri kurulsun hesap sorulsun" türünden dövizler de taşındı. Diğer dikkat çeken bir nokta da, asker kıyafeti giydirilmiş çocukların alanda dolaştırılması oldu.