Çağlayan mitingi bitti!..

29 Nisan Çağlayan mitingine katılanlar bir dahaki muhtıra işaretine kadar dağıldılar.

GÜNCEL
Pazar, 29 Nisan 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Ordunun “laiklik elden gidiyor” yollu muhtırasına destek veren onbinlerce "postal demokratı" bugün Çağlayan'da toplandı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından organize edilen mitingde yine Ankara Tandoğan'dakine benzer görüntüler yaşandı.

Ağırlıklı olarak orta sınıfların katılım gösterdiği mitinge iki koldan giriş yapıldı. Şişli kolundaki katılımda daha çok orta kesimler ağırlıklıyken PERPA kolundan girişlerde Okmeydanı'ndan gelen alevi emekçiler de belirgindi.

Sabah saatlerinden itibaren Türk bayrakları, Atatürk posterleri, AKP'yi teşhir eden dövizler, “Atam izindeyiz” yazılı alın bantlarıyla, kırmızı beyaz kıyafetleriyle Çağlayan'a akın eden yürüyüşçüler içerisinde kadınlar ve üniversiteli gençlerin katılımı baskındı.

Çocuklar, yaşlılar, sakatlar, ev kadınları gibi sokaklara çok fazla çıkmayan kesimlerin de yer aldığı mitingde en fazla atılan slogan “Türkiye Laiktir Laik kalacak” sloganıydı. Ardından gelen slogan ise “Tayyip Baksana Kaç Kişiyiz Saysana” sloganı oldu.

Muhtıradan ifadeler taşıyan ('Ne mutlu Türküm diyene' demeyen herkes Türkiye'nin düşmanıdır vb.) kimi dövizler ile Atatürk'ün vecizelerinden yapılan alıntılar dikkat çekiciydi. “Mustafa Kemal'in askerleriyiz”, "ABDullah" yazılı tişörtler de giyen kimi katılımcıların yanı sıra asker postalı ve haki pantolon giymiş yürüyüşçüler de göze çarptı. Bazı katılımcılar ise “Ne şeriat ne darbe” yazılı dövizler taşıdılar.

“Allaha şükür, bu kadar insan geldi ya”, “Orduya sözü bırakacaklar artık”, “Memleketi mahvettiler” yollu sohbetlerde katılımdan duyulan memnuniyet de dile getiriliyordu. “Biz cumhuriyeti savunuyoruz, onun için buradayız” diyerek kısaca katılımını gerekçelendiren emekçiler kadar “En büyük asker bizim asker, asker bizim askerimiz, değil mi?” tezahüratlarına kadar işi vardıran eylemciler de bulunuyordu.

Sendikaların katılımı da pankartlı olmasa da takılan şapkalarla anlaşılıyordu, DİSK ve Genel-İş'ten katılımcılar bu şekilde kendini belirtiyordu. Sendikalı olduğu belli olan bazı katılımcılar da “Keşke 1 Mayıs'a da böyle katılsak”, “Biz 1 Mayıs'a da gideceğiz” yorumlarını yapıyorlardı.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği, ODTÜ Mezunları Derneği, “Hekimler Geliyor” yazılı kimi pankartlar da yürüyüşçüler içerisinde göze çarpıyordu. Kimi yürüyüşçüler CHP flamaları, Ecevit posterleri taşırken, İşçi Partisi de pankartlar açarak yürüyüşe katıldı.

Kitle sürekli çalınan 10. Yıl ve “Ankara'nın taşına bak” marşlarıyla 30'lu yıllar cumhuriyetini neşeyle yadettiler.

12:00 sularından itibaren toplanan kalabalığın büyük kesimi daha alana yaklaşamazken 14:00 sularında dağılmalar başladı. Aynı saatlerde dağılmalar kadar yürüyüşe katılımlar da sürüyordu. Atatürk'ün sesinin dinletildiği, Ruhi Su'nun türkülerinin, Pir Sultan Abdal'a göndermeler yapan türkülerin birlikte çalındığı bulamaç miting havası, 15:00 sularında dağılma noktalarında sönümlenmeye başladı.

Mecidiyeköy yönüne dağılanlar bir yandan da sloganlar atmayı sürdürdüler. Şık güneş gözlüklü, röfleli, şişman katılımcılar Mecidiyeköy otoparkına parkettikleri araçlarına giderken, semtlerden gelen emekçiler de belediye otobüslerine balık istifi doluştular. Mitingden ayrılanlar, büyük bir görevi yerine getirmişçesine şen, kalabalıktan memnun, bayraklarına sarılarak bir dahaki muhtıranın işaretine kadar evlerinin yolunu tuttu. Ne de olsa onlar “cumhuriyetin bekçisi” “Türk, özgür, Atatürkçüler”di.

14 Nisan'da olduğu gibi bazı "solcu" sanatçılar bu mitingte de darbe çığırtkanlığına alet oldular. Mitingte 14 Nisan'a da katılan Edip Akbayram dışında Sadık Gürbüz ve Bulutsuzluk Özlemi sahne aldı.