İstanbul'da 1 Mayıs Savaşları!

Dolmabahçe, Beşiktaş, Taksim, Tarlabaşı, İstiklal... her yer Taksim her yer direniş!..

Salı, 1 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

2007 İstanbul 1 Mayıs'ında devletin yapıp edebildiği tek şey 1 Mayıs'ın birleşik bir şekilde kutlanmasının önüne geçebilmek oldu, bunun dışında ne militanlığı ve kitleselliği engelleyebildi ne de Taksim hedefini!..

Tehditleri, gözdağları, katliam çığırtkanlıkları engelleyemedi...

Vapurları, otobüsleri engellediler, 1 Mayıs ruhunu ketleyemediler...

Gaz bombalarıyla, tazyikli sularıyla, binlerce polisle saldırdılar, linç eder gibi gözaltına aldılar ama direnişin dilini susturamadılar.

2007 İstanbul 1 Mayısı'na damgasını vuran "İşte Taksim İşte 1 Mayıs" sloganı oldu!

KARANLIKTA KIVILCIMLAR ÇAKTI!


2004 Saraçhane 1 Mayıs'ından ders çıkaran polisin, bu 1 Mayıs'taki hedefi kesinlikte eylemcilerin toplanmasına izin vermemekti.

Dizginsiz polis saldırılarına ve gözaltılara rağmen yalnız yüzleri değişen eylemciler 1 Mayısı Dolmabahçe'den Beşiktaş'a, Üsküdar'dan Okmeydanı'na, Taksim'e saat saat yaydılar.

Polis en vahşi yüzünü Beşiktaş'ta gösterdi. Toplanan gruplara yönelik Beşiktaş'ta en az 6 saldırı gerçekleşti. İlk olarak özel motorlarla gelen yaklaşık 500 kişiden oluşan TKP saldırıya uğradı. Sonra yaklaşık bin kişilik kitlesiyle Halkevleri, sonra DTP... Beşiktaş'ta polis gazetecilerin fotoğraf kameralarına dahi el koydu.

Bu esnada vapur seferleri iptal edilerek ulaşımları engellenen yaklaşık bin kişi Üsküdar'da "Vali İstifa" sloganıyla trafiği keserek yürüyordu.

Dolmabahçe'de ise ilk olarak 07:30'da Tertip Komitesi gözaltına alındı. Daha sonra nerede 3 kişi bir araya gelse polisin gözaltı saldırısı yaşandı. Tertip Komitesi'nden 25 kişinin ardından 4 Genel-İş daha sonra da 4 TTB yöneticisi gözaltına alındı.

1 Mayis 2007 İstanbulBu gözaltıların ardından Dolmabahçe'de bekleyen 2 kişiyi polis uzaklaştırmaya çalıştı fakat başarılı olmadı. Emekli işçi ve eski DİSK üyesi olan bu 2 kişi polisi uzun süre teşhir ettikten sonra kelepçelenerek gözaltına alındılar. Bu artık boyun eğilmeyeceğinin de işareti oldu.

Yine '77 1 Mayısı'nı yaşayan emekli işçiler ve sanatçı Nur Sürer'den oluşan 7 kişi dağıtılmaya çalışıldı, dağıtma başarılı olamayınca da gözaltı girişimine karşı uzun süre direnildi. Yaptıkları konuşmalarla '77 1 Mayıs katliamını anlatarak öfkeyle polisi teşhir ettiler.

1 Mayis 2007 İstanbulHemen ardından yolun ortasında Sine-Sen pankartı görüldü. Sine-Sen üyeleri neredeyse nefes almadan sürekli "Yaşasın 1 Mayıs" sloganını haykırıyorlardı. Bu çevrede birikenlere bir çağrıydı. Yerini de buldu, artık Dolmabahçe "Yaşasın 1 Mayıs" sloganıyla inliyordu.

Bunun üzerine artık, bu dakikadan sonra sık sık görülecek devletin panzer tipi yeni su sıkma araçları devreye sokuldu.

Kitle uzun uğraşlar sonucunda, direnip toplu duruşunu koruyarak dağıtılabilindi. Fakat sürekli yeni eylemci gruplar ortaya çıkıyor "Yaşasın 1 Mayıs" sloganına "Faşizme Karşı Omuz Omuza", "Baskılar Bizi Yıldıramaz" ekleniyordu.

Yine 100 kişilik bir grup, su sıkma aracı, gaz bombaları ve yüzlerce çevik kuvvet polisi tarafından dağıtıldı.

Daha sonra sloganlar Fındıklı tarafından yükseldi. Burada Topkapı İşçileri imzalı bir pankart da açılırken, polisler coplarla saldırdılar, eylemciler linç edilircesine gözaltına alındı.

1 mayis 2007Okmeydanı'ndan çatışma haberleriyle beraber Taksim'de de toplanma olduğunun haberi geldi.

TAKSİM MEYDANI


Taksim Meydanı'nda 500'den fazla kişi The Marmara Oteli'nin önünde toplanmış, Süleyman Çelebi bir basın açıklaması yapıyordu. Süleyman Çelebi, polis saldırılarını teşhir ettiği açıklamasının ardından 15 kişiyle Anıt'ın önüne karanfil bırakıp anma yapmaya gitti. Geldiğinde ise "Eylemimiz bitti, polis yolları açtı, Dolmabahçe'ye doğru dağılıyoruz" dedi.

Bu eylemcilerden yoğun tepki gördü. Eylemciler, "Nasıl eylemi bitirirsiniz, arkadaşlarımız gözaltına alınıyor, daha Taksim'e gelmeye çalışanlar var, buradan ancak herkes geldikten sonra toplu bir şekilde ayrılırız" diyerek Çelebi'den hesap sordular.

Tam bu esnada sloganlar meydanın öteki tarafından yükselmeye başladı. Yaklaşık 300 kişi toplanmış ve "İşte Taksim İşte 1 Mayıs" sloganını haykırıyorlardı.

1 Mayis 2007

Polisin eylemcileri kuşatmaya almaya çalışmasına rağmen 1 Mayıs çağrısı burada da yerini bulmuş ve kitlenin sayısı artmaya başlamıştı. Eylemciler meydanda sürekli sloganlar attılar ve sıkılı yumruklarıyla 1 Mayıs Marşı'nı okudular. Burada kolektiflere ait bir pankart da açıldı.

Neye uğradığını şaşıran polis meydanda "şiddet kullanmamaya özen göstererek" eylemcileri dağıtmaya girişti, fakat eylemcilerin çevik kuvvetle göğüs göğüse dik bir duruş sergilemesi üzerine devreye burada da cop ve gaz bombaları girdi.

Eylemciler önce Tarlabaşı'nda trafiği kestikten sonra direnişi ara sokaklara taşıdılar.

Bu grup Taksim Meydanı'ndayken aynı esnada Sıraselviler Caddesi'nden Meydanı zorlayan 25-30 Alınteri okuru gaz bombalarıyla dağıtılmaya çalışılıyordu.

Bu olayların hemen akabinde Galatasaray'da toplanan devrimciler İstiklal Caddesi'nden Taksim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçtiler.

1 Mayıs 2007 Alınteri

Burada en önde Alınteri pankartı yer alırken, BDSP'de pankartıyla bulunuyor, EHP ve Halkevleri flamaları da göze çarpıyordu. Daha sonra bu korteje Kaldıraç da pankartıyla eklendi. Bini aşkın kitle kararlı bir şekilde Taksim Meydanı'nın önüne kurulmuş polis barikatına doğru ilerledi.

Polis müdürleri kitlenin kararlı duruşu karşısında Taksim Meydanı'ndaki Tramvay Durağını basın açıklaması yapılması için açmayı önerdi. Devrimciler polis barikatının gerilere çekilmesi şartıyla bu öneriyi kabul ettiler. Polis barikatını çekmeyerek panzerler ve su sıkma araçlarıyla kuvvetlendirdi.

Artık tam anlamıyla iki sınıf karşı karşıya bulunuyordu. Devrim cephesinden sürekli "İşte Taksim İşte 1 Mayıs", "Yaşasın Devrimci Dayanışma", "Faşizme Karşı Omuz Omuza", "Faşizmi Döktüğü Kanda Boğacağız" sloganları yükseliyordu. Polis su sıkma aracını, panzerleri, gaz bombalarını ve copları aynı ayda devreye soktu.

1 Mayıs 2007 gaz bombası

Yaptığı şey ise direnişin yayılmasını sağlamaktan başka bir sonuç doğurmadı. Eylemcilerin bir bölümü Tarlabaşı'na inerek trafiği kesti. Bir bölümü ise İstiklal Caddesi boyunca ilerledi. Eylemciler ara sokaklara dağılsa da daha sonra defalarca toplanarak İstiklal Caddesi'ne çıktılar.

Polis artık "dağıttım" deyip ara sokaklarda "Her şey vatan için" diye yürüyüş yaparken eylemciler yeniden yeniden toplandılar.

Her dağılmanın ardından Mis Sokak girişi yeniden eylemcilerle doluyordu. Bir aşamadan sonra polis saldırısının boyutunu arttırdı. Artık tek tek insanlar linç edilircesine dövülüyor, her sokağın başına polis yığınağı yapılıyordu. Fakat tüm bunlara rağmen İstiklal Caddesi'nde slogan sesleri kesilmedi.

Bugün İstanbul'da geride bırakılan yüzlerce gözaltı, çok sayıda yaralı ve kazanılmış bir 1 Mayıs'tı.

* * *
Daha sonra Şişli'den eylemcilere yönelik silah kullanıldığı haberi geldi. Harpiye Orduevi önündeki polis yığınağını taşlayan eylemciler polisin silaha sarılmasıyla dağıtıldı.

Taksim Gezi Parkı askerlerin üssüydü. Erken saatlerden itibaren askeri kamyonlarla taşınan Emasya birlikleri buraya konuşlandırılmıştı.