Niğde'de de Taksim ruhu

Niğde'de 1 Mayıs Valiliğin tecrit alanında değil kent merkezinde coşkuyla kutlandı!..

Salı, 1 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Niğde'de 1 Mayısı işçi ve emekçilerden tecrit etmek amacıyla Valilik, il dışındaki bir alanı miting yeri olarak vermişti.

Tertip Komitesi ise izinli tecrit alanına gitmeyerek 1 Mayıs'ı kent merkezindeki Hükümet Meydanı'nda fiili olarak düzenledi.

Saat 16:30'da başlatılan fiili miting coşku ve kararlıklıkla bir saat sürdü.

"İşsizliğe, yoksulluğa, özeleştirmeye ve savaşa karşı Yaşasın 1 Mayıs" ortak pankartının açıldığı mitinge Ditaş işçileri de pankartlarıyla katıldılar.

Mitingte DİSK adına Birleşik Metal-İş temsilcisi Muzaffer Çetinkaya ve KESK adına da Eğitim-Sen Niğde Şube Başkanı Haluk Yücel birer konuşma yaptılar.

Yapılan konuşmalara İstanbul'daki devrimci 1 Mayıs damgasını vurdu.

KESK adına yapılan konuşma, devlet terörüne lanetle başladı:

Emek düşmanları iş başında. İşçi sınıfının, emekçilerin ve ezilenlerin uluslararası birlik mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs saldırılarla başladı. 1 Mayıs 1977’de 1 Mayıs bayramını kutlamak için Taksim’de buluşan 500 bin insanımıza saldırarak 36 yurttaşımızın ölümüne neden olanlar; 30 yıl sonra 2007 1 Mayıs’ında emek düşmanı yüzlerini bir kere daha gösterdiler.
1 Mayıs 2007 Niğdeİstanbul'da estirilen dizginsiz polis terörünün teşhir edildiği açıklama şu ifadelerle devam etti:
Karanlık eller bugün onbinlerce çiçeğe, emekten demokrasiden kardeşlikten barıştan yana olan ülkemizin onurlu ve namuslu insanlarına saldırdılar. Biz bu karanlık elleri çok yakından tanıyoruz. 1977 1 Mayısı'ndan, Bahçelievler katliamından, Maraş’tan, Çorum’dan, Sivas’tan, Şemdinli’den tanıyoruz.

Aynı karanlık eller yine kan ve vahşet kustular bugün, emekçilerden nasıl korktuklarını, bizler meydanları doldurduğumuzda saltanatlarının nasıl sallandığını ve buna sıkı sıkı nasıl sarıldıklarını bir kez daha gördük bugün. Binlerce iş cinayeti, binlerce intihar, açlık ve yoksulluktan ölen onbinlerce emekçinin cesedinin üzerine kurulu olan düzenlerini nasıl koruduklarını gördük bir kez daha.

Ücretli kölelik düzenlerini sağlama almak, daha fazla sömürü, daha fazla kar ve egemenlik için yapılmayacak şey yoktur onların kitaplarında. Emek yoktur, barış ve kardeşlik yoktur. Demokrasi ve Özgürlük yoktur. Hak denildiğinde polis copu, adalet denildiğinde gaz bombası, demokrasi denildiğinde gözaltı ve cezaevleri, insanca yaşam denildiğinde kurşun ve ölüm vardır.
Açıklama İstanbul'un her yanının Taksim'e ve eylem alanına çevrildiğinin Niğdeli işçi ve emekçilere aktarılmasıyla devam etti. Saldırganların gözden kaçırdığı bir şey bulunduğu bununda işçi ve emekçilerin çürümüş düzene karşı kini ve nefreti olduğu söylenerek 1 Mayıs'ın İstanbul'da kavga ruhuyla kutlandığı aktarıldı:
Değil Taksim’i Türkiye’nin her noktasını yasaklasalar, binleri gözaltına alıp hayvanca dövseler özgürlük ve demokrasi mücadelemize engel olamayacaklar. Taksim’de yaşananlar biz işçi ve emekçilerden nasıl korktuklarının kanıtıdır. Bizlere düşen de daha güçlü örgütlenerek bu korkuyu daha da büyütmektir. Şimdi İstanbul’da Taksim ruhu sokak sokak, cadde cadde yaşatılıyor. Dolmabahçe'de, Kabataş'ta, Sirkeci'de, Beşiktaş'ta, Harbiye'de, Okmeydanı'nda, Üsküdar'da, Kazancı Yokuşu'nda, kavgamızın şehrinde polis terörüne rağmen 1 Mayıs kavga ruhuyla kutlanıyor.
KESK adına yapılan açıklama darbe vari girişimlere de gerici-ırkçı tutumlara da boyun eğilmeyeceği vurgulanarak şöyle sonlandırıldı:
Tüm engellemelere, faşizmin ablukasına rağmen Taksim'e çıkan binler gibi bizler de buradan haykırıyoruz: 1 Mayıs emeğimiz, onurumuz, özgürlüğümüzdür ve asla engellenemez!