Çarşamba, 2 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)
14 ve 29 Nisan kontra mitinglerinden önce, sivil darbe çığırtkanlığı bayrağı ilk olarak 27 Ocak'ta İzmir'de açılmıştı. Ancak bu mitingde toplanan kitle, sadece İzmir'den değil, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa, Uşak, Kütahya, Afyon ve bu illerin ilçelerinden geliyordu. Kalabalığın toplanmasında bir faktör de Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu'nun mitinge katılmasıydı.
Bu kontra mitingin arkası 1 Nisan'da Antalya mitingi ile geldi. Antalya'da 20 bin kişi sivil darbeci sloganlarla alanlara çıktı.
28 Nisan'da Mersin!
28 Nisan'da bu kez
Mersin katara katıldı. Mersin
Alevi Bektaşi Bileşeni ve
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nun düzenlediği
“Laik Demokratik Cumhuriyet” mitingi, Tevfik Sırrı Gür stadında yapıldı. Mitingi düzenleyenlerin verdiği bilgiye göre, Mersin Alevi Bektaşi Bileşenlerinin sayısı 20 iken bu sayı organizasyon sürecinde
25'e çıktı.
Organizasyona, 31 mahalle muhtarı, birçok
“işadamı”,
sendikaların Mersin şube başkanlıkları, kadın dernekleri, birçok
meslek odasının Mersin şube başkanlıkları ve siyasi partilerin il ve ilçe başkanlıkları,
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilçe ve belde
belediye başkanları da destek verdi.
Stada
“Türkiye laik değildir, laik olacak” pankartının asılı olduğu mitinge
CHP milletvekilleri Yılmaz Ateş, Fuat Çay, Vahit Çekmez, Şefik Zengin ve Ali Oksal da katıldı. Alevi sanatçılar
Musa Eroğlu, Özlem Özdil, Mustafa Özarslan ve
Ali Çağan'ın sahne aldığı ve 30 bin kişinin katıldığı etkinlikte, 27 yıl sonra ilk kez Türkiye'ye gelen
Ozan Emekçi de konser verdi.
Mitingde, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı
Turgut Öker, Alevilerin kimsenin oy deposu olmadığını söylerken, Alevilerin yıllardır CHP gibi bir düzen partisinin oy deposu olduğunu gizliyordu. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı
Selahattin Özel ise, Aleviler için
"Türkiye'de bugüne kadar gelmiş geçmiş hükümetlerin içinde AK Parti hükümeti kadar bize saygısız ve seviyesiz yaklaşan olmadı" derken, Alevi köylerine cami yapan
12 Eylül askeri faşist cuntasını unutmuştu!
Etkinlik, Alevilerin ezilen mezhep olarak geleneksel duyarlılıklarını dile getirmenin de ötesinde,
“darbelere de karşı olunduğu” silik söylemi ile birlikte, solcu sanatçıların da yer aldığı bir
“silahsız kuvvetler” konseptinde gerçekleşti. Miting sonrasında Alevi örgütleri,
27 Mayıs'ta
İzmir ve
İstanbul'da,
30 Haziran'da
Samsun'da ve
1 Temmuz'da da
Sıvas'ta aynı temalarla mitingler düzenleyeceklerini açıkladılar.
Alevi emekçilerin duyarlılıklarını hangi neden ve güdüyle olursa olsun
Genelkurmay'ı desteklemeye yönlendiren bu politikalar, bilindiği gibi yeni değil.
Çağlayan mitinginde
Cem Vakfı da yer almıştı. Alevileri, Alevi mezhebinden emekçilere iç sınıfsal-siyasal ayrışmalardan azade gibi göstermeye yönelik bu gibi etkinlikler, onları can düşmanlarının kuyruğunda sürüklenmekten başka bir sonuç vermeyecektir. Buna karşı, aynı zamanda bu politikaların başını çekenlerle de içerden hesaplaşmak zorunludur.
Ege'yi kesmedi!
“Cumhuriyet ve laikliğe sahip çık!” adı altında Genelkurmay'a selam mitingleri,
“silahsız kuvvetler”i kesmedi. Ankara ve İstanbul'un ardından, mitingler,
Ege Bölgesi'ndeki illere yeniden taşınıyor.
İlk mitingler,
Manisa ve
Çanakkale'de
5 Mayıs'ta,
İzmir'deki miting
13 Mayıs'ta,
Denizli'deki ise
26 Mayıs'ta düzenlenecek.
Manisa'daki mitingi yine Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (
ÇYDD) 95 şubesiyle organize ediyor. Düzenleme komitesinde ADD, Tabipler Odası, Eczacılar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Diş Hekimleri Odası ve Emekli Subaylar Derneği de var.
İzmir'deki mitingi ise Çağlayan'daki kontra mitingine imza atan 9
“sivil” örgütün kadın kolları düzenleyecek. Miting organizasyonu için toplantı yapan İzmir Kadın Kuruluşları Birliği,
“mitingin görkemli ve kente yakışır olabilmesi için ADD'nin de desteği şart" dedi.
Laiklik ve yaşam tarzı konusunda Kemalizmin güçlü olduğu Ege illerinin orta sınıflarının politik biçimlenişinde demokratik unsurlar giderek silikleşirken, şoven milliyetçilik ve orduya destek veren kültür güç kazanıyor. Bu havanın yarılması, Ege'nin Genelkurmay politikalarına toplumsal altlık oluşturmaması, Egeli proletarya devrimcilerinin işçi ve emekçiler, gençler ve kadınlar içerisinde yürütecekleri siyasal çalışmalara bağlı.
Kontra mitinglere katılma, darbeye destek verme!