Eylemci anlatımlarından -3

1 Mayıs'a damgasını vuran kitle seferberliği, silik eylemlerden usanmışlık, kazanma iradesiydi

GÜNCEL
Çarşamba, 2 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

- İstanbul 1 Mayıs’ı, diğer illerdeki eylemlere göre oldukça farklı bir seyir ve içeriğe sahipti. Bu, henüz toplanma saatinden dahi önce saldırılar ve gözaltıların başlamasıyla ve karşısında gösterilen tutumla kendisini gösterdi.

1 Mayıs’a kararlılık damgasını vurdu, gruplar dağıtıldı ama 1 Mayıs dağıtılamadı, dağıtılanlar hızla yeniden farklı yerlerde toparlanarak yeniden Taksim hedefiyle yürüyüşe geçti. Uzun süredir pek görülmeyen ölçüde bir çaba ve yönelim yer yer reformistlerin bazı taban kesimlerinde bile kendini hissettirdi.

- Hiç durmayan sloganlar atıldı, bunların çok ağırlıklı bir kısmı Taksim özlemini ve faşizme öfkeyi yansıtıyordu. Birçok toplanma esnasında, pankartlar-dövizler vs’nin bulunmamasının da etkisiyle, bulunulan yerdeki farklı siyasetlerden, önemli bir kısmı da çevre ya da örgütsüz olan insanlardan öfke ve coşku anlamıyla en militanları birlikte hareket etti; birlikte çatışıp ortak bir ruh sergiledi. Bunların önemli bir kısmı gençlerden oluşuyordu.

- Taksim ve civar yerlerdeki toplanmalar hızla kitleselleşti. Coşku bulaşıcıydı, başlangıçta endişeli bir ruh haliyle geri duran katılımcılar da yavaş yavaş çatışmalarda şu veya bu düzeyde yer aldı. Ablukaya alınan İstiklal Caddesi girişlerinde polis barikatlarında yer yer eylemle ilgisi olmayan insanlar da fiilen eylemci pozisyonuna girdi. Faşist ablukaya öfkelenen öğrenci tipli birçok insan, “insanlara bunu yapamazsınız” diyerek polis barikatlarını zorladı, alkışlı protestolar yaptı.

Yine Taksim ve civar yerlerde gün boyu süren hareketlilik, esnafından gezmeye çıkanına kadar birçok insana bulaştı ve eyleme bir yerinden dahil olmalarını sağladı. Çatışmalar Kürt emekçilerin ağırlıklı olarak bulunduğu Tarlabaşı’na sıçradığında eylemci kitlesine semtten yüzlerce Kürt genci katıldı. Buralarda eylemcilerin kendi aralarında yaptıkları tartışmalar sonucu “semte sıkışmayalım, hedef Taksim’dir” kararı alınarak sürekli ana caddeye çıkış zorlandı. Ana cadde 3-4 kez trafiğe kapatıldı.

- İstiklal Caddesi'nde onbine yakın insan Taksim Meydanı'na doğru polis barikatlarına dayandığında en önde Alınteri vardı. İlk pazarlıklar sonucu barikat açılmayınca kitle geriye doğru yürümeye başladı. Tam bu sırada Alınteri pankartı yeniden Taksim yönüne döndü ve barikata doğru yürüdü. Alınteri’nin bu çıkışı saniyeler içerisinde desteğini buldu. Birçok farklı gruptan diri unsurlar (ki bunların tamamına yakını öfkeli gençlerdi) hızla Alınteri pankartının arkasına koşarak sloganlara katıldılar. Yeniden tüm kitle yüzünü Taksim meydanına döndü. Bunlar olurken burjuva basın muhabirleri arasında dahi övgü belirtici, destekleyeci yorumlar yapılmaktaydı. Taksim’den geri adım atılmadı ve yeniden çatışmalar başladı.

- İstanbul 1 Mayıs’ına damgasını vuran tartışmasız bir şekilde kitle seferberliği, antifaşist öfke, doldur boşalt 1 Mayıslardan usanmışlık ve kazanma iradesiydi. İstiklal’deki durumu gören gençlerin (muhtemelen gezmeye gelmişlerdi) şaşkınlıkla karışık bir gülümsemeyle söyledikleri “Vaay, Fransaya dönmüş burası!” sözleri ve bunun benzeri birçok durumla karşılaştık.