Dizginsiz polis terörüne en az eylemciler kadar uğrayan gazeteciler eylemdeydi!..
Taksim ve Kabataş'taki 1 Mayıs eylemi sırasında eylemciler kadar polis teröründen nasibini alan başkaları da vardı, gazeteciler.
Kimi arbede sırasında havada uçuşan coplardan ve tekmelerden nasibini alırken, kimi özellikle hedef gözetilerek linç edilircesine dövüldü, kimi 2 cm. yakından sıkılan biber gazı spreyiyle kör edilecek noktaya getirildi; yine her biri eylemcilere atılan gazla zehirlendi.
Zaten 1 Mayıs eylemcileri Taksim için polisle çatışırken gazeteciler de, o an refleks göstererek, meslektaşlarına da yönelen polis terörünü protesto ederek makinelerini yere bırakıp açıklama yaptılar.
Ardından da daha organize bir şekilde Türkiye Gazeteciler Sendikası da polisin gazetecilere uyguladığı şiddette Valinin sorumluluğu nedeniyle Valilik önünde bir eylem örgütledi.
Bu sabah TGS'nin Cağaloğlu'ndaki binası önünde toplanan 100'e yakın gazeteci, valiliğe yürüdü. Yürüyüş, polis terörünü meşrulaştırma girişimiyle, savunuşuyla, eylemcilere uygulanan şiddet dozunda doğrudan sorumluluğu bulunan Vali Muammer Güler'e yönelik “Vali İstifa", "Özgür Basın Susturulamaz", "İstanbul Ağlar Vali Güler!” sloganlarıyla yapıldı.
Burada da gazetecileri polis yığınağı bekliyordu. Ardından özellikle dayak yiyen gazetecilerden seçilen bir grup, sendikacılarla birlikte valiyle görüşmeye gitti. Bu sırada da sloganlı ve alkışlı bekleyiş sürdü.
Eylemler sırasında kesip atan vali, kamuoyunda yükselen baskılardan sonra gazetecilerle görüşme sırasında son derece “sabırlıydı”, gazetecilerle görüşmesi neredeyse 1 saate yakın sürdü. Görüşmeden sonra heyet bekleyenlere bir açıklama yaptı. Valinin görüşmede tüm bürokratlar gibi sorumlular hakkında gerekli işlemlerin takipçisi olacağının söylendiği belirtildi.
Eylemde Vali Muammer Güler'i padişah kıyafeti ve kavuğuyla gösteren “Son Padişah” yazılı dövizler ile “Emeğe Saygı”, “Vali İstifa” gibi dövizler de taşındı. Açıklama yapıldıktan sonra da gazeteciler Milli Eğitim'in önüne kadar sloganlarla yürüdüler ve buradan dağıldılar.
Eylem sırasında konuştuğumuz gazetecilerden Cumhuriyet muhabiri Alper Turgut, gözüne 2 cm. mesafeden biber gazı sıkıldığını, hayalarına tekme atıldığını, sırtına ve bacaklarına coplarla vurulduğunu, sol bacağının tümüyle morardığını anlatırken, ANKA muhabiri Eylem Düzyol fıtıklı olan beline tekme atıldığını, Birgün muhabiri her geçtiği polis noktasında bir cop yediğini anlattı.