'77 1 Mayısı'nda 18 yaşında genç bir devrimci işçiydi... 2007'yi asıl ondan dinleyin...
1977′de Yeşilköy Havaalanı inşaatında çalışan 18 yaşında bir inşaat işçisiydim. Köyden yeni gelmiştim ve benim ilk 1 Mayıs'ımdı '77 1 Mayısı.
Taksim’de o günleri yeniden yaşadım, özellikle Kazancı Yokuşu'nda o duyguları tekrar yaşadım. Tabi o zamanla bu zaman çok farklı. O zaman daha örgütlü daha kitleseldi. Ama çok iyi oldu Taksim olması.
Baştan beri hep söylüyordum "Taksim’e çıkamasak bile zorlamalıyız, kararlı durmalıyız" diye. Taksim’e çıktık da, bu gün için çok iyi bir direnişti. Hem işçilerin, devrimcilerin dağınık ve güçsüz olduğu bir süreçte çok anlamlıydı. Bu dağınıklık yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada var olan bir şey. Toplanma ve örgütlenme konusunda önemli katkıları oldu.
Ben 20 kilometre yürüdüm Taksim’e gelebilmek için. İnsanların Taksim için verdikleri özveriyi, kararlılığı, direngenliği gördükten sonra "Taksim, 1 Mayıs kazanılmıştır" dedim.
Faşizme karşı bir dayanışma vardı. Ben Dolmabahçe tarafındaydım öbek öbektik. Nerde polis saldırısı var oraya desteğe gidiyorduk. Şu bu ayrımı yoktu artık. Çok güzeldi...
Benim için bu 1 Mayıs'ın farklı güzellikleri de var. 1977′den beri her yıl 1 Mayıs'a katılırım ama ilk defa o yıldan sonra "1 Mayıs’a katıldım" dedim. '77′de katıldığımda 18 yaşındaydım, öyle coşmuştum. 2007 de nerdeyse 50 yaşındayım ve yanımda 19 yaşında oğlumla birlikte katıldım. Aynı saflarda çatıştım, aynı gazı yedim, aynı copu yedim, çok gururluyum.
Gençlerle birlikte yürüyebilmek, gurur duydum kendimle, hatta daha yaşlıları vardı onları gördükçe daha mutlu oldum.
Gençler geleceğimizin teminatı. Uyuşturucuyla, eğitimiyle vb. faşizmin bizden almaya çalıştığı gençlerimiz. Onlar beni çok mutlu etti. Her türlü saldırılara karşı yönleri 1 Mayıs'tı.
Komşumun çocuğu mesela 15 yaşında konfeksiyon işçisi hiçbir siyasetle falan ilişkisi de yok. Ama 1 Mayıs sabahı "Benim Taksim’de olmam gerekiyor" diye kalkıp tek başına geliyor. Şimdi gözaltında. Böyle gençleri görünce diyorum, gelecek güzel günler var.
Sıradan insanlar bile haklılığımızı kabul ediyor. Bu yalnızca polise taş atılmadı falan gibi haberlerden değil. Kararlı duruştan kaynaklı. Taksim yasak, baskı olacak denmesine rağmen insanların inatla Taksim’e çıkma çabasına duyulan saygıdan da kaynaklı.
Poliste çok şaşkındı. İşçiler emekçiler sürekli geliyorlardı. Düşün çatışma var yine de üzerine üzerine gidiliyor. Bu da 1 Mayıs'ın yaşatılacağının göstergesi. Bunun için bu 1 Mayıs farklıydı.