Postal mitingcileri 'beyaz Türk'

Genelkurmay kuyrukçuları ağırlıklı olarak üniversite mezunu ve CHP'lilerden oluşuyor...

GÜNCEL
Pazartesi, 7 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Antalya ve İzmir'de başlayıp Tandoğan ve Çağlayan'dan geçerek tekrar Ege illerine dönen darbe katarına dair orta sınıf ağırlığı bir çok haber ve değerlendirmede belirtilmişti.

Fakat Vatan gazetesinin, 5 Nisan Manisa mitinginde yaptığı anketi, katılımcıların ehvenişerinin daha net olarak ortaya çıkmasını sağladı.

Vatan'ın kamuoyu araştırma şirketi olan Estima, miting alanında her yaştan, her kesimden 3 bin 51 katılımcıyla yüz yüze görüştü.

28 kişinin görev yaptığı saha çalışmasında, miting alanı 6 eşit parçaya bölünüp, her bölümde 2 anketör görevlendirildi. Her saat eşit miktarda anket yapılarak, miting alanında temsil edilen farklı grup, görüş ve eğilimler dikkate alındı. 12 anketör ise, polis arama noktalarında konuşlandırılıp, alana giren ve ayrılan katılımcıların görüşlerini aldı.

Anket sonuçlarında ilk göze çarpan mitinge katılanlarda üniversite mezunu oranının yüksek olması.

Mitinge katılanların yüzde 59'u seçimlerde CHP’ye oy vereceklerini söylüyor. İlk kez oy kullanacak gençlerin yüzde 51'inin siyasi tercihi de CHP. Anketteki bir ilginç tespit de, ilk kez sandık başına gideceklerin yüzde 7.9’unun tercihini AKP'den kullanması.

Gençlerin yüzde 7.9’u DSP’ye, 7.0’ı GP’ye, 4.4’ü MHP’ye oy vereceğini söylüyor.

Manisa mitingine katılanlar arasında kararsızların oranı yüzde 15.5 olarak belirlendi. Kararsız olduğunu söyleyenlerin yüzde 59’u 3 Kasım’da CHP’ye, yüzde 6.3’ü DSP’ye oy verdiğini söyledi.

Yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 61.8’inin, 3 Kasım’da CHP’ye oy verdiği de ortaya çıktı. Katılımcıların 3 Kasım’daki diğer tercihleri şöyle: DSP yüzde 8.1, DYP yüzde 1.4, GP 1.3, MHP 2.2, İP yüzde 3.3, AKP 5.1, Oy kullanmadım 6.9, Yaşım tutmuyordu 3.8, Diğer 6.1...

Türkiye'nin "imtiyazsız, sınıfsız bir kitleden ve tek dil, tek ulus, tek bayraktan" oluştuğuna/oluşması gerektiğine inanıyorlar. Bu yönüyle Genelkurmay muhtırasının "Ne mutlu Türküm diyene sözüne karşı çıkanlar düşmanımızdır" sözüne de toplumsal tabanlık yapıyorlar.

"Ulusal egemenlik, bağımsızlık" söylemlerinin arka planında ise küçük burjuva imtiyazlarını, "ulus devlet" kılığındaki işbirlikçi burjuvazinin krizdeki rejimini ve ordusunu destekleyerek koruma kaygısı var.