İstanbul Newrozu sonrasında gerçekleşen azgın polis saldırısı bir kişiyi felç etti. Zeki Güngör'ün tedavi hakkı da gasp edilerek hastalığı kalıcılaştırılıyor.
GÜNDEM
İstanbul'da gerçekleştirilen Newroz kutlamasına müdahale eden polisler tarafından feci şekilde dövülerek, felçli ve konuşamaz hale getirilen Zeki Güngör, 30 gün kaldığı acil servisten tedavisi tamamlanmadığı halde 'yer yok' denilerek taburcu edildi.
Ekonomik durumları iyi olmadığı için özel bir hastaneye de yatırılamayan Güngör'ü bu hale getiren polisler hakkında ise hiçbir işlem yapılmadı.
21 Mart'ta Zeytinburnu Kazlıçeşme'de düzenlenen Newroz kutlamasına katılan 3 çocuk babası Zeki Güngör (30), dağılma sırasında gerçekleşen polis müdahalesinde ağır yaralanarak, Çapa Tıp Fakültesi Acil Servisi'nde tedavi altına alındı.
Aldığı darbeler sonucu sağ tarafı felç olan ve konuşamayan Güngör, tedavisi tamamlanmadığı halde 30 gün kaldığı hastaneden, 'yer yok' denilerek taburcu edildi.
Ekonomik durumu iyi olmadığı için özel bir hastaneye de yatırılamayan Güngör, Ümraniye Yenidoğan'da bulunan evinde yaşam savaşı veriyor.
Alçı-dekorasyon işleri yapan ağabeynin ve ailesinin ekonomik sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan İbrahim Güngör, doktorların ağabeyinin uzun süre müşade altında kalması gerektiğini belirttiklerini söyledi. Bunun üzerine Çapa Tıp Fakültesi'nde Fizik Rehabilite Servisi'ne başvurduklarını ancak 'yer yok' gerekçesiyle servise kabul edilmediklerini ifade eden İbrahim Güngör şöyle konuştu:
Şirinevler'de de devlet hastanesine başvurduk. Acil bir hasta olduğu halde 6 ay sonrasına gün verdiler. Bu yüzden şu anda tedavi altında olması gereken ağabeyimi eve getirmek zorunda kaldık. Ekonomik durumumuz iyi olmadığı için özel bir hastaneye de götüremedik. Ne yapacağımızı bilmiyorum.Sağ tarafı felç olan ağabeyinin damağına ve ağzına kan damladığı için konuşamadığını söyleyen Güngör, "Abim bizi duyabiliyor. Ama beyin kanaması geçirdiği için sık sık unutuyor. Uzun süredir yemek dahi yiyemiyordu. Özellikle sıvı aldığı zaman çok kötü oluyor. Midesine şırınga ile yemek veriyoruz. Bebek maması ile besliyoruz. Ağız ve çene kasları uzun süredir çalışmadığı içinde konuşamıyor" dedi.
Newroz günü öğleden sonra kendisini aradım. 'İyiyim bir şey olmadı eve dönüyorum' dedi. Demek telefondan sonra müdahale etmişler. Akşama doğru DTP'liler gelip Zeki'nin rahatsız olduğunu ve hastanede olduğunu söylediler. Hastaneye gittik. Onu gördüğümde kendinde değildi. Yüzü şişmişti. Tanınmayacak haldeydi. İyileşebileceğini düşünmüyordum. Biraz iyileşti ama tedavi edilmezse daha fazla iyileşmeyecek ve böyle kalacak. Tek isteğim onun iyileşmesi...