Mersin Limanı'ndan son gelişmeleri okurlarımız bildiriyor... Bir satış hikayesi:
Mersin Liman işçilerinin AKFEN yöneticileri ve paralı silahlı adamlarını limandan döverek kovmasının ardından direniş ruhu sendika eliyle sönümlendirilmeye başlanmıştı.
Çatışmanın yaşandığı gün (Salı) limanda yapılan basın açıklamasının ardından Liman-İş şube başkanı tarafından kimsenin işsiz kalmayacağı bu sebepten eylem yapılmayacağı yönünde açıklamalar gelmeye başladı.
İşçilerde ise sendikaya yönelik büyük bir tepki birikimi olsa da bu tepki, işsizlik kıskacı ve güven bunalımında patlamadı.
Çatışmanın yaşandığı günün akşamı Alınteri ve DPG okurları olarak yaptığımız toplantının ardından direnişin sesini başta üniversite ve liseler olmak üzere tüm Mersin'e taşımayı, işçilerle iletişimi süreklileştirmeyi ve sürecin takipcisi olmayı kararlaştırdık.
Ertesi gün de sendikanın tavrı değişmemişti. İşçilerde ise tepki birikimi aynı kararlıkla okunuyor fakat birbirine güvensizliği öne çıkaran bir söylemle karşılaşılıyordu.
Perşembe günü sabahın kör bir saatinde yine limana girmeyi başardık. Nakliye işçileri kimseyle konuşmamaları noktasında telkin edilmelerine rağmen çalışma koşulları ve devir teslimden sonra yaşanacakların belirsizliği "konuşmama yasağı"ndan üstün geldi. Fakat liman işçilerinin bu sendikasız bölüğü örgütsüzlüğün körüklediği bir müdahalesizlik içinde...
Özelleştirmenin kendilerine ne gibi zararlar getireceğini bilmediklerini ve bu durumda genelde bir tepkinin olmadığını ifade ettiler. Nakliye işçileriyle uzun sohbetimizin ardından Liman-İş üyelerinin yanına gittik. Daha önce tanışdığımız işçiler bizi kahvaltı sofralarına davet ettiler.
"Kahvaltı toplantısı"nda işçiler yarın (11 Mayıs) gerçekleşecek devir teslimi kabulenmiş bir hal içerisindeydiler.
