Cumartesi, 12 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)
Çalışma ve yaşam koşullarının gittikçe ağırlaşması, işçileri intihara sürüklüyor. Fransa’da yapılan bir araştırma, son 4 yılda ülke genelinde kötü çalışma koşulları nedeniyle fabrika ve iş yerlerinde meydana gelen intiharların arttığını ortaya koydu.
İntihar olaylarını araştıran ve resmi bir kurum olan Ekonomik ve Sosyal Danışman Başkan Yardımcısı Christian Larose, şöyle dedi:
Çalışma koşullarının kötüleşmesi sonucundu intihar ve intihar girişimleri arttı. Hemen her gün bir işçi intihar ederek yaşamını kaybediyor.
Yılda 300 ile 400 arası emekçinin doğrudan çalışma koşullarına bağlı olarak intihar ettiklerini tespit edebildik.
İntiharlarda asıl neden, emekçilerin geleceklerinden kaygı duymaları, işten kovmalar, fabrikalarının kapanma haberleri ile sürekli stresli olmaları ve çalışma koşullarının daha da ağırlaşmasına dayanamamalarıdır.
“Çalışma koşullarına artık dayanamıyorum”
Ekonomik ve Sosyal Danışman adlı kurum, araştırmasının sonuçlarını bir rapor olarak sundu. Rapora göre, Ağustos 2004′te
Ulusal Elektrik şirketi EDF’te bir işçi intihar etti. Indre-et-Loire bölgesinde bulunan
Chinon Nükleer Santrali'nde son 6 ay içerinde
3 işçi intihar etti. Son 2 yılda ise, aynı santralde
4 işçi intihar etti.
Guyoncourt’da bulunan
Renault Fabrikası’nda son 2 yılda
3 işçi intihar etti, dördüncüsü ise intihar teşebbüsünde bulundu. İşçilerin birisi bir mektup bıraktı ve
“Bana dayatılan çalışma koşullarına artık dayanamıyorum” dedi.
Renault fabrikasında 22 Ocak günü 44 yaşındaki bir
teknisyen hayatına son verdi. 20 Ekim’de 39 yaşındaki
mühendis kendisini 5. kattan atarak intihar etti. En son 19 Nisan’da Mulhouse şehrindeki
Peugeot fabrikasında 34 yıldır çalışan 51 yaşındaki bir işçi dayatılan çalışma koşulları nedeniyle intihar etti.
Yaşamanın koşulu
Bu tür araştırmalar, en fazlasından
“durum tespiti” olarak kalmakta. Evet, çalışma ve yaşam koşulları gittikçe ağırlaşıyor ve işçileri intihara kadar sürüklüyor. Peki emekçiler olarak bundan hangi sonucu çıkarmalıyız?
İşçi sınıfı, karşılaştığı sorunları çözümleyip alt edemediği oranda yok olmaya mahkumdur. Ya kendisi için mücadele eder ve kazanır ya da fiziksel imhaya da varan bir yıkım süreci yaşar.
Koca bir sınıfın bir parçası olduğunu ve kurtuluşunun sınıfla birlikte mümkün olduğunu göremeyen işçi için bunca sorun içinde bunalıma sürüklenmek ve bir çıkış yolu bulamayıp intihar etmek çok da değildir. Yaşam ve çalışma koşulları için mücadele etmek
“yaşamanın koşulu” haline gelmiştir…