Delireceğim Garantide

O bir çağrı merkezi çalışanı: Güvencesizlik, sinir krizi, sırt ağrısı, asosyallik garantisinde

Çarşamba, 16 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

GERÇEĞE ÇAĞRI MERKEZİ

Her sabah kalkıyorum ve yeni bir kabusa günaydın diyorum. Bugün yine işe gideceğim. İşim mi? Bir bankanın (ki müşterilerine sürekli garantiler sunuyor) çağrı merkezi müşteri temsilcisiyim. Çabuk olmam lazım, yoksa servis kaçacak. Servisi kaçırırsam şehrin öte yanına otobüs, minibüs, vapurlarla bir tur atmam gerekiyor. Tabii işe vaktinde başlamadığım için duyacağım azarlar, performansımın düşmesi de cabası.

İşe vardığımda kendime bir bardak su alıyorum, kulaklıklarımı takıyorum call master’a, derin bir nefes alıp başlıyorum çalışmaya. (Lütfen bugün sorunlu bir müşteriyle karşılaşmayayım). Durmaksızın. Günün sekiz saati (mesailer hariç) "gülen ses tonumla" memnun etmeye çalışıyorum müşterileri(mizi). Yoksa bana soruyorlar: “Bugün müşterilerimizi memnun etmek için ne yaptın?”

(Tabii benim de sorasım geliyor: “Ya benim memnuniyetim?” Boğazımda düğümleniyor, çıkamıyor ağzımdan?)

Gözlerim saatte. Bir an önce mola vaktim gelse de bir çay, sigara, bir şey içebilsem, tuvalete gidebilsem, şöyle derin bir nefese daha ihtiyacım var. (Çünkü artık saati, dakikası belli molalarımın. Ne zaman tuvalete gideceğim, ne zaman bir şeyler içebileceğim belli. Bu yeni gelen sistem o kadar mükemmel ki(!) bunları bile ayarlıyor mübarek.)

Sonra mola süresi. Yalnızım. Çünkü aynı gruptan iki kişi aynı anda mola kullanamıyor. Diğer insanlarla tanışma olasılığımsa çok az. Zaten sürekli birileri işe giriyor, çıkıyor. Bu hıza yetişemiyorum. Kısacık mola süremde sigarayı adeta emerek, gözlerim saatte, saniyelerle yarışıyorum.

* * *


Öğle yemeği. Sıkıştırılmış zamanlarda mideme tıkıştırdığım plastiğimsi şeyler. Gözüm hep saatte. Acaba bir çay içebilecek miyim?

* * *


İşte yine biri sinir krizi geçiriyor. Koşup bakamıyorum. Hatta bekleyen müşteriler, yapılacak işlemler, ...ler, ...lar..... (Bu arada bir müşteriyle görüşüyorum: “Anlıyorum sizi beyefendi. Evet. İşleminizi gerçekleştirdim. Tabii tabii bizi istediğiniz zaman arayabilirsiniz. 7 gün 24 saat. –gülen ses tonumla ancak gözlerim dolmuş, ben de ağlayacağım şimdi-) Bir psikologumuz var. Randevu alırsam 5-6 ay sonra görüşürüm herhalde. Ama benim sorunum iş yerimle zaten. Bu iş olmasa sorun da kalmayacak psikoloğa olan ihtiyacım da.

* * *


Birinin teyzesi ölmüş. İzin vermiyorlar gitmesine. Çünkü birinci dereceden akrabası değilmiş. Ama kibarlık(!) edip “Bugün çağrı alma, gel backofiste yapılacak işler var” diyorlar. Gözüm saatte. Bugün de bir bitse!

* * *


Akşam oldu. Kulaklıkları fırlatıp atıyorum çekmeceye, koşa koşa çıkıyorum işten.

Eve geliyorum. (Çünkü başkalarıyla görüşmeye takatim yok, çok yorgunum). Evin kapısını açamıyorum. Neden neden neden? Neden mi? Çünkü her gün işte bir sürü kapıyı açtığım gibi kimliğimle açmaya çalışmışım kapıyı.

* * *


Akşam yemeği. İş yerinde olduğum gibi hızlı hızlı, sanki biri kovalarmış gibi bütün yutuyorum her şeyi. Kimseyle konuşmuyorum. Konuşacak şeylerim yok, tükenmiş, bitmiş. Konuşacak takatim yok. Bütün gün yoruldum konuşmaktan. Ama gözüm yine saatte.

Yatmaktan korkuyorum. Çünkü gece rüyamda göreceklerimi biliyorum. Bu işte çalışmaya başladığımdan beri aynı şeyler, sorunlu müşteriler, konuşan call masterler, ter içinde uyanmalar.

İşte sabah oldu. Yeni bir kabusa daha günaydın.

* * *


Evet. Ben bir bankanın çağrı merkezinde müşteri temsilcisiyim. Müşterilerine garantiler sunan bir bankanın. Ama haksızlık etmemem gerek. Benim de pek çok şeyim garantide:

• Sabah yine erken kalkacağım garantide (çünkü servisler bizi işe yarım saat önce bırakıyorlar akşamları yarım saat geç bırakıyorlar, o saatlerimizi de orada geçiriyoruz.)

• Her gün sinirlenip gerileceğim ve belki krizler geçireceğim garantide (çünkü bir yanda müşteriler, bir yanda yöneticiler)

• Sırt ağrısı, ses tellerimde hasar, mide problemleri...vs çekeceğim garantide. (Çünkü her gün hiçbir yere kımıldayamadam oturup sürekli konuşuyor, yemekleri bütün yutuyoruz.)

• Buradan çıkarsam tazminatımı alamayacağım ve başka bir iş bulmakta güçlük çekeceğim garantide. (çünkü kimse çağrı merkezi deneyimini iş deneyiminden saymıyor.)

• Giderek asosyalleşeceğim garantide (çünkü işte birbirimizden izole ve çoğu zaman tek kelime bile edemeden çalışıyoruz)
....
Ve böyle giderse genç yaşta delireceğim GARANTİDE.
...
BUGÜN KENDİMİ MEMNUN ETMEK İÇİN BİR ŞEYLER YAPACAĞIM GARANTİDE.