Köy okulunun öğretmen ihtiyacı karşılanmayınca aileler boykot kararı aldı!..
Eğitim bir haktır denirdi eskiden. Derken Ulusal Mücadele Kürt kimliğinin varlığını can pahasına kabul etmek zorunda bıraktı sistemi. Köylere hatta mezralara kadar okul yapma öğretmen atama salgını yaşandı yıllar boyu. Hani Kürt yoktu ve Kürçülüğe karşı Türklük bilincini geliştireceklerdi ya...
Köy kahvelerine, kullanılmayan ahırlara zoraki kurulan okul müsveddelerine kırık dökük sıralar ve faşizmin kendi gibi kara tahta taklitleriyle oluşturulmuş sınıflara ardı ardına yeni mezun öğretmenler atanmaya başlandı.
Tıpkı Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Altınoluk köyünde olduğu gibi. İlköğretim çağında 80 çocuğun bulunduğu köyde yalnızca 1 öğretmen bulunuyor. Birlleştirilmiş sınıfta 80 öğrenciye bir öğretmen.
Bu koşullarda öğrenim olmadığı, olamayacağı için köylüler çocuklarını "okul"a göndermeme kararlarını uygulamaya geçirdiler.
2 yıldır yetkililerden çözüm beklediklerini ama "biliyoruz", "çözeceğiz". "bekleyin"lerden sonra yüzsüzlüğü ifrada vardıran İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün Muhtar Ekmekçi'ye; "Tamam siz iki yıllık Üniversite mezunu bir öğretmen bulun 500 milyon maaş vereceğiz" vaadinde bulunmuş.
Artık ne kadar denilirse "okul"u kuran köylüler o şartlarda o paraya çalışacak bir öğretmeni ne kadar aradılarsa da bulamazlar. Son çare olarak çocuklarını 80 kişilik sınıf işkencesine göndermeyerek tavır alırlar.
Nihayet bu tavırdan sonra kendilerini duyan Muş valisi elbette ne özür diler ne de sorunu çözer. Yanıtı bildik soğuklukta olur; "Okula en kısa sürede bir öğretmen atanacaktır. Bu arada öğrencilerin okula geri dönmeleri gerekmektedir."
"En kısa süre"nin ne kadar kısa olduğunu ne vali açıklamamış olsa da biz, eylemleriyle görünür olanların sorunlarının çözümümlerinin de ancak eylemli bir iradenin ortaya konulmasıyla gerçekleşebileceğini deneyimlerimizle biliyoruz.