Tanıtılan otomobil pazarlanan burjuva hayat

Otomobil işçisiyle tamirci çırağının kaderi şimdilik aynı: Egzozu ve fiyatında boğulma

Perşembe, 17 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

4. Otomobil ve Hafif Ticari Araçlar Fuarı açılmış. Ne arasak bulabileceğimize dair haberler, reklam ilanları, içimizden kopartılıp piyasanın hizmetine sunulmuş genç kızlarımızın mayolu, bikinili, mini etekli halleriyle sarmaş dolaş oldukları, sıfır kilometre arabalarla resimlenen fuar elbette işçi sınıfımıza açık değil.

Yalnızca davetiyelerin alıcı listesinde isimlerinin olmaması değil, sıradan bir gözatma gezisinin dahi maliyetinin, yüzde 70'i asgari ücret-azami sömürü prangasına bağlı işçi sınıfının ödeyebileceğinin çok üzerinde olması da yeterince caydırıcı.

Neyse, burjuva medya bu sorunu da, tüm diğerleri gibi çözüyor. Haber sayfalarında şöyle bir değinip geçtikten sonra ekonomi sayfalarında markalar, motor kapasiteleri ve ekstra işlevleri ile fiyatlar arasındaki ilişkileri grafiklerle uzun uzadıya anlatırlarken, magazin sayfalarındaki devasa fotoğraflardan yansıyan meta-insan ilişkisinin insanı ve emeği aşağılayan görüntüleri oluyor.

Proletarya, neresinden tutmaya kalksak elimizde kalan kapitalist dünyanın bu meydan okuyuşu karşısında düşünmeden geçemez, emek gücünden, alınterinden sefahat devşiren asalakların çürümüş yaşamlarına seyirci kalamaz.

Daha somut konuşursak, Fuarda tanıtılan ve alıcılarının aylarca sıra bekleyeceği makinalardan olan Porsche Carrera 4S'nin 217 bin Euro'dan başlayan fiyatlarının asgari ücretli bir işçinin tek kuruş harcamadan biriktireceği 81 yıllık ücreti olduğunu söyleyerek geçelim. Sahipleri, kullanıcıları arasında Devid Beckham ve Justin Timberkake gibi magazinel tiplemelerin olduğu duyurulan araba için AA+ grubundan (çok özel tüketici, herşeyi alabilir) olmak gerekiyor.

Porsche'nin Türkiye mümessili Murat Uluer, sattığı malla gerçek dünya arasındaki ilişkiyi alaycı ama son derece açık bir şekilde özetliyor:

Gelir dağılımının böyle olduğu durumlarda bu araba dar gelirliler için hayal olmak durumunda. Bunu üzülerek söyleyeceğim.
Uluer'in ne kadar üzüldüğünü temsil ettiği markanın tanıtım fotoğraflarından görebiliriz. Fakat gördüğümüz bu kadarla sınırlı değil. Burjuvazinin “lüks” ve “safahat”a olan ilgisinin harcayarak bitiremeyecek kadar çok paraya sahip olmakla sınırlı bir ilgi olmadığını görüyoruz.

HİÇLİĞE KARŞI SINIF BİRLİĞİ


Seferber edip harcadığı emek gücüyle hergün tüketilen proletarya, makinadan akıp giden, bantta sürüklenen mallardan kafasını kaldırıp, atölyenin, fabrikanın duvarları dışında varolan yaşama baktığında iki şey görür; o dünyayı tüm sınıf kardeşleriyle birlikte kendisinin yarattığını ve yaşamda kendine verilen değerin koskoca bir hiç olduğunu.

Burjuvazi, Porsche'nin temsilcisinin yukarıdaki cümlesine de sinmiş alaycılığı ile yaşamı ve dünyayı her gün yeniden yaratan proletarya başta olmak üzere asalaklar sınıfından olmayan herkesi aşağıladıkça, örgütsüzleştirip paramparça ederek yalnızlaştırdıkça ve düşünsel, kültürel, ahlaki olarak düşkünleştirdikçe varolabildiğinin farkındadır.

İşte burjuvaların pervasızlığının nedeni budur: İşçi sınıfını aşağılamak. Bu aşağılamanın süresi ne kadar uzar, ne kadar ağırlaşırsa sattığı malların fiyatını o kadar arttırıp, o kadar kar eder. Çünkü sistemi garantiye alınmıştır. Tehlikeli bir oyun mu?

Hem evet hem de hayır.

Hiç olduğuna ikna omuş bir insan, böyle düşünen insanlardan oluşmuş bir sınıf karşı çıkabilir mi? Tabii ki hayır. Zaten karşı çıkmak bir yana, ne kadar imkansız olduğunu bilirse bilsin imrenmekten, hayal etmekten, ezilmekten başka bir şey düşünemiyor.

Bunu öncüsüyle birleşmiş proletarya yanıtlayabilir.

Yalnızca burjuva asalaklığın tüketim sarayları önlerinde protesto gösterileriyle değil, “tamam sömürüyorsunuz bari hiç değilse insaflı olun” şeklinde sosyal/siyasasal reformizm bayağılığında hiç değil, sınıfsal birliğini kurup, fabrikalardan, üretim birimlerinden, yaşamın yaratım merkezlerinden yeni ve kendisinin olacak bir dünyanın kuruluşu için zihninin ve kollarının bütün gücünü seferber ederek kapitalizme vurduğunda yanıtlanmış olacak.

Burjuvazi için, kapitalizm için 81 yıl boyunca hayal kurmaktan gerçekten kendisinin olacak bir dünya için düşünmeye, hayal kurmaya, çalışmaya ve savaşmaya hazır bir proletaryayı durdurabilecek hiçbir gücün olmadığını tarihten biliyoruz. Yaşadığımız günde yaratmak imkansız değil.