Otomobil işçisiyle tamirci çırağının kaderi şimdilik aynı: Egzozu ve fiyatında boğulma
4. Otomobil ve Hafif Ticari Araçlar Fuarı açılmış. Ne arasak bulabileceğimize dair haberler, reklam ilanları, içimizden kopartılıp piyasanın hizmetine sunulmuş genç kızlarımızın mayolu, bikinili, mini etekli halleriyle sarmaş dolaş oldukları, sıfır kilometre arabalarla resimlenen fuar elbette işçi sınıfımıza açık değil.
Yalnızca davetiyelerin alıcı listesinde isimlerinin olmaması değil, sıradan bir gözatma gezisinin dahi maliyetinin, yüzde 70'i asgari ücret-azami sömürü prangasına bağlı işçi sınıfının ödeyebileceğinin çok üzerinde olması da yeterince caydırıcı.
Neyse, burjuva medya bu sorunu da, tüm diğerleri gibi çözüyor. Haber sayfalarında şöyle bir değinip geçtikten sonra ekonomi sayfalarında markalar, motor kapasiteleri ve ekstra işlevleri ile fiyatlar arasındaki ilişkileri grafiklerle uzun uzadıya anlatırlarken, magazin sayfalarındaki devasa fotoğraflardan yansıyan meta-insan ilişkisinin insanı ve emeği aşağılayan görüntüleri oluyor.
Proletarya, neresinden tutmaya kalksak elimizde kalan kapitalist dünyanın bu meydan okuyuşu karşısında düşünmeden geçemez, emek gücünden, alınterinden sefahat devşiren asalakların çürümüş yaşamlarına seyirci kalamaz.
Daha somut konuşursak, Fuarda tanıtılan ve alıcılarının aylarca sıra bekleyeceği makinalardan olan Porsche Carrera 4S'nin 217 bin Euro'dan başlayan fiyatlarının asgari ücretli bir işçinin tek kuruş harcamadan biriktireceği 81 yıllık ücreti olduğunu söyleyerek geçelim. Sahipleri, kullanıcıları arasında Devid Beckham ve Justin Timberkake gibi magazinel tiplemelerin olduğu duyurulan araba için AA+ grubundan (çok özel tüketici, herşeyi alabilir) olmak gerekiyor.
Porsche'nin Türkiye mümessili Murat Uluer, sattığı malla gerçek dünya arasındaki ilişkiyi alaycı ama son derece açık bir şekilde özetliyor:
Gelir dağılımının böyle olduğu durumlarda bu araba dar gelirliler için hayal olmak durumunda. Bunu üzülerek söyleyeceğim.Uluer'in ne kadar üzüldüğünü temsil ettiği markanın tanıtım fotoğraflarından görebiliriz. Fakat gördüğümüz bu kadarla sınırlı değil. Burjuvazinin “lüks” ve “safahat”a olan ilgisinin harcayarak bitiremeyecek kadar çok paraya sahip olmakla sınırlı bir ilgi olmadığını görüyoruz.