Faşist devlet devrimci tutsaklara yönelik intikam ve imha saldırılarında sınır tanımıyor.
Zorla müdahale işkencesiyle sakat bırakılan tutsaklar akıl hastanelerine atılmaya başlandı.
Wernicke Korsakoff hastalığına mahkum edilen yaklaşık 300 tutsağın hapislikleri 6 aylık sürelerle ertelenmişti.
Wernicke Korsakoff hastalığının geri dönüşü ve tedavisi mümkün olmamasına rağmen 6 ayda bir Adli Tıp'a giderek rapor almak zorunda bırakılan bu tutsaklar 6 Ocak 2005 tarihinde yürürlüğe sokulan yeni TCK'da yapılan bir değişiklikle, "yüksek güvenlikli hastanelere konulacaklar" denilerek tutuklanmaya başlanmıştı.
Gelinen aşamada ise "Türkiye'de bu nitelikte hastane yok" denilerek akıl hastanelerine atılıyorlar.
İnsanlık dışı uygulamaya Adli Tıp Uzmanları dahi karşı çıkıyor. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı mahkumların akıl hastanelerine konmaları ve hastalık konusunda şunları söyledi:
Bunlar doğrudan akıl hastası değil. Bellek kaybı doğrudan akıl hastalığı değildir. Bu kişinin yanına birini vermeniz gerekiyor ki bir kazaya yol açmasınlar. Bu da yardım ile mümkün. Akıl hastanesinde böyle bir bakım mümkün değil.Bu tutsaklardan Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne kapatılan Ali Kılınç'ın avukatı Gül Kireçkaya'nın anlattıkları ise devletin hedefini ortaya koyuyor:
Müvekkilim bir akıl hastası değil. Ama buna rağmen müvekkilime şok ve uyuşturucu hap verildi. Ali, çivici katil denilen kişi ile aynı odada kaldı.