Kontranın gönlündeki Ankara: Ulus'ta patlama!

Hedef yine Kürt halkı, onun özgürlük özlemi ve talepleri katil yine kontrgerilladır!

GÜNCEL
Çarşamba, 23 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Ankara'daki Anafartalar Çarşısı'nda dün akşamüstü meydana gelen patlamada 6 kişi öldü, 6'sı ağır olmak üzere 79 kişi yaralandı. Patlamanın kimler tarafından, nasıl gerçekleştirildiği henüz belli değil. Fakat giderek netleşen bilgiler, bunun gaz patlaması veya benzeri türden bir kaza değil, A-4 tipi patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilen bir bombalama eylemi olduğu yönünde.

Bu insanlık dışı eylemi kimlerin hangi amaçla yapmış oldukları, henüz belirsiz. Burjuva medyada neredeyse tıpkıbasım halinde tek bir olasılıktan söz ediliyor: PKK. Buna göre, Yaşar Büyükanıt ve kuvvet komutanlarının saat 20:00 sularında Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde IDEF Savunma Fuarı’na katılan 49 ülkeden 400 yabancı konuğa verilen kokteyle ev sahipliği yapacaktı. Bomba, komutanların müzeye giderken kullanacağı güzergáh üzerinde patladı.

Yaşar Büyükanıt da, olay sonrası yaptığı açıklamada da, Ulus'taki bombalı saldırının "organize bir terör örgütü işi" olduğunu ve buna benzer saldırıların büyük şehirlerde yeniden yapılabileceğini söyledi. Büyükanıt,

Bu terör örgütünün arkasındaki kurumlara bakmamız lazım. Terör örgütlerini kim besliyor bunlara bakmamız lazım
diyerek bombalamanın adresi konusunda topluma "gereken yönlendirme”yi yaptı. MHP de bombalamanın ardından yaptığı açıklamada, "Kandil'e operasyon" hedefini gösterdi.

İnsanlık dışı bir provokasyon!


Anafartalar Çarşısı'ndaki bombalı sabotajı kim düzenlemiş olursa olsun, bu kelimenin tam anlamıyla insanlık dışı iğrenç bir PROVOKASYON eylemidir ve lanetlenmelidir!..

Katilin kimliğini ele veren ise, Kürt ve Türk halklarının, emekçilerinin kardeşliğine ve Kürt halkının özgürlük mücadelesine büyük zarar veren bu patlamadan kimin yararlandığıdır.

Bu insanlık dışı eylemin toplumda büyük bir infial yaratacağı çok açıktır. Doğacak tepkileri Kürtlere karşı Genelkurmay destekli yeni bir şoven histeri dalgasını köpürtmekte kullanma hesabıyla kontrgerillanın ya da Türkiye'de zaten keskinleşmiş olan toplumsal kutuplaşmayı daha da kızıştırmak hesabıyla başka birilerinin düzenlemiş olması olasılığı, çok yüksektir. Kürdistan'a aylardır büyük bir güç yığan Türk Genelkurmayı'nın Güney'e saldırmak için uygun bir fırsat ve bahane kolladığı unutulmamalıdır.

Burjuva klikler arasındaki kızışan iktidar savaşımında tarafların birbirlerini sıkıştırmak ve kamuoyundaki gerici şoven birikimin desteğini kendi peşlerine takabilmek için her yola ve yönteme başvurmayı göze aldıkları gerçeği de bununla birleşik olarak düşünüldüğünde, bundan çok daha büyük can kayıplarına yol açacak provokatif eylem olasılığı büyümektedir.

İçerisinde bulunduğumuz seçim düzleminde, DTP'nin seçimlerde bağımsız adaylarla meclise girmeyi hedeflemesiyle ve DTP'ye yöneltilen saldırılarla birleştirildiğinde katilin hangi “iyi çocuklar” ekibinden oluştuğunu tahmin etmek hiç de zor olmayacaktır.

Kürt ve Türk halklarının kardeşlik bayrağına daha sıkı sarılma zamanı!


Seçimlerin yolunun cinayet ve katliamlarla açıldığına işaret etmiştik. Ulus'taki patlama, bu yolun yine cinayet ve katliamlarla yürünmeye devam edildiğini bir kez daha göstermiştir. Hedef, yine Kürt halkı, hedef yine onun özgürlük özlemi ve talepleridir. Hedef, yine emekçilerin ve tüm muhalif dinamiklerin ezilmesidir. Kontrgerilla, temelleri oynamış rejimin “seçim taktiği”ni yeni linçlere, Güney Kürdistan operasyonuna, DTP'ye faşist hukuk dayatmalarına yol verecek şekilde uygulamaktadır. 1 Mayıs'ın yasadışı bir eylem olarak gösterilmesi, öncü işçi ve emekçilerin, devrimcilerin komplolarla tutuklanması da, bu saldırganlığa karşı öne atılacak komünist ve devrimcileri hedefleyerek gerçekleştirilmiştir. Ulus patlaması, kontrgerillanın gönlündeki Ankara'yı göstermektedir: Emekçilerin birbirlerine karşı kışkırtılarak güçsüz düşürüldüğü, haki rengin egemenliğindeki Ankara'yı!

Boşuna! Proletarya devrimcileri, Kürt halkına yönelik saldırıların karşısında en önde yer alacaklardır. Şimdi, Kürt ve Türk halklarının, emekçilerinin kardeşlik bayrağına daha sıkı sarılma zamanıdır!