Azami pislik, azami kar!

Rejim krizi, muhtıra, seçim, bombalar... sermayeye hiçbir şey engel değil!..

GÜNCEL
Cuma, 25 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Çimenler ezilirken filler kasasını dolduruyor: Koç Holding, Avrupa'nın en büyük 50 şirketi arasında!..

Alman Handelsblatt gazetesinin her yıl hazırladığı "Avrupa'nın en büyük 500 şirketi" listesine bu yıl Türkiye'den 14 şirket girdi. Koç Holding ise 27 milyar euroluk ciroyla ilk 50'ye giren tek Türk şirketi...

Bunun dışında 500'lük listede bulunan diğer 13 Türk şirketinden 5'i de Koç bünyesinde: Tüpraş, Aygaz, Ford Otosan ve Migros.

Rahmi KoçKoç, geçen yılda Fortune Global 500 listesinde yer alan tek Türk şirketi olmuştu. Koç Holding 2006 yılında cirosunu yüzde 80 arttırmıştı.

Hayallerindeki Türkiye


Rahmi Koç üniversite öğrencileriyle yapılan bir programda, demokrasiden ne anladığı sorusuna, “akıllı, bilgili diktatörlük” der ve Hindistan’daki kast sisteminin kalıntılarına güzellemeler düzer. Öğrenciler tepki gösterince, sözlerini ısrarla savunur:
Hindistan’a gittim. Orada gördüm ki hiç kimse diğerini kıskanmıyor. Bir tarafta Hint fakiri denilen ve herşeyden mahrum yaşayanlar ki sayıları çok fazla. Diğer tarafta mihraceler. Cennet gibi yerlerde yiyorlar, içiyorlar, yaşıyorlar. Orada çok farklı bir sistem kurulmuş. Kast sistemi.

Bu sistemde sadece tuvalet temizleyen var, merdiven silenler var. Hepsi de işini severek yapıyor. Ama öyle olmasa herhalde yüz milyonlarca işsize iş bulmak imkansızdı. Bu sistem çalışıyor ve dünyanın en büyük demokrasisi de orası olmuş. Tabii İngilizler devlet, hukuk ve ordu sistemini kurmuşlar o da devam ediyor.
Emperyalist işgalcilere karşı isyan ve mücadelerde onbinlerin can verdiği Hindistan’a emperyalizmin getirdiğini savunduğu "demokrasinin tabii ki kusursuz olmadığını" da ekler.

Kusur şudur: "Orada bir yol yapılacak olsa orada oturanlar hemen dava açıp durdururlar."

Çaresi de şudur: "Çin’de ise diktatörlük var. Yargı margı dinlemeden dümdüz girişirler."

Eh, "akıllı diktatörlük" de bu ikisinin bileşimi olmalıdır! Orada da durmaz, Afrikalıların doğuştan tembel oldukları ve çalışmayı sevmedikleri için küreselleşmenin dışında kaldıklarını ileri sürerek, genetik ırkçılığını da sergiler.

ABD’nin Irak işgalini yine "demokrasi götürme" gerekçesiyle hararetle savunmasına öğrenciler tepki gösterince, rejim anlayışını daha veciz biçimde dile getirir:
İran’da Şah, Humeyni’nin yarısı kadar insan öldürseydi hala tahttaydı. Ortadoğu’ya artık demokrasinin gelmesi gerekiyor.
İşte size yılların eskitemediği faşist rejim patronlarından Rahmi Koç’un kast sistemli, asgari ücretlilerin açlıktan ölmedikleri için sevindikleri, emperyalist işgalci, şimdiye kadarkinin yarısını öldürmenin yeteceği "demokrasi" anlayışı... Bu yol yaşadığımız gibi şovenizm pompalaması, muhtıralar, provokasyonlar ve bombalardan geçiyor...