Köylüye seçim kredisi

Yakın geleceğe yönelik ciddi bir tehdit oluşturan kuraklığa karşı tantanalı bir adım atıldı.

GÜNCEL
Pazar, 27 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Hazine ve Ziraat Bankası işbirliğiyle yeni bir kredi mekanizması oluşturdu. Açıklaması Balıkesir Milletvekili Ali Aydınlıoğlu tarafından yapılan kredi, susuzluk tehlikesi/kuraklık sorununun aciliyeti üzerinden geliştirilmiş ve hazırlanacak projeler üzerinden kullandırılacak. Projeler sulamada kayıpları önleyecek damlama veya yağmurlama sistemleri için kullandırılacak.

Çiftçiler Damlama ve Yağmurlama Sulama Sistemi Projesi kapsamında kullanacakları krediyi faizsiz olarak ödeyecekler. Normal koşullarda, Ziraat Bankası'nın kullandırdığı Tarım Kredisi'nin, halen yüzde 17.5 olan toplam faizinin; yüzde 10.5'i Hazine Müsteşarlığı ve yüzde 7'si Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından ödenecek.

Ana paranın ödenmesi ise; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından sağlanacak tarımsal destek bedellerinden 5 eşit taksitte ve 5 yılda olacak. Konuyla ilgili protokol Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ve Ziraat Bankası Genel Müdürü tarafından 22 Mayıs'da imzalandı.

Yıllardan beri Ziraat Mühendisleri ve meslek kuruluşları tarafından yapılan çalışmalar, hazırlanan raporlar ile küçük ve yoksul köylülüğün babadan kalma metodlarla gerçekleştirdiği bilinçsiz sulamanın su kaynaklarının tüketilmesinin yanı sıra toprağın verimini belirleyen minerallerin hızla ve büyük ölçeklerde çözünüp derinlere sızarak ve sularla akıp giderek yokedildiğinin belgelenmesine rağmen kılını kıpırdatmayanlar sonunda hareketlenir gibi yapmaya karar verdi.

Bunu da seçim yatırımına dönüştüren AKP hükümeti aktardığımız gibi kredileri faizsiz olarak veriyor.

Seçim sürecine girileli beri seferber olan AKP'nin, köylülüğün yaşamını değiştirme iddialı uygulamaları ve yeniliklerinin ardı arkası kesilmiyor. Önce 1995'ten bu yana bekletilen destekleme alımlarının ödemelerinin önü açıldı. Hem de gecikme faizleriyle birlikte...

Sonra traktör yakma eylemlerinin de basıncıyla Köylü Kooperatiflerinin kredi borçlarının faizleri silindi ve yeni bir ödeme planı çıkarılarak taksitlendirildi. Köylünün zaten geri ödeme olanağı bulunmayan borç kapanında tutmak için ilk taksidini ödeyenlere yeni kredi kullanmak için birikmiş borcun sıfırlanması yükümlülüğü ortadan kaldırıldı...

Bir yanda kontgerilla bombalarıyla kışkırtılan kent küçük burjuvalarının kitlesel gösterileri diğer tarafta yıkıla mülksüzleştirile ortadan kaldırılan kırın küçük üretilercileri...

Silahların mekanizma sesleriyle hazırola geçip safları düzenlemeye girişen tuzukuruların sosyal demokratları, emekli generallerin ve bürokrat takımının koltukları altında kitlelere güvenebilecek bir seçenek olarak pazarlanmaya çalışırken, CHP ve hempaları da rejimin çelik çekirdeğinin “sivil” maskesi olarak kendilerini yutturmalarına ayakçılık ediyor.

Diğer tarafta ise dinci gerici ideoloji ve kültürün etkisi altındaki ve özellikle Orta-Doğu Anadolu başta olmak üzere ülkenin geri kalanındaki tüm katmanlardan burjuvalar ile küçük köylüler AKP ekseninde daha bir sıkı toparlanmaya çalışılıyor.

Tabii ne şehirlerdeki işçiler ne de kırlardaki tarım işçileri, yoksul ve topraksız köylüler bu bahiste yok.

Ama dikkatlerden kaçırılmaması gereken en önemli şey ise kredilerle kurulacak sistemlerin gerçekte "susuzluk" sorunuyla pek ilgili olmadığı, ya da küçük köylü üzerindeki soygunun derinleştirilmesi ölçüsünde ilgili olduğudur. Asıl hedef, tarımın kapitalizasyonunu derinleştirmektir. Sonuçta bugüne kadar olduğu gibi bu krediler de büyük çoğunlukla geri ödenemeyecek ve topraklar büyük ellerde birikmeye devam edecek.