Solda Bağımsız Ortak Adaylar için İstanbul Forumu toplantılarının 3.'sü yapıldı.
26 Mayıs'ta İTÜ Maçka Kampüsü Sosyal Tesisleri'nde yapılan foruma 200'e yakın kişi katıldı. DTP, ÖDP, SDP, ESP, EMEP, HÖC, PSAKD, Türkiye Yeşiller gibi parti, dernek ve platformların yanı sıra tek tek bireylerin de katıldığı toplantının konusu, bağımsız adayların belirlenmesi ve çalışmaların değerlendirilmesiydi.
Toplantıda, SDP, ÖDP, DTP, ESP, PSAKD ve bağımsız bireyler söz alırken, HÖC ve EMEP adına konuşma yapılmadı. Yapılan kimi konuşmalarda, aday belirlenmesine dönük çalışmaların siyasi partiler tarafından sürdürüldüğü, buna karşılık platfom ve küçük grupların silikleştiğini dile getirenler olmakla birlikte, genel hava ortak aday politikasının 8 ilkesinin bileşenler tarafından benimsendiği ve bunun ortak bir aidiyet duygusu yarattığı yönündeydi.
Bu görüntünün ötesinde ise, salonun içinde ve dışında, adaylık konusunda partiler arasında yürütülen pazarlıklar, devrimci demokratik güçlerin platfomlarının burada yer bulamadığı ve Batı illerindeki adaylıklar konusunda uygulamaya çalıştıkları düşük yoğunluklu basınç yer alıyordu. Parlamenter hayal ve beklentilerle sınır çekme yönünde hiçbir çabanın olmamasının yanı sıra, 23 Temmuz sabahına yüklenen abartılı anlam ise konuşmaların tamamına sinmişti.
Toplantının başında ortak bağımsız adaylar konusunda ilk çağrıyı Ahmet İnsel'in yaptığına işaret edilerek şimdiye dek yapılan çalışmalar konusunda bilgi verildi. Henüz aday isimlerinin netleşmediği, partiler arasında görüşmelerin sürdüğü, öte yandan sendika, kitle ve meslek örgütlerinden ise beklenen desteğin alınamadığına işaret edildi.
Konuşmacıların tümü Kürt illerinde Kürt adayların, Batıda ise sol adayların desteklenmesi gerektiğini belirttiler. SDP temsilcisi, kampanya için antiemperyalizmin tanımlayıcı olmadığını, bunun altının ulusalcılar, vb tarafından da doldurulduğunu söyleyerek, “Bizim farkımız, demokrasi talebi olmalıdır” dedi.
PSAKD ve Demokratik Alevi Hareketi temsilcileri, Alevilerin düzenin ve CHP'nin yörüngesinden çıkmasının ortak aday politikasının başarısına bağlı olduğunu, onları çekmek için daha fazla Alevi aday gösterilmesini savundular. SEH temsilcisi, meclise gölge kabine göndermeyi başarmak gerektiğini, bunun için de herkesin kendi partilerinin adayları yerine yüksek oy alabilecek emek adaylarını desteklemesi gerektiğini söyledi. Yurttaş Girişimi temsilcisi, buradan çıkacak adayların tüm forumun vicdanını temsil ettiğini açıkladı.
Daha sonra söz alan DTP İstanbul İl Başkanı Doğan Erbaş ise, bağımsız aday yöntemini yüzde yüz ittifakla belirlediklerini, ancak dönemin ruhuna uygun olması açısından da bilinen siyasi partileri aşan bir ortaklaşma hedeflediklerini söyledi. Türkiye Barışını Arıyor Konferansı'na atıfta bulunarak forumun havası ile konferans arasında bağ kurdu. DTP'nin hegemonik pozisyonu nedeniyle en fazla alkışı alan konuşmacı, DTP temsilcisi oldu.
ÖDP ise, ortak bağımsız adaylar konusunda hala belirsizlik bulunan politikalarını yineleyerek ÖDP'nin tavrının 27 Mayıs günü yapılacak toplantıda belirleneceğini belirtti.
Toplantıda ortak aday ve 3. cephe politikasının en ateşli savunucusu, iki temsilcisi söz alan ESP oldu. ESP, 3. cephe düşüncesini kendilerinin ortaya attığını, buranın 3. cephenin odağı olduğunu ve kendisini örgütlemeye başladığını söyledi. Parlamentonun emekçilere bir olanak açtığını ve bu kürsünün Kürt halkı tarafından kullanılmasının olmazsa olmaz olduğunu, keza Alevileri rejimden ayrıştırmak bakımından, çevre, kadın, işçi hareketi, sosyalist hareket bakımından parlamento kürsüsünün değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çevreci Bilge Contepe, Alevi hareketinden Kazım Genç, Behiç Aşçı ve sosyalist kadın aday olarak da Mukaddes Erdoğdu Çelik'i öneren konuşmacılar, ortak adayları birleştiren sekiz ilkenin hem solu hem de sokağı toparlayacağına inandıklarını söylediler. Konuşmacılardan Alp Altınörs, konuşmasını “23 Temmuz sabahı Türkiye apoletlerin gölgesine değil, parlamentoya sosyalistlerin girdiği bir güne uyanabilir” sözleriyle bitirdi.