Çürüyen ve kamplaşan burjuva siyaset sahnesinde gerilim giderek yükseliyor. Genelkurmay partisi de seçim çalışmasında
Meclis'te AKP'li bir milletvekilinin Cumhurbaşkanı Sezer'in Başbakan Erdoğan ile birlikte göründüğü bir fotoğrafı, “Cumhurbaşkanı milletin seçtiği Başbakana kin ve nefretle bakıyor” diyerek göstermesi, AKP ve CHP'li milletvekilleri arasında yumruklaşmalara yol açtı.
Başbakan Erdoğan'ın “açılış töreni” görünümünde Sivas'ta yaptığı mitingte, Cumhurbaşkanı Sezer yuhlandı.
Adana'da tekstil işçisi olduğu öğrenilen İkram Birinci'nin Deniz Baykal'ı, “Bu milleti mitingler yaparak gerdin. Bu millet de seni sandığa gömecek” diye protesto etmesinin ardından, CHP'liler protestocuyu öldüresiye döverek linç etmeye çalıştı. İkram Birinci linçten bir trafik polisinin silahlı müdahelesi ile kurtulabildi.
Genelkurmay, ABD savaş uçaklarının sınır ötesi operasyon eğilimine karşı “uyarı” olarak yorumlanan sınır ihlalilini, sitesinde duyurarak, Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül'ü groge duruma düşürdü ve gerilimi tırmandırdı.
AKP Hükümeti ise, Cumhurbaşkanı Sezer'in veto ettiği “Anayasa rötuşu” paketini yıldırım hızıyla yeniden Meclis'ten geçirerek, yeni bir yasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı seçimini genel seçim öncesi referanduma götürme niyetiyle, gerilimi diğer uçtan tırmandırıyor.
Ankara Ulus'taki patlamadan sonra teslim olduğu söylenen bir PKK itirafçısına, Büyükanıt'ın açıklamasına arka fon olacak tarzda, “PKK'nin büyük şehirlerde büyük eylem hazırlığında olduğu” türünden açıklamalar yaptırılıp medyada büyük puntolarla yansıtıldı.
Yarın “İstanbul'un fetih yıldönümü” vesilesiyle bu kez AKP Hükümeti'nin, MHP gibi partilerin şov yapması yapması bekleniyor.
Perşembe günü ise, Genelkurmay başkanı Büyükanıt'ın İstanbul Harb Akademileri'nde, yurtiçi ve yurtdışından akademisyenler, gazeteciler ile uzmanların davet edildiği 2 günlük “psikolojik harb” organizasyonda, “iç ve dış tehditler üzerine çok uzun” bir konuşma daha yapması bekleniyor. Büyükanıt'ın 12 Nisan'daki “basın açıklaması”ndan sonra, 2003'teki darbe girişimini deşifre edilen Nokta dergisi basılmış, “sivil kuvvet” mitinglerine istim verilmiş, siyasal-toplumsal gerginlik ve olaylar hızla tırmanışa geçmiş, 27 Nisan'da da bir gece yarısı muhtırası verilmişti. Ankara bombasından sonra yaptığı açıklamayla vites büyüten Büyükanıt'ın bu kez daha provokatif ve saldırgan, bir “muhtıra konuşması” daha yapması sürpriz olmayacaktır.
İç içe geçirilen işbirlikçi burjuva güçler kamplaşması, “sınır ötesi harekat” gerilimi, Kürt halkına karşı saldırganlığın körüklenmesi, polise “olağanüstü hal yetkileri” ile ilerleyen süreçte, “psikolojik harekat” da bir üst düzeyden yürürlükte.
Net proleter sosyalist duruş yönümüz içinde, siyasal-toplumsal çalkantı ve sarsıntıların güncel ve dakik olarak takip edilmesi ve değerlendirilmesi, “Türkiye nereye gidiyor”un çalkantı ve ısınması içindeki kitlelere ısrarla siyasal gerçeklerin açıklanması ve kendi bayraklarının altına çağırılması zorunludur.