CHP, postalcılığının hakkını veriyor!

Seçim mitinglerini Mersin'de başlatan CHP'liler Adana'da "sandığa gömüleceksiniz" diyen kardeşleri dövdü!

GÜNCEL
Pazartesi, 28 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)

Mersin mitinginin ardından Deniz Baykal Adana'ya geçti.

Melekgirmez Semti'nde tuhafiye dükkanı işleten 44 yaşındaki İkram Birinci, Baykal'ın bir lokantada Antalyaspor - Gençlerbirliği maçını izlediğini öğrenince lokantaya gitti. Birinci, yerel basına gerisini şöyle anlattı:

20-25 dakika dışarıda bekledim. CHP Genel Başkanı Baykal partililer tarafından tezahüratlar eşliğinde dışarı çıkarken "Sayın başkan, siz bir milyon insanı sokağa döktünüz. 80 öncesi çatışmalara zemin hazırlamak için çok çalıştınız. Ama bu halk bilinçlenmiş bir halktır. Bu halkı sokaklara döküp de istediğiniz şeyi başaramadınız. Bu halk sizi geri sandığa gömecek" dedim. Bunun üzerine partililer saldırdı. Baykal da hiç bir şey demedi, bizi izledi.
Başından darbe alarak dudağının da iç kısmının patladığını belirten İkram Birinci, CHP milletvekilleri devreye girince şikayetlerinden vazgeçtiklerini söylerken, "Yediğimiz dayak değil de Baykal'ın hiç bir şey yapmadan izlemesi zorumuza gitti" diye konuştu.

Ağabeyinin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın yanına gittiğini öğrenince kendisinin de peşinden gittiğini belirten 43 yaşındaki Ali Rıza Birinci ise şunları anlattı:
Çıkışta Antalyaspor'un küme düştüğünü halkın da kendisini küme düşüreceğini söyledim. Bir vatandaş olarak demokratik hakkımızı kullandık. Ama 20-25 kişi bize saldırdı. Saldıranların bir kısmı sonradan Baykal'ın otobüsüne binerek ayrıldı.
Deniz BaykalBöylece Baykal bir konuda daha Erdoğan'ın üstüne çıkmış oldu. AKP'nin Mersin'de gerçekleşen bir mitinginin ardından Erdoğan kendisini eleştiren bir çiftçiye "Ananı da al git" diyerek emekçilere hakaret etmişti; Baykal ise Mersin'deki CHP mitinginin ardından direkt emekçileri dövmüş oldu.

CHP'lilerin yumrukları bugün Meclis'te de konuştu. Polise olağanüstü yetkiler tanıyan, hak ve özgürlükleri parçalıyıcı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nu el birliği ile geçiren milletvekilleri, rejim krizinin bir unsurunun ardından seçim yatırımına da dönüşen Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili değişiklik paketini kavga konusu yaptılar.

Kendileri hakaret ve yumruklarını çalıştırırken polisin eline de balyozu verdiler.

Seçim mitingleriyle beraber protestolar da eş zamanlı başladı. Onları gittikleri hiç bir yer de rahat bırakmayalım.