Alıcı kuşlar sınırda!

Türk devleti, Güney Kürdistan sınırında alıcı kuşlar gibi dolaşıyor!..

GÜNCEL
Salı, 29 Mayıs 2007 (19 yıl 4 ay önce)

3 aydır 50 bin asker, köy korucuları ve özel timlerle yapılan yığınak, sınır bölgelerinin bombalanması ve PKK ile yer yer çatışmalara girilmesiyle birleşik olarak sürdürülüyor.

Ulus Anafartalar Çarşısı'ndaki patlamadan sonra Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, "Bu terör örgütünce yapılmış organize bir eylemdir. Zamanlaması konusunda yorum yapmayacağım. Ancak bundan sonra bütün büyükşehirlerde böyle bir olay beklenebilir. Terör örgütü büyük şehirlerde böyle şeyler yapabilir" diyerek hedef göstermiş; Güney Kürdistan'a operasyon konusundaki bir soruya da, "Terör örgütünün arkasındaki kurumlara bakmak lazım. Bunları kim besliyor onlara bakmak lazım" yanıtını vermişti.

Türk ordusu, uzun süredir sınır ötesi operasyon peşinde. Bunun için bir yandan kamuoyunu hazırlamaya, bir yandan da ABD'den icazet almaya çalışıyor.

Kamuoyunu hazırlamaya; çünkü tüm şoven milliyetçilik zerkine rağmen tam seçim öncesinde AKP bu sorumluluğu almak istemiyor. Bir televizyon programında “Genelkurmay bana bağlıdır” diye üfüren Erdoğan, sınır ötesi operasyon için askerden “istek” beklediğini açıkladı.

Büyükanıt ise, “Operasyon yapılması için bir siyasi kararın ortaya çıkması lazım" diye topu hükümete yolluyor.

Ancak bütün bu “lazım”ların asıl gittiği yer, Pentagon'dan başkası değil! Türk basınındaki “Amerika'nın Sesi” yazarlardan Yasemin Çongar, Şubat ayı başında Abdullah Gül ile Neçirvan Barzani'nin buluşacaklarını, ancak görüşmenin Büyükanıt'ın "Neçirvan Barzani hasmane konuşmalar yapıyor. Bu haliyle görüşmek mümkün mü?" sözleriyle görüşmeyi sabote ettiğini yazıyor.

Çongar, ayrıca sınır ötesi operasyonun engeli olarak ABD'nin gösterilmesinin, sadece AKP'yi yıpratmakla kalmadığını, Türkiye'de ABD karşıtlığını Kürt sorunu üzerinden artırdığını düşündüğünü belirtiyor.

ABD, Türkiye'nin Güney'e “tek taraflı”, yani “kafasına göre” girmesine karşı açıklamalar yapıyor. Bunun yerine ise, ABD, Irak yönetimi ve Güneyli Kürtlerin “en azından zımni onayına sahip”, süresi, alanı, asker sayısı belirli ve bir kerelik bir operasyona kapıyı açık tutuyor. Gerekçesi ise yakın tarihten: "TSK, 1980'lerden 1990'lara iki düzine sınır ötesi operasyon yaptı, istediği sonucu alamadı."

Çongar, “ABD'ye göre, bölgede PKK'ya karşı kalıcı önlem için, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Ankara arasında üst düzeyli diyalog şart” diye yazıyor. Ancak bu “seviyeli ilişki” için seçim sürecinin hiç uygun bir zaman olmadığını da ekliyor.

ABD, 2 F-16'sı ile Irak sınırında Türk hava sahasına daldı. 4 dakikalık bu hava sahası ihlali, Genelkurmay internet sitesinin “Hava sahası ihlalleri” bölümünde yayınlandı. ABD'nin ihlali “pilot hatası” olarak açıklayıp internet sitesinde yayınlanmasına homurdandığı bu olayın, Türk ordusunun sınır yığınağı ve harekatına ayar çekmekten başka bir amacı yoktu.

Öte yandan, Güney'deki PKK varlığından dolayı Bağdat'a parmak sallamaya giden Türk heyetine, Irak Başbakan Yardımcısı Berham Salih tarafından “PKK ile mücadelede diplomatik yolların kullanılması” çağrısı yapıldı. Salih, Irak’a her hangi bir dış müdahalenin bölgede sorunları derinleştirmesine yol açacağını ve Irak’ın egemenliğinin ihlal edilmesini kabul etmeyeceklerini bildirdi.

Türk devleti için zor bilmece! Hem Kürt sorununu Kürt halkını ezerek çözmekten, her fırsatta onu hedef göstermekten başka yol bilmeyeceksiniz; hem de tüm toplumu Güney'e boylu boyunca girerek “terörden kurtulacaklarına” inandıracaksınız...

Hem “Ne mutlu Türküm diyene demeyen herkes düşmanımızdır” diye gürleyeceksiniz, hem de parmağınızı kıpırdatmak için ABD'den izin bekleyeceksiniz... İçinde boğulacağınız bu girdap, size pek yakışıyor!