Yaşanacak Dünya, ADHK, AvEG-Kon, ATİK, BİR-KAR: Bu yol cinayetlerle açıldı...
Türkiye’de burjuva siyasal iç gerilim sürecini tetikleyen, semayenin iktidar ve güç kapışması çeşitli ayak oyunlarıyla kitleleri de kendine yedekleyen biçimlerde bir rejim krizi olarak patlak verdi.
Krizin parolası hazırdı; "laiklik-şeriatçılık" çatışması. Bunun yaşam biçimi, kültürel şekilleniş ve anlayışları olarak toplumsal karşılığının da olması kitleler arasında bir kamplaşmanın oluşturulmasına zemin sundu.
Geleneksel konum ve prestij kaybından korkan Ordu, 14 Nisan mitingi, 27 Nisan Genelkurmay muhtırası üzerinden faşist darbe salvosunda bulundu. İşçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen Kürt halkının karşı karşıya bulunduğu tehlikeli süreç keskinleştirildi. Tandoğan, Çağlayan, İzmir, Samsun kontra mitinglerinden de görüldüğü gibi emekçilerin şakağına dayanmış bir tehdit sözkonusudur.
Faşist Ordu kendisine toplumsal altlık oluşturmak için “laiklik“, “ulusalcılık“ maskeleriyle öncesinden birlikte çalışacağını açıktan ilan ettiği “sivil toplum örgütleri“yle, “cumhuriyetine sahip çık“ mitinglerini düzenledi.
Acıdır ki 12 Mart'ı, 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ı sonuçlarıyla birlikte yaşamış bir ülkede, kendini sol cenahtan sayan postal yalayıcıları da oldu. “Ordu gereğini yapmıştır“ diye alkış tutan, darbe şakşakçılığı yapanlar da!
Bütün aldatmaca ve yanılsama girişimlerine karşı şunu iyi biliyoruz ki Türkiye’de dinci gericiliğin tarihi siyasal rejimin tarihiyle özdeşiktir. İkisi de birlikte ve iç içe varolmuşlardır. Bugün patlak veren rejim krizi asıl olarak sermaye gruplarının iktidar ve güç kapışmasında yaşadığı gerilimin bir sonucudur.
Fakat rejim içi güçler bu eksende ne kadar kapışırlarsa kapışsınlar, faşist rejimin tarihinden de bildiğimiz gibi, söz konusu işçi sınıfı ve emekçi halkların özgürlük arayışı olduğunda, kol kola girip bunu bastırmaya girişiyorlar. Nihayetinde bir uzlaşı temelinde rejim krizinden baskın seçim doğurtuldu!
Bu yol siyasal cinayetlerle açıldı; katliamlarla, 27 Nisan muhtırasıyla devam edildi. Karşıdevrim kampı içerisindeki çatışma 2005 Newroz ve Şemdinli provokasyonlarından beri göstere göstere büyütüldü. Geçen yılki Danıştay baskınıyla ve Ocak ayında Hrant Dink'in katledilmesiyle yeni bir evreye sıçradı.
Bu sürecin bir devamı olarak Ankara-Ulus'ta patlayan bomba, sisli havada at izinin it izine karıştırıldığı bir atmosferin doğmasını getirdi. Devletin zirvesi MGK şefleri, genelkurmay olay yerinde bitip; “bu bir terör örgütü işi“ diyerek büyük şehirlerde yeni saldırıların beklendiğini deklare etti! Senaryoya uygun adımlar atıldı; Kürt halkı hedef gösterildi, her yönüyle emekçilerin ekmeğine kan doğrayacak olan “sınıdışı operasyon“ güncellendi.
Emek ve halk düşmanları, emekçilerin karşısında her zaman olduğu gibi, yine birleştiler. Yoksulluk ve özgürlük yoksunluğu içinde kıvranan işçi sınıfı ve emekçi halkların taleplerinden değil, rejim içi güçlerin kapışmasından bir çıkış arayışı olarak seçim doğdu. Fakat gerici toplumsal saflaşmaları büyüten, iç çatışmaları derinleştiren provakasyonlar hızından birşey kaybetmedi.
Bu gerici saflaşmaları tersine çeviren demokratik kitle örgütleri, anti faşist güçler, devrimci ve komünist örgütlerin 1 Mayıs Taksim çıkartmasının yarattığı sarsıntı ve devrimci etki boğulmaya çalışılıyor. Devrimci kurumlar ve onların etkisine açık kitleler ve örgütlenmeler azgın devlet teröründen nasibini alıyor. Gerici, faşist, kontra örgütlere hedef gösteriliyor. Gözaltı, tutuklama furyası bütün hızıyla sürüyor!
Nafile, ne faşist kudurganlığınız kurtaracak sizi, ne o çok “demokratik“ seçiminiz! Ne de kardeş Kürt halkını hedef alan katliamcılığınız! Her ulustan tüm işçi sınıfı ve emekçiler, emekçilerin kardeşliği bayrağı altında toplanarak tezgahlanan oyunları bozacak!
Yüreği emekten yana atan herkesi, her türlü karşı devrimci oyun ve saldırganlığa karşı net tutum alarak, her türlü özgürlük talebiyle sosyalizm mücadelesinde buluşmaya çağırıyoruz!
-Her türlü karşı devrimci provakasyona ve sınır dışı operasyona hayır!
-En büyük kontra örgütü MGK dağıtılsın!
-Kahrolsun faşist diktatörlük!
-Yaşasın halkların mücadele kardeşliği!
Yaşanacak Dünya Gazetesi
yasanacakdunya@yahoo.com
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon)
aveg-kon@hotmail.com
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK)
konsey@atik-online.net
Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK)
info@adhk.de
İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR)
birkar@msn.com