Otomotiv işçileri sesleniyor

Çarkların içi, makinenin altı, küçük bir istemde namlunun ucundakiler; birleşelim!

Çarşamba, 30 Mayıs 2007 (19 yıl 4 ay önce)

Mayıs ayının ikinci haftasında Almanya Stuttgart'ta gerçekleştirilen 5. Uluslararası Otomotiv İşçileri Toplantısı'nda öne çıkan vurgu; tekellerin uluslararası niteliği karşısında, tek tek ülkelerde değil, bir tekele bağlı, ülkesi neresi olursa olsun dünya çapında direnişler örgütlenmesi, direniş tecrübelerinin birleştirilmesi, ortak örgütlenmenin önemi oldu.

Bu durum sık sık atılan "Yaşasın Enternasyonal Dayanışma" sloganları ile desteklendi.

Uluslararası direniş örgütleme alanında verilen en güzel deneyimlerden birisi; Filipinler Toyota işçilerinin anlattıklarıydı. 77 örgütün birleşerek, 54 ülkede Toyota işçilerinin ortak tavırını örgütlemesi idi.

Toyota’nın merkezi Japonya’da da işçilerin direnişe geçmesi üzerine Japon hükümetinin Filipinler hükümetine "Bizim Filipinler işçileriyle ne sorunumuz olabilir, siz iç sorunlarınızı kendiniz çözün" diyecek kadar birbirlerine düşürmüş.

Bu direnişlerin daha gelişkinlerini yaratma amacıyla değişik ülkelerden otomotiv işçilerinin toplantıda yaptıkları sunumları yayınlıyoruz. Önce Rusya delegasyonu sunumu:

Rusya’da doğal gaz, madenler, otomotiv ağırlıkta olan sektörler . Ortalama gelir 200 Euro civarı. Bir işçi 400 Euro maaş alıyor, ev kiraları 100 Euro. Yüksek eğitim alan ve uluslararası tekeller için çalışanlar 1000 Euro alıyor sadece. Geliri 30-50 Euro olanlar da var. Yani açlık düzeyinde yaşıyorlar.

Çocuklar çevre kirliliğinden dolayı doğar doğmaz ölüyorlar. Çalışanların yüzde 50'si kadın. İşçiler evden getirdiklerini yiyorlar.

Otomotiv işçileri bir otomobil satın alamıyorlar. Çünkü büyük firmaların bankalarından kredi alamıyorlar. Rusya’da; özel tim, asker, polis işbirliğiyle büyük bir baskı var. Medya diye bir şey yok gibi. Onlar üzerinde de büyük baskı var. Gençliğin eğitimi için hiç bir şey yapmıyorlar. Barınma koşulları ise çok kötü. Aylarca ödenmeyen maaşlar için sık sık direnişler yaşanıyor. Gün geçmiyor ki bir işçi direnişi örgütlenmesin.

Rusya’da General Motors en büyük otomotiv şirketi. Rus firmalarını diğer ülke tekelleri satın alıyorlar. General Motors’ta 120 bin işçi çalışıyor. Yerli firmalar sürekli güç kaybediyor. 2001-2006 yılları arasında yüzde 10 güç kaybettiler. T. Seftin isimli firma Kore ile ortak çalışıyor. Rusya’da otomotiv sektörü gelişiyor. Büyük gelişme var.

Leningrad çevresinde değişik otomotiv firmalarının üretimi var. Biz bu bölge işçileri arasında örgütlenme çalışmaları başlattık. Bura ve çevresinde otomotiv sektörü ağırlıkta. Reno’yu Rügen diye bir şirket ele geçirdi. Burada da örgütlenme çalışmalarımız var. Kazan’da ise bir otomobil şirketini kapattılar. Sendikal örgütlenme için büyük mücadele verdik.

ABD direktörü geldi. "Bu firmada hiç bir zaman sendika olmayacağını" söyledi. 1 yıl sonra sendika kurduk. Gözatına alındık, telefonum ve bilgisayarım kapatıldı. 2006 yılından beri kullanamıyorum. İş arkadaşlarımdan uzak tutuluyorum. Bizim sendikadan iki hafta sonra sarı sendika kuruldu. Kasım‘da hasta olmasına rağmen bir işçi arkadaşımız çıkartıldı. İşçilerin hakları için savaşıyordu. Tazminat önerdiler kabul etmedi. Çıkış karşısında uluslararası destek örgütledik. İşyerinin önüne çadırlar kurarak, işe alınıncaya kadar mücadele kararlılığımızı belirttik. Bugün öğrendim yeniden işe alınmış.

Nissan’da İtalyan modeline göre bir uyarı grevi başlattık. Taleplerimiz; ücretlerin artırılması, çalışma saatlerinin Rusya’ya göre ayarlanması oldu. Firma yönetimi bizi ikna etmeye çalıştılar. "Sabırlı olun ve firmaya yardımcı olun çünkü rekabet var" diyorlardı. Bir çok konuda da sonrasında tutmadıkları sözler verdiler.

Bunun üzerine gece işçileri üretim bandını durdurdular. Onlar için korkunç bir olaydı. Beklemiyorlardı. Saldıracaklarını şiddet kullanacaklarını söylediler. Duruşumuz netti. Saldırıya karşı direnişe hazırlandık. Direnişi kadınlar, işçilerin eşleri de desteklediler. Direnişimiz ülke içinde de ses getirdi. Yüzde 20 artış, gençler için eğitim talep etmiştik. Fakat fabrika’da çalışan gençler yüzde 10, kalanlarımız yüzde 14 maaş artışını kabul ettirebildik. Bu da enflasyona denk düşüyordu. Kazandık!

1 Mayıs’ta 2 milyon insan sokaklardaydı. (Slaytta Rusya’daki 1 mayıs görüntüleri veriliyor) 1 Mayıs’ta yaşanabilecek ücret talebi öne çıktı.

Rusya’da 1950′li yıllardan sonra kapitalizm yeniden inşa edildi. Bürokratik diktatörlük bu geriye kayışta belirleyiciydi. Moskova’da kilise ve yönetim Kremlin’de beraber oturuyorlar. Onları bu gidişle yeni bir Potemkin Zırhlısı ayaklanması bekliyor.


KOLOMBİYA


"Kolombiya, Türkiye, Afrika işçilerinin nasıl kontakta olacağı önemlidir." En küçük sendikal hakkın, sendikal mücadelenin ölümle sonuçlandığı bir ülkenin işçileri olarak, dünya işçi sınıfı güçlerini birleştirmelidir vurgusunda, katliamlarla namlunun ağzında olanları, sendikacıları öldürülen ülkelerin bağının daha sıkı olmasını her fırsatta dile getirdiler. Sonuç bildirgesine geçmesini istediler. Kolombiya delegasyonu sunumu:

Kolombiya 42 milyon nüfüsa sahip. Almanya’nın GSMH’sı Kolombiya’nın iki katı. Kolombiya tarım, Almanya gelişmiş sanayi ülkesi. Yüksek teknolojiye sahip değiliz. Bizde daha çok elişi gerektiren işler ağırlıkta.

Sintraime (Sindicato Sintraime Seccional Bogota) 40 yıllık bir örgütlenme. Mücadelemiz insanca yaşanacak ücret, yaşam koşullarının düzeltilmesi. Bir milli delegasyonumuz ve yönetim kurulu sistemimiz var. Bütün Kolombiya’ya yayılmak istiyoruz. Özellikle metal ve mekanik iş kollarında, elektirik sektöründe örgütlenmemiz var. 960 üyemiz var. Başkent Bogota‘da 110 üyemiz var.

General Motors işçisiyim. GM çok büyük bir kuruluş. Ama aynı zamanda ülkemizin zenginliklerini, işgücünü çalıyorlar. GM’nin üretimi genel ekonomi içersinde yüzde 10.

Dünyadaki metod bizde de uygulanıyor. Şimdi bir rekabet ve ücret farklılığı var. İşyerlerinin kaldırılmasının rasyonalize edilmesi, taşeronlaştırma, dışardan işçi getirilmesi, 6 aylık sözleşmeli çalışma. Haklar sürekli gaspediliyor ve alınıyor, ücretler düşürülüyor. Çünkü prim ücretin bir parçası olarak görülüyor. İşçiler tabloda görüldüğü gibi liberaller ya da gerilla grubunu, aşırı solu destekliyorlar.

Sözleşmeler 6 ay 6 ay uzatılıyor. işçiler 10 senedir bu durumda çalışıyorlar. buna rağmen sendikal örgütlenmeye girmeye korkuyorlar. Çabamız onları sendikal örgütlenmeye çekmek. Onları sendikaya üye yapamıyoruz. Taşaron işçilerin bizimle konuşma yasağı var. Bu bir metod. İşçileri bölmek için. Biz sendika üyesi olanlar dışlanıyoruz ve işçi sınıfına ait değilmişiz gibi davranıyorlar. Uribe 1986 yılında fabrika işçilerini bölmek için metodlar uyguladı. Reformlar şeklinde uyguladığı politikalar var. Biz 630 yeni sözleşme kazandık. Yeni dönemde grevlerin sayısı düştü.

Bu yıl bin 200 işçi için ücret artışı oldu. Sendika çalışanlarına ücret artışı verilmedi. Sözleşmede taviz verdiler. Yasalara göre sadece yüzde 4 verdiler. Başka örneklerde vermek istiyorum. Hükümetle şirketin nasıl el ele çalıştıklarını göstermek istiyorum. Aralarında bir sözleşme var. Birde narko sistem var. Meksika‘lı arkadaşlar tanırlar, fotoğraftaki Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe, GM temsilcisiyle 2003 yılında yapılan bir toplantıda görüyorsunuz.

Ayrıca örgütlü işçilere uyuşturucu ile ilgisi olan paramiliter güçlerle baskı var. 1981-2001 yılları arasında 400 sendikacı ve yönetici paramiliter güçler tarafından öldürüldü. Son beş ay içinde 61 sendikacı arkadaş öldürüldü. Karşılıklı tecrübeleri öğrenmeye, kollektif tavra ihtiyacımız var. Sürem doldu, kuralları bozmamak için iniyorum.


HİNDİSTAN


Burada olmaktan ve Hindistan‘ı temsil etmekten mutluyum. Hindistan’ın en büyük sendikasından size selam getirdim.

Hindistan dünyanın en yoksul ülkesi. Yüzde 40‘ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Hindistan’da 1950-1980 arasında ulusal stratejiler geliştirildi. Canlı stratejiler geliştirdiler. Ulusal şirketler kurulup büyütüldü. Hindistan Motors vb. 1950‘lerde işçi sendikası kuruldu. 1980‘den sonra yeni sömürü şekilleri geliştirildi. Eski kazanılmış hakların yıkılması, taşeron işçilik ve sendikal hakların hiçe sayılması. 1980-90‘lı yıllarda Hindistan ekonomisinin uluslararası ekonomiye entegrasyonu yaşandı. Hindistan hükümetide buna büyük katkıda bulundu. Devlet şirketleriyle ulusal şirketler işbirliği yaptılar.

Üç büyük şirket vardı. Hindustan Motors, Premier Automobiles ve Standart Motors. Delhi şehrinin yakınıda geliştirilmiş otomotiv şirketleri kuruldu. Bu gelişme düz değil dalgalı oldu. Japon Suzuki firması ortaklığıyla Maruti işbirliği içersinde. Suziki’de taşaron işçiler çalıştırılıyor. Bunların yüzde 20-30 genç işçiler. Ucuz işgücü olarak eğitimleri bittikten sonra işe alınıp, sonra atıldılar. Ya da geçici işçi olarak alındılar.

1998 yılından sonra Hindistan ekonomisinin entegrasyonu daha da ilerletildi. Biz şu anda Suziki firmasının yan kolu olarak üretim yapıyoruz. Güney Afrika ile bir şirket kurma faaliyeti var. Parçaları orada monta etmek istiyorlar.

2001 yılında devlet sendikası, aktif çalışan sendika önderleri ile birlikte bin 500 işçiyi işten attılar. Yerine taşaron işçiler aldılar. Bu yeni bir gelişmeydi. Diğer oto şirketleri de aynı şeyi güttüler. Bütün firmalar sendikasızdı. Bazı firmalarda sendikal çalışma başlatıldı ve kısa sürede sendikalar kuruldu.

Bu durum karşısında, Huyundai şirketinde polisin işçilere nasıl şiddet kullandığını slaytta görüyorsunuz. İşçilere saldırılması uluslararası fenomoni. İşçileri örgütleme girişimimizde çok ciddi şiddetle karşılaştık. Suziki’nin üretimi yüksek derecede artışı ve uluslararasılaşmayı gösteriyor. Yüksek derecede işçi ise böbrek hastası. Çünkü tuvalet molası yok.

Sendikal çalışmalarımızda en önemli tecrübe işçilerin bölünmesi. Yalnız orada devamlı çalışanların hakları var, taşaronların yok. Özel anlaşmalar ile alınıyorlar, gelecektede sürekli işçi olacak gibi görünmüyorlar. Motor sanayinde sürekli çalışanların ücreti 600 Euro ise, geçici olanların 55-100 Euro civarı. Hiç bir sosyal hakları yok. İzin hakları yok, izin istersen işsizsin. Çalışma saatleri ulusal yasaya göre 48, günde 8 saat. Fakat taşaron işçiler haftada 7 gün 12 saat, ama bazan sınırsız da çalışıyorlar.

İşçilerin birliği iki şart altında gerçekleşecek. 1- Sendikaların her yerde muhalefeti temsil etmesi lazım. 2- Sendikaları hükümetten ideolojik, siyasi, politikalarından bağımsız olması şartıyla.

İşçilerin kendi politikaları ile ilgilenmeleri gerekiyor. İşçi sınıfı içinde, çözmek zorunda oldukları ırkçı-ayrımcı sorunları kendi arasında çözmek zorunda.