Cuma, 1 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)
5. Uluslararası Otomotiv İşçileri Toplantısı'nda ülke delegasyonlarının sunumlarını aktarmayı sürdürüyoruz.
Biz grevden sadece işyeri beklemeyi üretimi durdurmayı anlamıyoruz. Yaptığımız direnişleri sokağa taşımalıyız. Yaptığımız bir direnişte işçiler hükümet binasını işgal etti. Kapısı penceresi kalmadı.
Bunları anlatmıştı sunumunda,
İspanya'dan
CGT sendikası üyesi bir işçi...
İspanya delegasyonu sonuç bildirgesinin yayınlanmasının ardından bir kez daha kürsüye çıktı. Ve, toplantının havasını, önemini ve sonrasını tek bir cümlede özetledi:
"Buradan önemli bir kuş havalanıyor!"
"Havalanan kuşta" Filipinler delgasyonunun
"İşten atılmalar karşısında 54 ülkede eylem yaptık. Bu yıl yine yapacağız. Çerçevesi daha geniş olacak" biçiminde, sınırları parçalayan düşünme sistematiğinin özel rolü vardı. Şimdi, Filipinler delegasyonunun sunumu:
FİLİPİNLER: SENDİKALARI KAPATABİLİRLER, ÖRGÜTLÜLÜĞÜ ASLA
Filipinler’de bin arabanın yüzde 77’si dışardan getiriliyordu. 2001 yılında dışardan getirilen arabalara sınırlar koyuldu. Araba satışlarında 2003 yılında büyük bir artış oldu. Bu Türkiye‘de de uygulanıyor. Kullanılan arabalar aşağı yukarı bin dolar. Yurt içinde montaj sektöründe büyük etkisi oldu ve işsizliği artırdı.
Filipinler’deki koşullar Türkiye’dekilerle aynı. Siyasi katliamlar oluyor. Büyük baskılar uygulanıyor. Fakat işçiler sert mücadelelerle haklarını savunuyorlar. Sendikal örgütlenmeden dolayı sendikayı kapattılar. Yaptığımız grevlerle 2001 yılında, 8 yıllık mücadeleden sonra sendika hakkını kazandık.
8 yıllık dönemde Japonya‘da Toyota‘nın merkezinde dayanışmalar örgütlendi. Yürüyüşler, stand açmalar, gösteriler. Japon hükümeti bunun üzerine "Filipin’in sorunu olduğunu, Toyota’nın sorunu olmadığını" söyledi. 12 Eylül’de uluslararası eylem günü yaptık. 77 örgütlenme 54 ülkede Japonya konsolosluğu önünde eylemler örgütledik.
Grevden sonra 300 kişiyi işten attılar. Bunun karşısında tekrar greve gittik. Toyota hükümetle ve uluslararası tekellerle işbirliğine gitti. "Grevler bitmezse yatırımlarımızı çekeceğiz" dedi. Çalışma bakanlığı kimleri alıp kimleri almayacağını yayınladığı kararname ile şeflere bıraktı. 233 kişi bunu kabul etmedik. Grev devam etti.
Nestle işçileri de mücadelemizi destekledi. Toyota’da 26 sendika üyesi soruşturmaya uğradı. Bize kriminal suçlular muamelesi yaptılar. Toyota’yı mahkemeye verdik kabul edilmedi. 26 kişi geri giremedi. İLO‘ya götürdük. İLO, 4 ayrı öneride bulundu. "İşçilerin geri alınması, adi suçlu suçlamasının geri alınması, toplu sözleşmeye gidilmesi, Filipinler hükümetinin yasaları değiştirerek grevleri tanımasını" istedi. Toyota bu kararlar yokmuş gibi davranıyor. Sarı sendika kurma çalışması içersinde.
Bu yıl tekrar uluslararası eylem günü yapacağız. Bu sene (Sadece Filipinler değil) daha geniş çerçevede işten atmaları da içerecek.
GÜNEY AFRİKA: SENDİKANIN SARISI OLMAZ, OLURSA BİZİM OLMAZ
Meksika işçi hareketi ile ilgili bilgiler bizim ülkemizdekine benziyor. İnsanlar özgür olduklarını düşünüyor ama bu özgürlük değil. Sendika hükümetle işbirliği sonucu süreli güç kaybetti. İşçi sendikası işbirlikçi, işçileri aldatıyorlar. Yapmadıkları şey işçiler için savaşmak. Özellikle Daimler Chrysler‘de hiç savunmuyorlar.
Sendikacıların ücretleri işçilerden hayli fazla. Arabalara sahipler. Sendika yönetimi eğitim broşürleri veriyor. Broşürler işveren tarafından hazırlanıyor. Bu günkü sendika sanki işveren gibi. İşçiler bu gelişmeden kaygılıyız. İstediğimiz hükümetten bağımsız örgütlenmek.
Tabloda da gördüğünüz gibi, 80‘li yıllardan sonra tekeller ülkeye girip ilişki kurdular. O yıllara kadar bizde daha çok manifaktür vardı. Sonra otomotiv sanayine geçildi. Irkçı rejimden sonra tekellere hükümet izin verdi ve yeni teknolojiler kuruldu. En büyük şirket 1 Milyar geliri olan Volkswagen. İş koşulları basitleştirildi. Gerçek bir yön ise işsizliğin artması. Volkswagen’de 1980‘li yıllarda 8 bin 500 işçi vardı. 2 bin‘i işsizleşti. 6 bin 500‘den ise bin 500‘ü taşaron firmalarda çalışıyor.
Altı ay sonra yeniden işten çıkarma planları var. Bin 500 işçi çıkarıldığı zaman 20 bin aile etkilenecek.
MEKSİKA: ATEŞİ BİZ YAKALIM
Bizde bir atasözü vardır
"Oraya düşen ateş burayı da yakar" der. Benim görüşüm sendikal bürokrasi hakkında çok konuşmaya gerek yok. Politikaları belli. Benim kanımca önemeli olan
insanların başka bir dünya için mücadele etmeleri, kendileri örgütlenmeleri, özgürlükleri için uluslararası organlarda birleşmeleri.
Sendikalar-hükümet işbirliğine cevap gerekiyor. Önemli olan işçilerin bu süreci yaşayarak yaşam içersinde eğitim görmeleridir. En güzel örneklerden birisi Meksika
Volkswagen işçileridir.
Bizdeki sendikal yapı farklı. Komiteler ve komite çalışanları, altarnatif arayışları temsil ediyorlar.
Farklı ilişki, bilgilendirme ve altarnatif arayış içindeyiz.
İşçi hareketi ile ilgilenen kişinin hep sendika yöneticileri ile görüşmesi, işçilerle görüşmemesi uluslararası bir gelişme. Avrupa’da olan;
çalışma saatlerinin artırılması, taşaronluk sistemi vb. konularında Meksika’nın Almanya ile sendikal işbirliği çok ilerde. Bu demektir ki bizim de işbirliğimiz artmalı. Sendikal bürokrasinin işbirliğine karşı tabandan örgütlenmek gerekiyor.
Not: Meksika’da Volkswagen firmasında 21 bin işçi çalışıyor. Ancak, 4 bin - 6 bin arası işçiyi işten çıkarmaları üzerine işçiler greve gittiler. Meksika’nın en güçlü sendikalarından telefon tekeli sendikası Telmex işçileri grevci VW işçileriyle birlikte birkaç saatlik grev yapmış, kentin ana kavşaklarından birini saatlerce işgal etmişlerdi.