Otomotiv deneyimleri -4

Otomotiv işçilerinin uluslararası deneyimleri... sırada; Belçika, Macaristan ve Sırbistan.

Pazar, 3 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)

Salondaki espirilerde, sitemlerde sınıf yoldaşlığının yalınlığı vardı. "Belçika, son Volkswagen direnişinde yeterince destek örgütleyemediğimizden dolayı bize kırgın galiba, gelmediler" Belçika işçileri espiriye daha üstten bir "espiri" ile yanıt verdi. Normal program akışı kesildi. Kırmızı şapkaları ve tişörtleriyle, ellerinde bayraklar Belçika-Opel işçileri sloganlarla girdiler. Salondakiler olarak "Yaşasın Uluslararası Dayanışma!" sloganıyla gelenleri ayakta selamladık. Coşkunun salona sığmadığı anlardan biriydi. "Çarşamba günü üretimi durdurduk. Şimdi uçaktan indik. Onları temsilen buradayız."

Belçika delegasyonu gerçektende son direnişlerine desteğin zayıflığından dem vurdu. Almanya Volkswagen’de çalışan bir bayan işçi "Biz desteğe geldi ama" diye sitemleri yanıtladı: "Biz Brüksel‘e dayanışmaya geldik. IG-Metal bizi konuşturmadı. İşyerlerini kapattılar bize. Uluslararası işçilerin birliği; hangi ülkede olursa olsun aynı tekellerin işçileri beraber direnmeli, Belçika’da işten atmalara karşı ülke ayrımı olmadan tepki göstermeliyiz. Karşılıklı deneyimlerin birleştirilmesi önemli olan" Belçika delegasyonunun sunumu:

Belçika’nın tarihi hakkında kısa bir bilgi ile başlayacağım. Düz ve büyük bir ülke . AB kurucusu ülkeler arasında. 10 milyon insan yaşıyor. Fransızca, Flamanca ve Almanca dilleri konuşulmakta. Değişik diller konuşanlar arasında gerginlik var. Sendikacılar arasında da öyle. Sanayileşme oranı yüzde 27. Satın alma gücü yüzde 18. Dört büyük otomotiv firmasının ana üretimleri ve montaj sanayiileri Belçika’da bulunmaktadır: Ford (Genk şehrinde), Volkswagen (Brüksel’de), Opel (Antwerp’te) Volvo (Ghent şehrinde). Volvo Ford’un elinde. Kişi başına üretimde Japonya‘dan önde geliyor. 1 kişiye düşen, 100 oto üretimi.

2002 yılında 2 bin 200 işyeri yok edildi. Dayanışma grevleri ile bazı işyerlerinin kapatılmasını önledik.

Volkswagen’de 1986 yılında işe başladım. O zamanlar bu günlere göre cennet gibiydi. Saldırılar 1980′li yıllarda başladı. Anladılar bir dünya piyasası oluştu ve işçilerinde değişmesi gerekiyordu.

O yıllarda işçiler bir sol grupta çalışmaya başladılar. Metaldeki reformist politikaların karşısında sol politikalarla gidildi. Önce haftada 35 saat çalışma için direnişe geçtik. Bunun gerçekleşmesini sağladık. Dört gün grev yaptık. 1994 yılındaki grevde 1 ay kaldık. Grevler kendiliğinden oluşmadı. 1996 yılındaki grevde, bürokrasinin direnmesine rağmen taleplerimiz üzerinden taviz verdiler. 96 krizinde politik-siyasi greve gittik. Adalet bakanlığı skandalı karşısında politik greve gittik. Geleneksel alışılmış biçimde gittik. Grevde yeni kuşak ve sorunları işlendi.

Volkswagen’in yeni planlarıyla biz şoka girdik. Golf üretimini Belçika’dan çekmek istedi. Bizim geleneğimiz hemen buna cevap vermektir. Şokla bizim mücadele azmimizi kırmak istediler. Fakat masada anlaşma politikası yenilgiye uğradı. Bu hikayenin sonu; fabrikadan işyerlerinden atmalar oldu. Mücadele hazırlıklarımıza ve azmimize elbetteki olumsuz etkileri oldu.

Brüksel direnişinde olduğu gibi devam edemeyiz. Wolfsburg‘da daha fazla çalıştırıyorlar, Brüksel’de işten atıyorlar. İşçileri eve göndermeler yerine başka çözümleri de var. Bundan dolayı örgütlülüğümüzün daha değişik olması...


MACARİSTAN:



Hepinizi selamlıyorum. Ben Suziki‘de çalışıyorum. Suziki’de çalışan 5 bin kişi var, 5 bin araba üretiliyor. 5 bin kişi içersinde 100 kişi sendikalı.

İşte bizim kısa hikayemiz: 2005 yılında sendikaya üye olduk. Çünkü işverenin işçilerin haklarını ayaklar altına almasına dayanamadım. İşçileri örgütlemeye başladım. Bir aç ay sonra grup başkanı seçildim. İşveren sendika temsilciliğini engellemek için her yöntemi kullandı. E-mail’lerimi kapattı, disiplin soruşturması açtı.

Bizim amacımız bağımsız sendika ve bunun başkanı olmaktı. Sendikanın İsviçre‘den bağımsız olması. Bunun için direnişe geçtik. Polis bizi dağıtmak istedi fakat başarılı olamadı. Sendika sekreteri seçildim. Şubat başında 13 yıllık işçi olmama rağmen çıkarıldım. Gerekçe, "Katıldığım TV programında firmanın adını kötülemek". Gerçek neden sendikal mücadelemiz. Bir çok yasal hakkı kullanarak buna direndik. Haftaya mahkemem var, umarım girerim.

Macaristan’da iyi bir sendikal çalışma için zemin yok. Üretim firmasının asıl işleri düşük. "Tasarruf yaptıklarından dolayı" üretim mümkün olmuyor. Bu ay içinde Japonya’dan gelen bir başkan oldu. Sendikada işçilerin problemleri için toplantıya çağırdı. Bizim umudumuz genel başkanlık için verimli bir atmosfer oluşturmak.

Buna rağmen kazanımlarımız oldu. İş koşullarının düzeltilmesi gibi. Savaşı kazanacağımızdan umutluyum. Bütün enerjimle mücadeleleri sürdüreceğim.


SIRBİSTAN:


Burada olduğuma mutluyum. Ben işçi değilim. IG-Metal‘de eğitim çalışmaları yapıyorum. Şimdiye kadar üç eğitim çalışması yaptık. Sırbistanı konuşacağım. Başkenti 2 Milyon nüfusa sahip. Ekonomik durumu kötü bir ülke. Savaştan dolayı yapılar dağıldı. 80 bin km’lik alanda, nüfus 7,5. Halkın yüzde 50'si şehirlerde yaşıyor. Sırbistan’da bir çok azınlık yaşıyor. Türkler, Çingeneler, Bulgarlar. Yüzde 80 çoğunluk Sırbistan’lı. Hesaba katılmayan başka bir çoğunluk ise Arnavutlar.

Araba sanayisi gelişkin olmasına rağmen son yıllarda düştü. Sırbistan 5 Avrupa ülkesinin ürettiği arabanın yüzde 50′sini üretiyor. 1998‘de savaştan önce üretim yüksekti, 1999‘da yüzde 52 düştü. O zamandan beri hafifte olsa bir üretim yükselmesi var. Son yıllarda hükümet desteğiyle yapılıyor. Kullanılmış araba giriyor. Denetimsiz yapılan araba ithali çok fazla. 2003 yılında 67 bin kullanılmış araba girmiş ülkeye. Sonra yüz bini buldu. Tehlikeli ve tarafik için büyük bir sorun. Bir yasa çıkarıldı; üç yaşını geçmiş arabalar giremez diye fakat yine giriyor.

Serbien Oto 50 yıllık bir firma. 4 milyon işçisi var. Yıllık yüzde 60 üretim kapasitesine sahip. 2007 başında 7 bin sonra 500 kişi daha çıkarıldı. Küçük kaliteli araba üretimi yapan bir firmaydı, şimdi zarar eder hale geldi. Üretim araçları eskidi, modern üretim biçimi için üretim yapılmıyor. 300 Euro aylık alınıyor. Bu günde 15 Euro demektir. Meksika‘lı arkadaşlar bunun üç katını alıyorlar. Bir saat çalışma tek yön gidiş bir biletin fiyatına eşit.

Fiat-Sza Ptaba ile anlaştı. 2005‘te anlaşma yapıldı. Üretim orada yapılacak. Bu yıl, General Motors Sza Ptaba ile parça üretimi için sözleşme imzaladı. Yeni Opel modeli üretilecek.

Dört işyerinden üçü neoliberal politikalar sonrası kaybedildi. Neoliberal politikaların geleceksizliği; yüzde 60 işsizlik, büyük kentlerde yoksulları için yemek dağıtımı, 31-49 yaş arası işçilerin azalması.