Konfeksiyon İşçileri Derneği yaz pikniğini Kemerburgaz Kurtkemeri'nde gerçekleştirdi.
Konfeksiyon İşçileri Derneği olarak geleneksel yaz pikniklerimize 3 Haziran'da bir yenisini daha ekledik. Bu pikniğimizde öncekiler gibi eğlenceli ve eğiticiydi.
Özelde öncekilerden farklı yönü ise sektörel sorunların güncel siyasal gündemle (genel seçimler) ve Türkiye işçi sınıfının tarihe damgasını vuran eylemliliğiyle (15-16 Haziran direnişi) bağıntısı içinde, belirli bir hedef doğrultusunda bir bütün olarak ele alınarak yapılmasıydı. Hedef ise Sektörel Kurultay!
Kemeburgaz piknik alanında her zaman olduğu gibi hareketlerimizi ve davranışlarımızı yöneten temel ilkemiz kolektivizmdi. Ortak sofra oluşturulmasından, ortak sosyal-sportif aktivitelerin yapılmasına ve tartışmalarda katılımın olabildiğince artırılmasına kadar her şey kolektivizm çerçevesi içinde yapılmaya çalışıldı.
Bu pikniğin bir farklı yönü de bilgilendirme ve tartışma konularının daha ilgi uyandıracak biçimde ele alınmasıydı. Örneğin Alınteri İşçi Korosu'nun 15-16 Haziran marşını söyledikten sonra 15-16 Haziran direnişini anlatması gibi. Genel seçimler konusu da tiyatro eşliğinde tartışılacaktı ama teknik aksaklıklar nedeniyle olmadı. Ses sisteminin olması bu eksikliği az da olsa giderdi.
İşçilere mikrofonu uzatıp konuyla ilişkili görüşlerini söylemesini istemekte katılımı artırıcı bir etki sağladı. Genel seçimler konusunda konuşan işçilerin çoğunun görüşü de aynıydı: “Partiler bizi temsil etmiyor”, “çalışma ve yaşam koşullarımız daha da kötüye gidiyor”, “Oy kullanmayacağız”!
Özel yetenekler bölümüne katılım da geçen senelere göre daha iyi oldu. Şiirler okundu (Kendi yazdığı şiirleri okuyan liseli genç kız herkesi çok etkiledi), türküler söylendi, sazla dinletiler verildi. Sosyal ve sportif aktiviteler akşama kadar çok canlı bir performansla sürdü. Nazım Hikmet anıldı; şiirleri söylendi (Nazımın şiirlerini okuyan işçi herkesi büyüledi); Nazım'ı dün Komünist görüşleri ve sanatı nedeniyle hapse atan ve sürgün hayatı yaşatan burjuvazinin bugün meta olarak pazarlamaya çalıştığı anlatılarak işçilerin Nazım'a sahip çıkması gerektiği vurgulandı. Büyük şairlerimizden Ahmet Arif’te unutulmadı. Bir şiiri okunarak anıldı.
Göze çarpan diğer bir şeyde işçilerin sahneyi işgal ederek bildikleri tüm türkü ve şarkıları “artık yeter” dedirtecek kadar(!) söylemeleriydi. Tabii akşama kadar bol bol halaylar çekildi, (yan tarafımızda piknik yapanlardan gelenler oldu) çifte telli oynandı (yan tarafımızda piknik yapanlarının müzikleri eşliğinde). Tavuk ızgara yapılarak mideye indirildi.
Akşam dönüş saati geldiğinde son bir konuşma yaparak pikniği sonlandırdık. Konuşmada: Darbe gölgesinde yapılacak olan genel seçimler karşısında işçi sınıfı olarak tutumumuz “burjuva partilerine oy yok”, işçi ve emekçilerin ve de Kürt halkının yok sayıldığı ve baskıların arttığı bu savaş koşullarında meclise girerek her şeyi tersine çevireceğini zannederek polyanacılık oynayan ve kitlelerin umudunu meclis ahırına yedeklemeye çalışanlara oy yok.
Oy vermemek çok önemli bir tutum ama yeterli değil. Kölece çalışmaya ve yaşamaya karşı örgütlü bir güç olarak, yeni 15-16 Haziranlar yaratarak mücadele etmeliyiz. Bunun içinde “Sektörel Kurultay yapılması”, aklımızı ve enerjimizi bu yönde harekete geçirmemiz gerekiyor. 10 Haziran'da Sektörel Kurultayla ilgili yapılacağımız ön hazırlık toplantısına tüm işçileri çağrıyoruz.

