Pazartesi, 4 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)
2006 yılı içinde meydana gelen "iş kazaları"nda 916 işçi öldürülürken, 758 işçi de sakat kaldı. "Kaza" görünümlü iş cinayetlerinin sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise en tehlikeli iş, inşaat oldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 2006 yılı Teftiş Raporu sonuçları açıklandı.
Yapılan 26 bin 617 teftişte 4 bin 887 iş kazası tespit edildi. Bu kazalarda, 71'i 18 ve altındaki yaşlarda toplam 5 bin 28 işçi etkilenirken; 916 işçi öldü, 3 bin 233 işçi yaralandı, 758 işçi sakat kaldı ve 121 işçide çeşitli sağlık sorunları oluştu.
Bin 977 işçi makine ve tezgahlar yüzünden, 700 işçi malzeme düşmesi sonucu, 685 işçi düşme sonucu, 198 işçi elektrik çarpması sonucu, 95 işçi ise kimyasal maddeden etkilenme, zehirlenme ve boğulma sonucu iş cinayetinin kurbanı oldu.
Katliamın başkenti İstanbul
Kapitalist gelişme düzeyleri, fabrika ve atölyelerin toplanma yerleri olmaları nedeniyle 3 büyük il bu lanetli alanda da öne çıktı. İş kazalarının yaklaşık
yüzde 20'si
İstanbul'da yaşanırken, kayıtlara geçen sayısı bin 128'i buldu. İstanbul'u 581 kazayla
Ankara, 432 kazayla da
İzmir izledi.
İstanbul, aynı zamanda
129 can kaybıyla en çok iş cinayeti yaşanan il oldu. İstanbul'u
85 iş cinayetiyle Ankara,
82 iş cinayetiyla İzmir,
58 iş cinayetiyle
Bursa,
48 iş cinayetiyle
Antalya ve
36 iş cinayetiyle
Adana izledi.
iş cinayetlerinin sektörlere göre dağılımında ise, en tehlikeli iş
inşaat olarak ortaya çıktı.
Yapı yeri ağıt yeri
Yaklaşık her
5 iş kazasının ve bu kazalar sonucu gerçekleşen her 3 ölümden biri inşaatlarda yaşandı. Geçtiğimiz yıl inşaatlarda, kayıtlara girebilen bin 90 iş kazası yaşandı ve bu kazalarda 342 katledildi.
Kaza sayısında inşaatı,
metal sektörü 467 kazayla,
dokuma sanayii 303 kazayla,
nakliyat 291 kazayla,
toptan ve perakende ticaret 255 kazayla, makine
imalatı ve tamiratı 234 kazayla,
gıda maddeleri imalat sanayi 206 kazayla izledi.
Kapitalistlerin devletinin gerçekleştirdiği araştırma da, Türkiye işçi sınıfının hergün kendisinin kanını, yanı başındaki sınıf kardeşinin canını alışını yaşayarak bildiği iş cinayetlerinde son yıllarda sürekli bir artışın gerçekleşmekte olduğunu itiraf etmekten kaçamadı.
Buna göre,
2003'te 3 bin 553 olan iş kazası sayısı, 2006'da 4 bin 887'ye yükseldi. 2003'te 680 kişi iş cinayetleriyle katledilirken, kapitalistler 2006'da 916 işçiyi öldürdüler.
Kaçak fabrikalarda kayıp hayatlar
Teftişlerde, kurma izni ve işletme belgesi alması gereken 12 bin 665 işyerinden yalnızca 3 bin 98'inin işletme belgesinin, 459'unun kurma izni olduğunun belirlenebilmiş.
İş cinayetinin en fazla gerçekleştiği inşaatlarda kurma izni ve işletme belgesi alması gereken 532 işyerinden sadece 28'inin işletme belgesi ve 6'sının kurma izni olduğu tespit edildi.
Teftişlerde işyeri hekimi çalıştırması gereken 4 bin 11 işyerinden bin 3'ünde ne doktor ne de doktorun çalışabileceği bir revir odası ve gerekli teçhizatın olmadığı, işletme bütçelerinde bunlara kaynak ayrılmadığı vd. tespit edildi.
Emeğin korunması yaşamın korunmasıdır
Rakamların soğuk dili ile içimizden ve hayattan sökülüp alınan sınıf kardeşlerimizin ortaya koyduğu tek bir şey var: Emeğin korunması biz işçi ve emekçiler için ölüm-kalım sorunudur.
İnşaatlarda, daha dün sınıf kardeşlerimizin düşüp öldüğü iskelelere, yine hiçbir güvenlik önlemi alınmadan çıkıyorsak... Grizu patlaması sonucunda yitirdiğimiz sınıf kardeşlerimizin daha cesetleri çıkarılmadan o dipsiz maden kuyularına iniyorsak... Sadece kendi yaşamlarımızı değil gelecek kuşaklarının yaşam hakkını da patronların insafına bırakıyorsak... Köle değiliz de neyiz?