Aday listelerinde halk düşmanları!

Bütün partilerin ve bağımsızların aday listeleri, 4 Haziran'da YSK'ya bildirildi.

GÜNCEL
Çarşamba, 6 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)

Aday belirlemeleri, burjuva partiler içerisinde olsun, liberal parti ve çevrelerin koalisyonundan oluşan “Bağımsız Ortak Adaylar Bloku” içinde olsun, burjuva siyaset kulvarının karakteristiklerine uygun olarak yapıldı.

İsimleri tek tek ya da blok olarak çizilen veya listede elverişsiz bir sırada bulunduğunu düşünenler, partilerde iç depremlere yol açtı.

Aday listelerinde anlaşamayan DP-ANAP ittifakı, orta yerinden çatladı. "Bağımsız Ortak Adaylar Bloku" ise, liberalizmin parlamenter temsiline doğru pupa yelken ilerlerken, arkasında aday listesinden mutsuz, seçim taktiğini sırf bu nedenle son gün değiştiren, ama Kürt illerinde DTP'ye oy vermekten yine de vazgeçmeyeceğini açıklayarak liberallerin "8 ilke"sinin arkasında duran ESP gibi bir "vefalı sevgili" bıraktı.

BURJUVA PARTİLERİN ADAY LİSTELERİNDE BİR GEZİNTİ


Şimdiye dek kesinleşen aday listelerinde toplam 3 bin 735 milletvekili adayı var. Açıklanan listelerde küçük bir gezinti yaparsak:

AKP: Tek yeşil dolar yeşili

AKP aday listesi, partiye çekilen siyasal-toplumsal mühendislik operasyonunun, 14-29 Nisan mitinglerinin, 27 Nisan muhtırasının, ama asıl olarak da emperyalist ve işbirlikçi kapitalizmin isterlerinin birebir yansıması niteliğinde. AKP, eski RP ve Milli Görüş bileşiminden olabildiğince arınarak merkeze doğru bir adım daha geçiş yaptı.

Dinci gericiliğin neo-klasik tiplemeleri, 1 Mart tezkeresine karşı oy kullanarak Türk devletini ABD ve TÜSİAD karşısında "zor duruma" sokan isimler, "eşlerini dövmek", "iki karılı olmak" gibi faulleri de kullanılarak adaylık listelerinin dışında tutuldu.

AKP'deki bu tasfiyeyi görünür kılan, yalnızca mevcut milletvekillerinin büyük oranda çizilmesi değil. Aynı zamanda, Haluk Özdalga, Zafer Üskül, Reha Çamuroğlu, Ayşenur Bahçekapılı, Mehmet Domaç gibi sosyal demokrat, Alevi, liberal vb çevrelerden devşirmelerin Özal tarzı pragmatizmle kullanıma sokulması da bu operasyonun bir parçası. Cemil Çiçek, Binali Yıldırım, Recep Akdağ, Bülent Arınç gibi dinci gerici-faşist isimler, listelerin ön sıralarında yerlerini korumakla birlikte, yeni bileşim tarafından “çevrelenmiş” durumdalar. Kürt illerindeki adaylar ise, diğer düzen partilerinde olduğu gibi, artık eskisinden farklı olarak bazıları "sanayici" olan aşiret çevrelerinden geliyor.

CHP: Genelkurmaya saygılar!

Aday adaylarından 3 bin YTL ile en yüksek başvuru ücretini alan ve aday akınına uğrayan CHP listelerinden buram buram 14-29 Nisan kontralığı fışkırıyor. 14-29 Nisan mitinglerinde sahne alan Nur Serter ve Necla Arat, CHP'nin İstanbul adayları arasında. Cumhurbaşkanı Sezer'in damadı Mustafa Kemal Kısacıkoğlu da Çankaya'dan CHP'ye çekilen hattın üzerinde yer alarak Ankara'dan aday oldu. CHP, vıcık vıcık bir pragmatizmle DYP'den Kürt aşiret ağası Edip Safter Gaydalı'yı Bitlis'ten, ANAP'tan devşirdiği yılların faşisti Lütfullah Kayalar'ı da Yozgat'tan aday gösterdi.

CHP listesi, kontracı bir korporasyon bileşimini temsil ediyor. Bir yanda Kemal Derviş'in "15 günde 15 yasa" döneminin kan emicilerinden Faik Öztrak, diğerinde Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Derviş Günday, ötekinde ise sendika ağaları kategorisinden devşirilen Tek Gıda-İş Sendikası Güney Anadolu Bölge Şubesi Başkanı Gürsel Diliçıkık gibi isimler yer alıyor. CHP, İzmir'de Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu ile yeni bir “patlama” bekliyor. Van, Hakkari gibi iller ise Kürt halkını tüm burjuva düzen partileri listelerine yerleşerek sözde “temsil eden” Kürt egemen sınıfları mensuplarına yer verilmiş durumda.

DP: Susurlukçunun "demokrat"ı

Ağar'ın partisi DP'de, ANAP'la ittifakın çatlamasından sonra aday listelerinde pek çok boşluk bulunuyor. DP'nin bu seçimlerdeki “yıldızları”ndan biri, 2001'deki esnaf eylemlerinden bu yana “parlamento dışı siyaset arenası”nda buluna Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün. İstanbul'da Zaman gazetesi yazarı Nevval Sevindi 1. sıradan aday gösterilerek kadınlara, asıl olarak da Fethullah cemaatine selam gönderiliyor.

DP'nin İstanbul'da aday gösterdiği diğer isimler, Kemal Türkler cinayetine karışmasından dolayı yargılanan ve tabii ki beraat eden Celal Adan, Eczacıbaşı sömürgenlerinden Saffet Pınar Eczacıbaşı ve '90'lı yılların emniyet müdürü ve bakanlarından, elinde sayısız devrimcinin kanı bulunan Necdet Menzir. DP'nin Kürt illerindeki adayları da diğer partilerde olduğu gibi, Kürt sömürücülerinin temsilcilerinden Yılcan Geylani, Hakkarili korucubaşı Mustafa Zeydan ile Susurlukçu, Kürt yurtseverlerinin katili Sedat Bucak.

MHP: Hala kan sızıyor

MHP'nin aday listesinin baş köşelerinden birinde, Ankara'dan seçime katılan Tuğrul Türkeş var. Türkeş'in damadı Hamza Hamit Homriş ise Bursa'dan aday gösteriliyor. Listede yer alan çok sayıdaki üniversite öğretim üyesi, polis kökenli vali ve bürokrat, devlet içerisindeki MHP kadrolaşmasının da göstergesi. Polis kökenli valilerden Bekir Aksoy ve Hasan Özdemir, eski emniyetçilerden Salih Güngör gibi isimlerin yanı sıra, eski Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, TRT eski Genel Müdürü Tunca Toskay ile Irak savaşının başlangıç döneminde ABD ile görüşmeleri yürüten Deniz Bölükbaşı da adaylar arasında.

MHP, faşist gericiliğin en kirli isimlerini “Efsane geri döndü” havasında parlamentoya getirmeye hazırlanıyor. Bunlardan emekçilerin en iyi tanıdıkları isimler, “Asena” lakaplı, eski İçişleri Bakanı Meral Akşener'le, 1999 Marmara Depreminden sonra Yunanistan'dan gelen kan yardımlarını “Kanımızı bozarlar” diye geri göndermeye kalkan, adı yine '70'li yılların faşist cinayetlerinde anılan Osman Durmuş!

MHP, özellikle büyük kentlerde azdırılan faşist şoven milliyetçilikle özdeşleşmiş adayları namluya sürdü. Liberalizmin faşist kafatasçılığa karşı midesi genişliğinin simgesi olarak Radikal gazetesinde yazan Gündüz Aktan, İstanbul'da liste başı. Tersane işçilerinin kan ve can düşmanı Torlak Tersanesi sahiplerinden ve MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Ali Torlak, yine İstanbul'da üst sıralarda. Faşist örgütlenme ve mafyanın örtüştüğü, antifaşist emekçilerin ve devrimcilerin yakından tanıdığı Köymen ailesinden İlhan Cemal Köymen İzmir adayı.

MHP, 12 Eylül öncesinde gerçekleştirilen devrimci bir eylem sonucu felçli kalan Muharrem Şemsek'i Çorum'dan aday gösteriyor. Sivas'ta ise Bahçelievler katliamının kanını ellerinde taşıyan Mustafa Mit aday. Mustafa Mit'in rakibi ise, seçim malzemesi olarak Hrant Dink cinayeti ve son ayların diğer faşist katliam ve saldırılarının “rantını” kullanacak olan Muhsin Yazıcıoğlu olacak.

MHP, 14-29 Nisan kontracılığının Aleviler içerisindeki etkisini CHP'nin tekeline bırakmamak için Alevi adaylar da gösterdi. Alevilerin ekonomik, siyasal, toplumsal dönüşüm süreçlerinin, rejim krizinin doğrudan etkide bulunduğu, kimilerinin sandığı gibi “canlar”dan ibaret olmayan bir kitle olduğunun göstergesi, listeye Alevi faşist ve burjuvalarından isimlerin de alınmış olması.

GENELKURMAY SOLU, 14 NİSAN SOLU...


İP çetesi Genelkurmay solculuğu ile bilinir. İP çetesinin başındaki Doğu Perinçek, bu kez İstanbul'dan aday. İP'in diğer adayları arasında Uğur Mumcu'nun ağabeyi Ceyhan Mumcu, 12 Mart'ın işkencelerinden geçmiş ancak orduya sevdalı yazar Demirtaş Ceyhun, emekli Emniyet Müdürlerinden Adnan Konukman, MHP'den çalıntı eski senatör Servet Bora ile iki emekli general, Yaşar Müjdeci ve Servet Cömert yer alıyor. Devlet Tiyatrolarındaki yolsuzluk davasından dolayı Kartal F Tipi Cezaevinde yatan Rahmi Dilligil de İP adayı.

TKP ise seçimler öncesinde 28 Şubat solculuğunu 14 Nisan'a taşıyarak sağa doğru bir adım daha attı. Propagandasını “Onlar liberal, ben yurtsever... Onu alma, beni al...” üzerine oturtan ve “Bağımsız Ortak Adaylar Bloku”nun milliyetçi mevzilerden eleştirisine girişen TKP, seçime 550 milletvekili adayı ile katılıyor.

44 kadın adayını ilk iki sıraya yerleştirerek kadınlara mesaj veren TKP listesinde 2 eski polis ile 4 de eski ordu mensubu var. TMMOB eski Genel Başkanı Kaya Güvenç de TKP adayı. TKP, listesinin düzen partilerinden farklı olarak emek adaylarından oluştuğu iddiasında. Bunun göstergesi olarak ise, çok sayıda işçi ve sendikacının, kadının listede yer alması gösteriliyor. Gerçekte ise, asıl dikkat edilmesi gereken, adayların sınıf kökeni değil, partinin sosyal yurtsever, milliyetçi çizgisi ve 14 Nisan solculuğunun öne çıkan ve yırtık bir temsilciliğini yapması.

BAĞIMSIZ ORTAK ADAYLARIN GÖSTERDİĞİ


“Bağımsız Ortak Adaylar Bloku”, Türk ve Kürt liberallerinin politik bir çıkış arayışı içerisindeki öncü işçi ve emekçileri, ezilen Kürt halkını baştan çıkarmaktan ve yönlerini sistemden tam bir kopuş yerine parlamentoya çevirmekten başka bir sonuç vermeyecek, aynı zamanda da Kürt hareketine emperyalist ve işbirlikçi kapitalizmin ihtiyaçları doğrultusunda çekilen bir ayarı simgeleyen koalisyonu olarak ortaya çıktı.

Peşine ESP gibi liberalizmle ayrımları gitgide silikleşen güçleri de kattı, ancak onları geçen seçimlerde olduğu gibi silkeledi! Bağımsız aday taktiğinin sunduğu olanaklar, burjuva ittifak politika ve yöntemleriyle birleştirildi ve ÖDP, EMEP, SDP Genel Başkanlarına parlamento yolu açıldı. ESP'nin kabul ettiği, gerçekte Blok'un ruhunu tam olarak yansıtan ultra liberal Baskın Oran'ın da adı çizildi.

“Bağımsız Ortak Adaylar Bloku”nun ilkeleri ve listesi, ne devrimci demokratik güçlerin ve Kürt halkının devrimci birikimlerini, ne de emekçilerin acı, özlem, ihtiyaç ve taleplerini temsil ediyor. Bu politikadan, yıllardır dersine çalışmış olanların şimdiki sınav heyecanıyla artık gizleyemedikleri parlemanterizmin kokusu, buram buram dağılıyor. Parlamentoda, işler kızıştığında, “terörizm” gibi suçlamalarla karşılaştıkça liberalizm mevzilerinde bile sergilenecek siniklik ve siliklik şimdiden sinmiş durumda ona. Burjuva parlamentoda sırtını birbirine ve emekçilere dayayarak, dövüşerek ilerleme gücü değil, ilkesiz, pragmatik bir ittifak politikasından kaynağını alan tespih taneleri gibi dağılma potansiyeli sırıtıyor.

İNEKLER AHIRA, EMEKÇİLER SOKAĞA!


Bu listelerin hiçbirinde emekçiler yok! Kadın ve erkek işçilerin, emekçilerin, Kürt halkının, gençlerin talepleri yok! Bizim için hiçbir çözümleri yok! Onlara verecek oyumuz, onlardan bekleyecek umudumuz yok! Onlara yalnızca sınıf kinimizi, öfkemizi vereceğiz, göstereceğiz! İnekler ahıra, emekçiler sokağa!