Tutsakların sesi olalım!

F tiplerinde tecrit kendi başına bir işkenceyken, artık direkt fiziki işkenceler de başladı.

GÜNCEL
Cumartesi, 9 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)

F tipi cezaevlerinde yeni bir sürece girildi. Bugüne değin tecrit kendi başına bir işkenceyken, şimdi doğrudan fiziki işkenceler de başladı.

Her şeyden önce, verilen disiplin cezaları tecriti ağırlaştıran bir işkence yöntemi iken, bu disiplin cezalarının ikinci bir sonucu daha ortaya çıktı. Mektup ve görüş yasaklarıyla, bunlara eklenen telefon yasaklarıyla içerdeki devrimci tutsaklardan haber alınması da engelleniyor. Bu da, işkencecilere daha rahat ve fütursuzca işkence yapma imkanını sağlıyor.

Bu yüzden, bugün F tiplerine yönelik teşhirin öne çıkan yanı, doğrudan fiziki işkenceler ve disiplin cezaları olmak zorunda. Diğer taraftan, hasta tutsakların tedavilerini engellemeye dönük keyfi uygulamalar, yaşanamayacak durumdaki F tiplerinde ölüme terkedilmeleri de buraları Nazi kamplarına çeviriyor.

İşkence devam ediyor!


Kandıra'da daha önce bir avukat görüşünden dönen bir tutsak, süngerli oda denilen, ses geçirmeyen işkence odasına götürülmüştü. Burada gardiyanlar tarafından saatlerce dövülmüştü. 18 Mayıs günü, TİKB dava tutsaklarından Tamer Tuncer ve Mete Tuncer ile MLKP davasından İsmail Yılmaz'ın kaldığı 3 kişilik hücreye arama için giren gardiyanlar, her zamanki gibi üst araması yaptıktan sonra tekrar dedektörle arama yapmak istediler.

O zamana kadar buna karşı çıkan tutsakları, el ve ayaklarından havaya kaldırarak dedektörle arayıp bırakıyorlardı. Ancak o gün, el ve ayaklarından havaya kaldırdıktan sonra ayaklarını ve kollarını burkarak, aramayı işkence biçimine çevirdiler. Hücreden çıktıktan bir süre sonra, gardiyanlar tekrar geri döndüler ve “Emri büyük yerden, yukardan aldık” diyerek 3 devrimci tutsağı hücrelerinden çıkarıp yaklaşık 100 metre koridor boyunca linç edercesine işkence yaparak dövüp sürüklediler.

Daha sonra tutsakları, ikisi kardeş olduğu halde ayrı bloklarda ayrı hücrelere verdiler. İhtiyaçlarını ortaklaştırmış olan tutsaklar, ayrı hücrelere geçince parasız ve yaşamsal önemdeki ihtiyaçlarından mahrum kaldılar. Birbirlerine ihtiyaç duydukları eşya vb.ni göndermek istemeleri, idare tarafından kabul edilmedi.

En önemlisi ise, işkence gördükleri için doktora çıkma istekleri uzun uğraşlardan sonra kabul edildi. Doktor işkence gördüklerine dair rapor verdi. Ancak, daha sonra görüşe giden avukatlarına tutsaklar bu raporu vermek istedikleri halde, cezaevi idaresi ne kendilerine ne de avukatlarına raporu teslim etmedi.

Hem suçlu hem güçlüler!


Avukat cezaevine gittiğinde müdür, "Biz onlara işkence yapmadık, onlar kendilerini kapıya vurarak bu hale geldiler" dedi. Avukatın “Peki siz o esnada orada mıydınız?” sorusuna, “Yoktuk, ama biz her şeyden haberdar oluruz” yanıtını verdi.

Saldırıdan sonra Mete Tuncer, atıldığı hücrede sayıma gelen gardiyanlara yapılan uygulamanın işkence olduğunu söyleyince gardiyanlar ve cezaevi idaresi Mete Tuncer hakkında “gardiyanlara ve cezaevi idaresine hakaret ettiği” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Yaralı olmalarına rağmen 3 gün revire çıkamadıkları F tipinde, idarenin suç duyurusunun hemen ardından Mete Tuncer, savcılığa ifade vermek için çıkarıldı. Tamer ve Mete Tuncer, “saldırgan tutumlarından dolayı” 3 ay kapalı görüş cezası aldı.

Sağlık durumlarına gelince, işkence sonrası Tamer Tuncer, göğsüne aldığı darbeler nedeniyle nefes almakta hala oldukça zorlanıyor ve vücudunda hala morluklar bulunuyor. Mete Tuncer'in de hala dayak izleri bulunuyor. Tamer Tuncer'e yakınlarının gönderdiği para 10 gün geçmesine rağmen kendisine verilmeyerek beslenme imkanları da kısıtlandığı için sağlık problemleri daha da ağırlaşmış durumda.

Devrimci tutsakların sesi olalım!


Bugün birçok F tipinde fiziki saldırılar hala sürüyor. Ancak görüş ve mektup yasakları nedeniyle bu gibi haberlerin yansıması bile uzun süre alıyor. Kandıra F Tipi'nde Temmuz sonunda 8 aya varan kapalı görüş, 1 yıla varan açık görüş yasakları başlayacak.

Bundan sonra, yapılacak işkencelerden haber alınması imkanları da alabildiğine kısıtlanacak. Bu yüzden, şimdiden bu işkencelerin kitlelere teşhir edilmesi ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması için TUYAB ve avukatlar tarafından suç duyurularında bulunuldu.

F tipleri gerçeği tecriti ve işkencesiyle hala en önemli gündemlerden biri olmaya devam ediyor. Seçim sürecindeki ajitasyon/propaganda çalışmalarında, F tiplerindeki devrimci tutsakların sesi olmalı; F tiplerinin kapatılması, tecritin kaldırılması talebini yükseltmeliyiz! Cezaevlerindeki tutsaklarla dayanışmak, tecriti kırmanınn bir aracı olarak onlara mektup ve kitap göndermeye devam etmeliyiz!