Gece yarısı verilen linç muhtırası, iki gün sonra gece yarısı yapılan gösteri... Yeni Çorum ve Maraşlara açıktan hazırlanılıyor
Genelkurmay’ın Kürt halkını hedef gösteren "kitlesel refleks", Linç muhtırası salya sümük takımı üzerinden etkisini genişletmeye başladı. Fırat Haber Ajansı’ın geçtiği habere göre dün gece sivil faşist MHP, Adana’nın Atatürk Caddesi’nde Türk bayrakları ile bir gösteri yaptı.
"Kahrolsun PKK", "Kahrolsun Kürtler", "Adana Kürtler’e Mezar Olacak" gibi sloganlarla Genelkurmay tarafından gösterilen hedefi algıladıklarına ve neler yapabileceklerine dair mesaj verdiler. Hem de MHP’nin seçim startını Adana’dan vermesiyle eşgüdümlü gelişen bir süreç bu...
Gece yarısı verilen linç muhtırası, iki gün sonra gece yarısı yapılan gösteri yeni Çorum, Maraş hazırlıklarının nasıl açıktan yapıldığına işarettir. Katliam şebekelerinin komuta merkezi Genelkurmay bu kez düğmeye açıktan bastı.
Linç muhtırasından iki saat sonra Eskişehir DTP binası yakıldı. Ardından Ordunun sivil uzantıları ve postal yalayıcıları ilk “refleks” olarak açıklamalar yaptı. Kontra mitingleri düzenleme seferberlikleri başladı. Adım adım örülen sürecin önden haberlisi, Ordu’nun sümük yalayıcısı İP çetesi, ipe sapa gelmezlerle birlikte bir Diyarbakır “çıkartması” yaptı.
Çete başı Doğu Perinçek çelik kalkanla korunan kürsüden ancak 500’ü biraz geçen kitleye konuşma yapabildi. Düzenleyenler ve onların alkışlayanları açısından tam bir hayal kırıklığı yaratan bu miting, kontra tetikçiliğine soyunan Milliyet gibi burjuva medyada, nasıl oluyorsa "yaklaşık binler" katıldı ibareleriyle yer aldı. Ertesi gün Şırnak’ta Valilik üzerinden düzenlenen mitinge yaklaşık 10 bin kişi katıldı.
Burjuvazinin iktidar ve güç kapışmasındaki dengelere göre gündeme gelen "sivil seferberlik" eylemleri, kontrollü-kontrolsüz, şiddet içeren-içermeyen biçimlerde bir birini tetikleyen tarzda işletiliyor. Yapay toplumsal saflaşmada Genelkurmay’ın oynadığı rol, bunun "olur olmaz" biçimlerde işletilmesi Ordu’nun geleneksel otorite biçiminde bir zayıflama da yarattı.
İktidarın iç gerilim süreci karşılıklı birçok atağı ve oyunu içeren biçimlerde devam edecek. Bir savaş kabinesinin oylanması için yapılan seçimler de kurtaramayacak onları. Krizin sarsıntıları, emekçileri olduğu kadar kendilerini de vuran biçimlerde karşılarına çıkacak.
Fakat burada açıktan verilen linç muhtırasına kıta duran "sivil seferberliğin" yanında, el altından düzenlenen faşist provokasyon ve saldırılar da artabilecektir. Bunun ilk işaretlerinin Adana gibi yerlerden verilmeye başlanması nasıl bir sürecin ön gününde olunduğuna bir belirtidir.