İşçilere seçimleri sorduk!

"Adam gibi bir parti yok", "Ekmeğimdeyim", "Tam istikrar yakalıyorduk ki"...

Pazartesi, 11 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)

İSTANBUL


Türkiye'de sence en önemli sorun nedir?
Emrah (garson):
En başta işsizliktir. Bunu herkes biliyor. Gittikçe de büyüyen bir sorundur. İşimde çalışma saatlerim belli değil. Günde 15-16 çalışıyorum. En azından 12 saat olması lazım.

Türkiye’deki seçim ortamını nasıl değerlendiriyorsun?
Çok kötü. Ama şu anda adamakıllı bir parti bulamıyorum. Yine görünürde en iyi parti varsa AKP’dir, yani şu anda. Her gelen oy kapmak için elinden geleni yapar, ama başa geldiği zaman her şey olduğu gibi yerinde durur, kimse görevini yerine getirmez. Türkiye’yi soyup götürür, başka bir şey yapmaz.

Hükümete şu an askeriyenin baskısı var. Açıkçası Türkiye’yi askeriye yönetiyor. Ben 18 yaşından beri bunun böyle olduğunu düşünüyorum. Yani geldiğim ortam yüzünden, Diyarbakır’dan geliyorum.

Aslında Türkiye’de ciddi hiçbir sorun yok, yapılan kışkırtmadır. Bunu böyle yapan partiler var. Bazı partiler örgüt gibi, örneğin MHP. Partiden ziyade örgüt gibi. Bu çok kötü bir şey, bu yüzden taraf gibi oluyor insanlar.

Seçim ortamıyla ilgili bir karmaşa yaratılıyor, askeriyenin zoruyla yapılır hale geliyor seçimler...
Zaten seçimler formalite görünüyor. Hangi başkan başa geldiyse hortumlamıştır. Ama yine içlerinde görüntü olarak en iyi görünen, diğerlerine göre iyi olan AKP. Seçenek pek yok aslında. İnan zorunlu olmasam hiçbirine oy vermem. Adamakıllı bir şey bulamıyorum.

Türkiye’nin içinde bulunduğu durum için şunu söylerim: İyi görmüyorum, gittikçe de kötüye gidiyor. Hiç iyi olduğunu görmüyorum.

Askerin müdahalesini, bu kadar baskın olmasını nasıl değerlendiriyorsun?
Askeriye dediğin ülkeyi korur, askerini takip eder, güvenliğini sağlar o kadar. Asker dediğin budur, ben de askerliğimi yaptım. Siyasete ve demokrasiye karışamaz, ama karışıyor. Bir parti gibi hareket ediyor.

Çevrendeki insanların seçimlerle ilgili genel düşüncesi nasıl?
Benim çevremden, arkadaşlarımdan, ev ortamından gördüğüm kadarıyla; düşünüyorlar ki AKP yine silip süpürür götürür.

Peki neden DTP’yi düşünmüyorsunuz? Aklınızdan geçmiyor mu?
Versem de kazanamayacağını biliyorum. Bilsem ki kazanacak veririm. Bir sefer de o gelsin, belki değişik bir şey yapar, farklı bir icraatı olur.

Sen farklılık arıyorsun değil mi?
Yani evet. Düzeltecek bir şey arıyorum. Öyle bir kapasitede insan arıyorum.


Siz çok seçim ve vatler görmüşsünüzdür, Türkiye’deki şu anki seçim atmosferini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Nihat Usta (Tabela sanatkarı):
Her şey vaatlerle olmuyor. Bunu yaparız, şunu yaparız diyorlar ama biri yapmak isterse öbürü yaptırmıyor; birbirine uyup gidiyorlar yani.. Neticede kandırılan bizler oluyoruz. Vaatler yerine gelmiyor, yapılmıyor. Herkes kesesini doldurmaya bakıyor.

Şu anki seçim ortamını nasıl değerlendiriyorsun?
Valla ben siyasetle pek uğraşmadım, siyasete pek inanmıyorum da. Çünkü siyasetle uğraşanlar hep yalan dolanlarla gidiyor. İlgim yok benim, ben bir sanatkarım. Sanatımı icra ediyorum, ekmeğimdeyim. Başka bir durum yok. Şimdiye kadar hakiki bir şey göremedik ki… Hep vaatler vaatler… Sonunda bir şey yok. Herkes kendi kesesini dolduruyor.

Peki siz oy kullanıyor musunuz?
Valla kullanıyorum ama atıyor muyum atmıyor muyum onu da allah bilir. Pek inanamıyorum..

2002′de kime oy verdiniz?
Onlara pek.. öyle… bastım gitti. Yani şeyim kalmadı, inancım kalmadı. Bir muhtarla şeyimiz oldu, onun da bana desteği oldu. Beni 68 yaşımda emekli yapan muhtardır. Dedim ya bırak beni devlet kapılarında kuyruk ettirme. Yok dedi, bırak, yaparım. Sen bu memleke hiç mi vergi vermedin, hiç mi kazandırmadın dedi, emekli ettirdi beni. Cüzi bir miktar ama, ama çay parası, sigara parası gibi bir şey oluyor.

GEBZE


Olimpia Oto Camları'ndan biri işçi (30):
Bu güne kadar ne işten atılmalar vardı ne de ekonomide bir salantı oluyordu tam istikrar yakalıyorduk ki hükümet sarsıldı ve bunun sonucunda ekonomik durgunluk yaşandı. Benim çalıştığım fabrikadada daha önceleri sürekli yeni işçi alımı yapılıyorken şimdi alım olmuyor işler durgun. AKP hükümetini beğenmiyorlar ama başka hiçbir hükümet bu denli iyi bir istikrar ortamı yaratamamıştı.

İşsiz bir kaynak işçisi (46):
Ben kaynak işçisiyim bu güne kadar doğru dürüst bir işyerinde hiç çalışamadım. Belediyeler konusunda çok şikayetçiyim. -O anda yeni asfaltlanmış yolu göstererek- Hiç düzelmedi ki bu yollar sürekli kazılıp tekrar yapılıyor. Oysa ben çocuğumu okuldan almak zorunda kaldım. İşsizim neyle okutacaktım? Hangi hükümet bizi bu derten kurtaracak ki öyle bir lider ya da parti yok bu güne kadarda hiç olmadı. Ne olacak bizim bu halimiz bilmiyorum…

Dostel işçisi (42):
Bu seçimlerden beklentiliyim. Zaten başka çaremizde yok ki; bir oyum var onu da kullanacağım. Varolan enflasyon, hayat pahalılığı olmamalı ekonomide sürekli bir iyileşme yaşanmalı. Önceki dönemlerdede oy kullandım bu senede kullanacağım.

Arçelik işçisi (26):
Seçim sürecini pek takip etmiyorum. Aslında çok fazla bir beklentimde yok seçimlerden. Önceki hükumet (AKP) ekonomide vs. olumlu şeyler yaptı Avrupa Birliği konusunda da uğraştı. Türkiye’de bu güne kadar doğru dürüst bir partinin iktidar olduğunu görmedim. Ama AKP'nin bu çabaları hoşuma gitti Evet Tayyip’e güvenmiyorum ama başka da bir seçenek göremiyorum…

Altaş Aliminyum (27):
Seçimlerde solun bir güç olarak çıkması gerekiyor. Son olarak yapılandırılmaya çalışılan üçüncü cephe çalışmasını beğenmiyorum. Burada DTP'nin arkasından yürünüyor. DTP içerik olarak sol sosyalist bir parti değil. Ben TKP'ye oyumu vereceğim yüzde 10'luk barajı aşamayacağımızı biliyorum. Zaten amaç parlemento olmamalı partiye adam taşımak olmalıdır.

Sarkuysan AŞ (35):
Bu seçimlerde oy verip vermeme konusunda kararsızdım ancak, CHP'nin son birleşme atakları fikrimi biraz değiştirdi. Sol bir birlik içerisinde olmalı bence. Demokratik, ekonomik kazanımlarımız için bile mücadele edemiyoruz bu ülkede. Hiçbir özgürlüğümüz yok, sol bir hükümet sendikal siyasal mücadelelerimizin önünü biraz daha açablir düşüncesindeyim.

Kroman Çelik AŞ (İş yeri temsilcisi):
Bu ülkede hak ve özgürlüklerini her türlü sivil toplum kuruluşları ve partilerle aramalıyız. Düzen bize parlemento gibi olanaklar sunmuş neden buralarda kendimizi temsil etmiyoruz. Biz devrimci ve demokratlar hep bu hatayı yapıyoruz. Önceki seçimlerde sandığa gitmedik diye gerici partiler meclise girdi neden bizde gidip oy kullanmıyoruz. İstanbul’da, Ankara’da ortak adaylar çıkacak neden
bu oylarımızı bu adaylara vermeyelim. Artık elimizdeki olanakları kullanıp meydanı gerici partilere bırakmayalım.

Bosal Mimaysan (işyeri temsilcisi):
Ben işçilerin haklarının, ekonomik kazanımlarının ne şekilde geleceğini kendi yaşamımdan dolayı biliyorum. Ama devlet yönetimi de çok önemli hükümetlerin işçiler için işçilerin yanında yasalar çıkarması gerekiyor. Benim işçiler adına tek isteğim tek dileğimde bu yönde bir hükümet kurulmasıdır.

Arçelik işçisi (25):
Seçimlerin olması iyi bişey, yeni hükümetlerle hiç olmazsa istikrarsızlık olmaz. Ülkenin yabancı sermayeye açılması yeni yatırımların olması önemli birşey. Var olan işsizlik ve hayat pahalılığı önlenmeli. Yeni gelecek hükümetinde uluslararası bağlantılarının iyi olması gerekiyor. Yatırımlar arttırılırsa sorunlarında çözüleceğine inanıyorum.