KOMÜNARCA
Taksim Tramvay Durağı'nda dün yapılan basın açıklamasında yaşanan polis terörü sonrasında 36 kişi gözaltına alınmış ve Devrimci Proleter Gençlik Yazıişleri Müdürü Begüm Tuncer ise görevi başındayken basın olmadığı iddiasıyla gözaltına alınarak, Beyoğlu Karakolu'nda diğer gözaltına alınanlardan ayrı bir şekilde tutulmuştu.
Gözaltına alınanların bir kısmı Cumartesi gecesi serbest bırakılırken geri kalanlar bugün serbest bırakıldı. Begüm Tuncer ise bugün çıkarıldığı nöbetçi savcılıkta serbest bırakıldı. Polis terörünün sadece eylemcilere değil görevini yapan basın emekçilerine de olduğunu belirten Tuncer, yaşananların 1 Mayıs'ta yaşanan tablonun benzeri olduğunu vurguladı:
Polisin açıklamaya katılanları çember içine almasının ardından gözaltına almaya başlamasıyla basın emekçileri de saldırıdan nasibini aldı. Fotoğraf çekmemizin ve haber yapmamızın engellenmesi polis terörünün resmedilmemesi içindi.
...
Açıklama başlar başlamaz orada bulunan tüm basın emekçilerini taciz eden polis, gözaltına alınanların ve polis terörünün fotoğraflarını çektiğim için bana da "sen basın falan değilsin teröristsin" gibi gerekçelerle saldırıda bulundu. Tıpkı geçtiğimiz günlerde Ahmet Kaya tişörtü giydiği gerekçesiyle linç edilmek istenen Kürt işçiler gibi "amirim bu PKK'lı, terörist bu" gibi söylemlerle çevrede bulunanlar ve olayı seyredenler üzerime yönlendirilmeye çalışıldı. Genelkurmay'ın "teröre kitlesel refleks verme" biçiminde yaptığı açıklama sonrası şovenist histerinin ve linç girişimlerinin önü açılarak demokratik eylemlere bu tip saldırılar sadece eyleme katılanların değil biz sosyalist basın emekçilerinin de karşısına çıkacak. Yaşadıklarım bunun örneğidir.