American Airlines uçağında bir yolcunun katledilmesiyle Şemdinli'de kitabevinin bombalanması aynı uygulamaların iki biçimidir. CIA işkence uçakları, gizli işkence hapishaneleri de bu fotografın içindedir. Emperyalizm baskı ve zor demektir.
American Airlines'ın 180'e yakın yolcu taşıyan Boeing 757 tipi uçağında polis bir yolcuyu silahla vurarak katletti.
Kolombiya'nın Medellin kentinden ABD'deki Orlondo kentine giden yolcu uçağında bir kişi katledildi. Aktarma için Miami'ye inen uçaktaki Rigoberto Alpizar adlı yolcunun “şüpheli davranışlar sergilemesi” üzerine, uçaktaki hava güvenlik görevlisi harekete geçti ve yolcu vuruldu. “Terörist” olduğu gerekçesiyle vurulan Alpizar'ın hasta olduğu belirlendi.
44 yaşında ABD vatandaşı olan katledilen Rigoberto Alpizar'ın eşi, kocasını vuran güvenlik görevlilerini ısrarla uyarmasına, “Kocamın psikolojik rahatsızlığı var, ilaçlarını alamadı'' diye bağırmasına rağmen, polislerin ateş açmasını önleyemedi ve polis “yasaların verdiği yetkiye dayanarak” adamı öldürdü.
Amerikan televizyonları olayı ''trajedi'' olarak nitelendirdi. İkiyüzlü burjuva medya timsah gözyaşları dökerek kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Oysa katillerden biri de medyanın ta kendisidir. Özellikle 11 Eylülden beri tüm dünyada terör estiren Amerikan emperyalist saldırganlığına psikolojik zemin hazırlamak için elinden geleni yapan medya toplumda bir “terör paranoyası” yaratarak, sokak ortasında, uçaklarda insanların öldürülmesine, polise 3-4 ay gözaltında tutma ve işkence yapma yetkisi veren antiterör yasalarının çıkmasına yardımcı oldu. Şimdi bu yasalara dayanarak sırf siyah olduğu için insanlar metroda ya da havalanlarında katlediliyor. Aylarca gözaltında tutulup ağır işkenceler yapılıyor. Bu antiterör konsepti tüm dünyaya yayıldı.
American Airlines uçağında bir yolcunun katledilmesiyle Şemdinli'de kitabevinin bombalanması aynı uygulamaların iki biçimidir. CIA işkence uçakları, gizli işkence hapishaneleri de bu fotografın içindedir. Emperyalizm baskı ve zor demektir.
Türkiye'de polis ve genelkurmay ABD, İngiltere ve diğer emperyalist devletlerin son yıllarda çıkardığı antiterör yasalarındaki hakların kendilerine de verilmesini istiyor. Yani sokakta, otobüste ya da evinde oturan birini “şüphelendim” deyip katlettiklerinde yasal soruşturmaların açılmaması için, kimsenin sesini çıkartmaması için yeni düzenlemeler yapılmasını istiyor. Yeni Terörle Mücadele Yasası, TCK ve Ceza İnfaz Yasası bu istekler doğrultusunda yapıldı. Şemdinli'de kitabevine bombayı atanlar “yasadışı” bir iş yapıyorlardı, ama yeni antiterör konseptine göre o kitabevi "şüpheli mekan" olduğu gerekçesiyle bombalanabilir, sahibi de “şüpheli şahıs” olduğu gerekçesiyle infaz edilebilir.
Bu uygulamalara, hazırlığı yapılan TCK'ya, TMY'na, faşist devlet terörüne karşı harekete geçmeliyiz. Burjuvazinin serbest sömürüsüne, burjuva devletin hiçbir sınır tanımayan serbest ve yasal terörüne karşı özgürlüklerimiz için sokağa çıkmalı, faşist yasalarını başlarına çalmalıyız.