Seçim çalışmamız hızlandı

Gebze'den Alınteri okuru öncü işçiler bildiriyor: "Seçim çalışmamızın startını verdik"

Perşembe, 21 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)

Seçim çalışmamızın startını verdik. Gazetemiz ile birlikte sabah 7.30 İçmeler Tren İstasyonu‘ndaydık. Alınteri ve DPG okurları olarak ilk kez ortak iş yapacağız. Sabah işe giriş saati ve ellerimizde tam sayfa olarak açılmış gazetemiz var.

Yüksek sesle seçim ajitasyonu yapıyor, tek tek işçilere "günaydın" diyerek uzatıyoruz gazetemizi. Bir zaman sonra yanımızdan geçerken faşist bir işçinin, "Bunlar terörist" demesi üzerine hemen “Terörist seni her gün iş cinayetlerinde öldüren patronundur, terörist seni sigortasız, sendikasız, iş kuralsız çalıştırandır..." diye avazımız çıkana kadar bağırınca hemen müdahale ediliyor.

Gazetemizi faşistin suratına çarparak “Bak bakalım bunun neresi terörist” deyip üzerine yürümemizle birlikte, çay ocaklarında oturan devrimci dostlarımız hemen yanımıza gelerek faşisti iteklemeye başladılar. “Sen kime terörist diyorsun” diyerek bağırdılar. Bir taraftan lafın altında kalmak istemeyen “faşistimiz”, “Bak 1 kişiye kaç kişi geliyorsunuz” diyerek koşar adım uzaklaştı. Son dönemde yaşanan linç girişimlerine karşı buradan aynı zamanda iyi bir yanıt verilmiş oldu. Ortak hareket edip kısa süre içerisinde geliştirilen bu refleks her yerde geliştirilmelidir.

Alınteri işçi

Dilovası’ndayız


Burada yarım saatlik gazete satışımızdan sonra Dilovası’na geçiyoruz. Buraya DPG’li arkadaşlarımız daha önce gelmediklerinden yolda başlıyoruz tanıtmaya. Bölgenin özellikleri, nereli oldukları, ne iş yaptıkları, yaşam koşullarını anlatıyoruz.

Otobüsteki bir gencin, “Sen bizi bizden daha iyi biliyorsun” demesi üzerine başlıyor sohbetimiz. Kendisinin marketi olduğunu öğrenince hemen “gazetemizi bırabilir miyiz” diye soruyoruz. “Evet” cevabı alınca yeni bir gazete bayimiz daha oluyor.

Tek tek evlere giriyoruz. Konumuz seçimler ve hava kirliliği... Kime dokunsan bin ah işitiyorsun. Tersane işçisinin evinde sohbetimizde şunu söylüyor:
Ben ömrümde bir kez oy verdim o da belediye seçimleriydi. Bir daha mı tövbe. Kim kimi düşünmüş ki onlar bizi düşünsün. Bu yüzden oy vermeyeceğim.
Haftasonu düzenlenecek olan tersane pikniğine gelme sözü alarak ayrılıyoruz evinden.

Alınteri satışı

Polisan’dayız


Bir-iki derken saat ilerliyor. Evlerden ayrılarak Polisan fabrikasına doğru ilerliyoruz. Saat 16:00 vardiyasından çıkan işçilerle çalışma koşulları üzerine sohbet ederek gazetemizdeki 15-16 Haziran direnişini anlatıyoruz.

Seçimde düzen partilerinin sadece oyumuzu değil, geleceğimizi de istediklerinden bahsederek yazılarımızın içeriği hakkında bilgi veriyoruz.

Osmangazi’deyiz


Polisan işçileri servislerine binip gittiklerinde biz de hemen tersaneden gelen işçileri bu sefer Osmangazi‘de karşılyoruz. Öyle bir seferle kurtulamazlar bizden, her yerde görmeliler. Trenden gelen işçileri megafonla ajitasyon konuşması yaparak karşılıyoruz bu sefer.Alınteri
İşçi ve emekçilerin sesi olan Alınteri bu sayısında büyük 15-16 Haziran direnişini anlatıyor, düzen partileri bizden sadece oyumuzu değil, geleceğimizi istiyor, onlara oy vermeyeceğiz, geleceğimizi teslim etmeyeceğiz...
diyerek ilgi odağı oluyoruz. Bize tezahüratta bulunanlar, gazetemize bağışta bulunanlar, çok güzel bir şey yapıyorsunuz diyenler o kadar çok ki… Bu arada biz de bu durumdan gayet hoşnut bir şekilde “Bu tren son olsun beklemeyelim” diyoruz ama bir türlü ayrılamıyoruz oradan. Tam giderken bineceğimiz treni kaçırınca o anda karşı taraftaki tren geliyor ve koşa koşa sırt çantamızda bulunan gazeteleri çıkararak son satışımızı yapıp ayrılıyoruz.

20 Haziran günü Alınteri ve DPG okurları olarak son derece keyifli, en olumsuz koşullarda dahi moralimizi bozmadan yeni fikirler üreterek ayrıldık birbirimizden. Cebimizde sınırlı bir para olmasından dolayı sadece yol ücretlerine gitti paramız. Ne midemizdeki açlık ne de kavurucu güneşin sıcaklığı etkiledi bizi. En ufak bir mızmızlanma olmadan büyük bir gönüllükle yaptık tüm işleri.

İlk günden paramızın suyunu çekmesi, ertesi gün yapacağımız program için yol harçlıklarımızı çıkarmak ve açlığımızı yatıştırmak için arada boş kalan zamanlarımızda sandviç ve su satışı yapma kararı aldık.
İlk kez gazete satışına çıkan bir okurumuz şunları söyledi:
Ben ilk kez çıkıyorum gazete satışına. Sabah ilk geldiğimde biraz tedirgindim. Nasıl olacak ben ne konuşacağım. Ama şimdi kendimi gayet iyi hissediyorum. Daha rahatım ve kendimi çok mutlu hissediyorum.
Aslında onun söyledikleri hepimizin ruh halini ve duygularımızı yansıtıyordu.
Ertesi günü iple çekerek ayrıldık birbirimizden.