Gebze'den Alınteri okuru öncü işçiler bildiriyor: "Seçim çalışmamızın startını verdik"
Seçim çalışmamızın startını verdik. Gazetemiz ile birlikte sabah 7.30 İçmeler Tren İstasyonu‘ndaydık. Alınteri ve DPG okurları olarak ilk kez ortak iş yapacağız. Sabah işe giriş saati ve ellerimizde tam sayfa olarak açılmış gazetemiz var.
Yüksek sesle seçim ajitasyonu yapıyor, tek tek işçilere "günaydın" diyerek uzatıyoruz gazetemizi. Bir zaman sonra yanımızdan geçerken faşist bir işçinin, "Bunlar terörist" demesi üzerine hemen “Terörist seni her gün iş cinayetlerinde öldüren patronundur, terörist seni sigortasız, sendikasız, iş kuralsız çalıştırandır..." diye avazımız çıkana kadar bağırınca hemen müdahale ediliyor.
Gazetemizi faşistin suratına çarparak “Bak bakalım bunun neresi terörist” deyip üzerine yürümemizle birlikte, çay ocaklarında oturan devrimci dostlarımız hemen yanımıza gelerek faşisti iteklemeye başladılar. “Sen kime terörist diyorsun” diyerek bağırdılar. Bir taraftan lafın altında kalmak istemeyen “faşistimiz”, “Bak 1 kişiye kaç kişi geliyorsunuz” diyerek koşar adım uzaklaştı. Son dönemde yaşanan linç girişimlerine karşı buradan aynı zamanda iyi bir yanıt verilmiş oldu. Ortak hareket edip kısa süre içerisinde geliştirilen bu refleks her yerde geliştirilmelidir.

Ben ömrümde bir kez oy verdim o da belediye seçimleriydi. Bir daha mı tövbe. Kim kimi düşünmüş ki onlar bizi düşünsün. Bu yüzden oy vermeyeceğim.Haftasonu düzenlenecek olan tersane pikniğine gelme sözü alarak ayrılıyoruz evinden.


İşçi ve emekçilerin sesi olan Alınteri bu sayısında büyük 15-16 Haziran direnişini anlatıyor, düzen partileri bizden sadece oyumuzu değil, geleceğimizi istiyor, onlara oy vermeyeceğiz, geleceğimizi teslim etmeyeceğiz...diyerek ilgi odağı oluyoruz. Bize tezahüratta bulunanlar, gazetemize bağışta bulunanlar, çok güzel bir şey yapıyorsunuz diyenler o kadar çok ki… Bu arada biz de bu durumdan gayet hoşnut bir şekilde “Bu tren son olsun beklemeyelim” diyoruz ama bir türlü ayrılamıyoruz oradan. Tam giderken bineceğimiz treni kaçırınca o anda karşı taraftaki tren geliyor ve koşa koşa sırt çantamızda bulunan gazeteleri çıkararak son satışımızı yapıp ayrılıyoruz.
Ben ilk kez çıkıyorum gazete satışına. Sabah ilk geldiğimde biraz tedirgindim. Nasıl olacak ben ne konuşacağım. Ama şimdi kendimi gayet iyi hissediyorum. Daha rahatım ve kendimi çok mutlu hissediyorum.Aslında onun söyledikleri hepimizin ruh halini ve duygularımızı yansıtıyordu.