Perşembe, 21 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)
Manisa'nın Salihli Belediyesi'nde DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'na üye 255 işçi dün greve başladı.
Önceki gece sabaha kadar sendika binasında nöbet tutan işçiler, sabahın ilk ışıklarıyla beraber Belediyeye bağlı, temizlik işleri şantiyesi, garaj, itfaiye, fen işleri ve belediye binasına pankartlarını asarak grevin başladığını ilan ettiler. Şantiyelerin başına ikişer nöbetçi bırakılıp tekrar sendikaya döndüler.
Temizlik işleri şantiyesinden gelen "Taşeron işçiler buraya geldi, biz yetersiz kalıyoruz, çalışacaklarını söylüyorlar" haberiyle tekrar temizlik işlerine toplu bir şekilde gidildi. Taşeron işçilerin çalışması çeşitli şekillerde önlenip, çöp kamyonlarının çıkışı engellendikten sonra taşeron işçilerin tekrar çalışmak isteme ihtimali göz önünde tutulup bina önünde bekleme kararı alındı.
Bu sırada devletin kolluk kuvvetleri gelerek bu yapılanın yasalara aykırı olduğundan dem vurdu. İşçiler ise grev sonuçlanana kadar toplu bir şekilde bekleneceği kararlılığını ortaya koydular. Daha sonra işçilerle beraber biz de binanın çeşitli yerlerinde üçerli dörderli gruplar halinde beklemeye başladık.
PATRONLARIN YASALARI
*38. Madde
Bir işyerinde grev veya lokavtın uygulanmaya başlaması ile birlikte işçiler işyerinden ayrılmak zorundadırlar.
Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçenlerin işyerinde çalışmaları, hiçbir şekilde engellenemez. Greve katılan veya lokavta maruz kalan işçilerin, işyerine giriş çıkışı engellemeleri veya işyeri önünde topluluk teşkil etmeleri yasaktır.
Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçileri çalıştırıp çalıştırmamakta işveren serbesttir. Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 39'uncu maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar aksine bir hüküm bulunmadıkça yararlanamazlar.
(Değişik: 27/5/1988 - 3451/6. md.) Çalışan işçilerin ürettiği ürünlerin satılmasına ve işyeri için lüzumlu maddelerin, araç ve gereçlerin işyerine sokulmasına engel olunamaz. Bu işlerin görülmesinde de 43'üncü madde hükümlerine uyulması şarttır.
Fakat yaklaşık 40 dakika sonra bu sefer de Kaymakamlığın emriyle 38. maddeyi* uygulayacaklarını ve çalışmak isteyenlerin engellenemeyeceğini söyleyerek sendikalı işçilerin üzerine zimmetli olan çöp arabalarını binadan çıkarmak istediler.
Uzun süren karşılıklı görüşmelerden sonra akşam üzeri 16:30-17:00 sıralarında polis işçilere cop, sopa ve biber gazlarıyla saldırdı.
Saldırıda Genel-İş GYK üyesi İsmail Özhamarat ve Uşak Şube Başkanı dahil
29 kişi gözaltına alındı. Gözaltıların yaralı olduğu ve tedavi için hastaneye götürüldüğü öğrenildi. Bunun yaşanmasıyla beraber Temizlik İşleri'nden sendika binasına kadar işçiler sloganlar ve alkışlar eşiliğinde yüründü. Binanın önüne gelindiğinde kalabalık dağılmadı. Sendika başkanı binanın balkonuna çıkarak birkaç slogan da oradan attırdıktan sonra
"Arkadaşlar şimdi dağılıyoruz, sendikamız sabaha kadar açık. İstediğiniz saatte gelebilirsiniz" duyurusunda bulundu.
Fakat kitle dağılmayarak gözaltıların akıbeti hakkında bilgi almak istediğini söyledi. Sendika başkanının
"Gözaltındakiler hastanedeki tedavilerinden sonra ifadeleri alınmak üzere karakola götürülecekler, ardından serbest kalacaklar" açıklaması üzerine yavaş yavaş dağılma başladı.
Kimi işçiler hastaneye giderek hastanedekileri ziyaret etti, kimileri ise sendika binasında kaldılar. Biz de hastaneye gidenlerle birlikte gidip polis terörüne bire bir şahit olmuş bir işçiyle kısa bir röportaj yaptık:
DEPREM GİBİ
- Gölcük'te olan depremi düşünün aynı onun gibi.
Arkadaşlarımın kimisi yerde sürünüyordu, kimisini polis elinde o beyzbol sopası gibi sopalarla dövüyordu. Kimisine tekmelerle vuruyorlardı, kimisinin gözüne biber gazı sıkıyorlardı. O hengameyi, o şeyi anlatamam ya... O kadar berbat bir durum görmedim. Hayatımda öyle kötü bir anım olmadı.
Peki neden müdahale ettiler grevci işçilere?
- Kapıyı açmak istediler
"İki tane aracı çıkaracağız" dediler. Biz de
"Araçlar çıkarsa bizim grevimizin bir anlamı yok" dedik.
"Müsaade etmiyoruz" dedik, kapıları tuttuk. Oturma eylemi yaptık.
"Kalkın" dediler,
"Zor kullandırmayın". Daha bizim kalkmamıza kalmadan biber gazıyla saldırdılar, sopalarla saldırdılar.
"Arkadaşlar kalkmayacağız yine de" diye direndiler, onlar da kalkın diye saldırdılar. Çok kötüyüm, şu anda konuşacak durumda değilim aslında.
İşçilerin attığı sloganlardan birkaçı şöyle:
"İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız", "İşçiler El Ele Genel Greve", "Genel Grev Genel Direniş", "Yılgınlık Yok Direniş Var", "Grev Hakkımız Engellenemez", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz".
Greve Genç-Sen, EMEP, ÖDP, TKP de destek verdi.
Önceki haber: Salihli'de grev hazırlığı!