Tutuklu Ankara Üreti-Yorum Kolektifi üyelerinin hücrelere taşıdıkları gençlik günleri
Üreti-Yorum
Merhaba arkadaşlar. Sizlere yazdığımız gibi Üreti-Yorum’un tüm coşkusunu burada da sonuna kadar yaşıyoruz. Dostluğun, samimiyetin, üretimin ve kolektifliğin insanla bütünleştiği Üreti-Yorum’un heyecanı bizi de sarmış durumda.
Bizler burada ‘F’üreti-Yorumcular olarak satranç ve futbol turnuvası düzenledik. Tahmin edeceğiniz gibi "1. ‘F’üreti-Yorum Günleri"ne futbol damgasını vurdu. Futbolun cazibesinden midir, yoksa F tipinin farklı saha koşullarından mıdır bilinmez ama turnuvadaki futboldan müthiş keyif aldık. Bu keyfi sizinle paylaşmakta bizim için ayrı bir keyif oluyor...
Bizler buraya getirilir getirilmez dört bir koldan "F’üreti-Yorum"u örgütlemeye başladık. Yapılan tanıtım çalışmaları 'F'üreti-Yorum avlu günleri (Piknik bile yaptık! Tabi dışarıdaki pikniğimizde bolca yediğimiz köftelerin yerini burada kuru soğan ve ekmeğin alması bizlerin aklına; "Acaba beslemeler grubuna yeni üyeler mi dâhil oluyor?" sorusunu getirdi J) vs. ile hücremizde bulunan üç kişiyi de ‘F’üreti-Yorum’a katmış olduk. (Tabi bu üç kişi bizden başkasın değil) Kısa bir süre sonra ‘F’üreti-Yorum’un çokta tanıtılmasına gerek olmadığı kanaatine vardık.
Arkasından ‘F’üreti-Yorum’a futbol turnuvası ile start verdik. İş futbol olunca işlerimiz biraz daha kolaylaştı. (Hatırlanacağı gibi dışarıdayken Üreti-Yorum’un futbol ayağını biz oluşturuyorduk.) İlk etapta avluya kalelerimizi kurmakla başladık. Bu iş o kadar da zor olmadı. İki tane 5 litrelik su bidonu alarak dört adım sayıp kalenizi duvara bitişik kuruyorsunuz. (Dışarıdayken adımları gayet büyük olan, hatta hızlarına yetişemediğimiz bazı arkadaşların kale kurarken adımları epeyce küçülmüştü. Bu arkadaşların isimlerini burada verip de rencide etmek istemiyoruz J) Kaleyi kurduktan sonra başlıyorsunuz son gücünüzle topa vurmaya. Son güç dedik diye korkmayın, top plastik. Birinci gol, ikinci gol, beşinci gol, yedinci gol…! Derken onuncu golü atıp kazanmışsınız maçı.
Yalnız arkadaşlar F tipinde top oynarken bazı noktalarda dikkatli olmanız gerekli. Örneğin karşı kaleye gol olsun diye vurduğunuz iyi bir şut karşıdakinin hiçbir müdahalesi olmadan iki misli bir hızla dönüp sizin kalenize gol olabiliyor. Nasıl mı oluyor o iş? Şöyle ki; yerden değil de biraz yukarıdan vurdunuz mu top karşı duvara çarpıp öyle bir hızla sizin kalenize döner ki siz bile nasıl olduğunu anlayamazsınız. Arkadaşlar sakın ola ki bu durumu küçümsemeyiniz haaa. Bu iş üzerine maç kazanma taktikleri bile yapılıyor. “… Dört tane düz vurup ta gol atsam, iki tane yan duvara çarpıp ta gol olsa, üç tane kendi çektiği şut dönüp gol olsa…” gibi.
Gerçi karşı kaleye çektiğiniz bir şutun sizin kaleye gol olması futbolda fizik kurallarına aykırıdır. Ama F tipi kurallarına hiç de aykırı değil… Şu anda hepimiz bu vuruşu gayet başarılı yapabiliyoruz. (Memleket Roberto Carlos görsün!!!) Arkadaşlar size şunu da belirtmeliyiz: olağanüstü coşkulu futbolla yatıp futbolla kalkan geniş kitleler bizim maçlarımızı izlemeye geliyor. Evet, evet geniş kitleler. Kuşlar, böcekler, karıncalar ve daha ismini dile getiremediğimiz (daha doğrusu ne olduğunu anlayamadığımız) birçok futbol tutkunu bizi maçlarımızda yalnız bırakmıyor. Bu arkadaşlar için futbol vazgeçilmez olmuş. Akşam evine gitmeyip pardon deliğine gitmeyip maçı izlemeye gelen böcekler var. İnanmazsınız ama geçen gün maç yaparken iki karınca sahaya atladı. (holiganizm buraya kadar sıçramış)
İşte böyle sevgili dostlar, ‘F’üreti-Yorum futbol. Bütün renklilikleriyle yaşıyoruz. Siz şimdi turnuvanın sonucunu merak ediyorsunuzdur. Neyse bu konuyu çıkınca bir ara konuşuruz. Sevgi coşkuyla kucaklıyoruz.
‘F’üreti-Yorumcular