Diyanet'in 8 bakanlığın toplamı kadar bütçesi var. Alevilere verecek günahı dahi yok!
CHP'nin oy deposu Cem Vakfı, Diyanet İşleri teşkilatında Alevilere kadro tahsis edilmesi ve inançları için ödenek ayrılması talebiyle Başbakanlığa karşı dava açmıştı.
Mahkemede Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Saim Yeprem savunma yaptı: "Alevilik İslam’ın alt kimliğidir", "Cemevleri özel ibadethanelerdir".
Eh hiç yoktan iyidir, Diyanet, Aleviliğin "dağ Sünniliği" olduğunu da ileri sürebilirdi!
Devletin dini Sünni-İslam olunca resmi ibadethaneleri de camiler oluyor.
Fakat eğer Genelkurmay, Diyanet İşleri'nin şu "Alt Kimlik" tanımlamasından işkillenirse Aleviler için daha büyük bir tehlike de gündeme gelebilir.
Genelkurmay'dan gelecek "Alt kimlik üst kimlik yok hepimiz türk islam senteziyiz" türünden bir açıklamaya karşı Alevileri linç hezeyanından 14 Nisan katarına binmek bile kurtarmaz.
Yalnız Diyanet işlerinin maddeciliği de takdire şayan... İbadethanelerin bile özeli tüzeli var artık.
Neyse abartmayalım maddecilik nere diyanet işleri nere onlarınki olsa olsa taklacılık olur. Baksanıza dediklerine "Tamam cemevleri ibadethane ama özel ibadethane". Duyan da özel kuran kurslarına hiç kaynak aktarmıyorlar sanır.
Mahkeme bu savunma doğrultusunda sonuçlanırsa, mahkeme kararıyla Alevilerin cemevlerinde yaptığı ibadet, ibadet sayılmayacak ve ibadetlerinin devlet nezdinde tam olması için camiye gitmeleri zorunlu tutulacak, böylece laikliğimiz tam olmuş olacak...
Zorunlu devlet dini dersinden sonra zorunlu devlet dini ibadethanesi... Bir de camileri Alevi köylerine zorla sokmaları var ki, ona ne denir?...
Camileri bir tek AKP'nin süngüsü sanan gardrop laikleri, söyleyin bakalım buna ne denir? Satın aldığı birkaç Aleviyi vitrine koyarak alevilerin demokratik özlemlerini istirmar edenler, söyleyin bakalım buna ne denir? Ve "Statükoculara karşı değişim ve demokrasi" demagojisi ile ortaya çıkan AKP ve her türden din bezirganı, söyleyin bakalım buna ne denir?
Tekelci burjuvazi yaşamın her alanında gemi azıya almış gericiliktir. Burjuvazi ve devleti inkarda, asimilasyonda, katliamda "bölünmez bir bütün"dür.
Burjuva gericiliğin laikliği, "devletin vatanı milleti ve resmi dini ile bölünmez bütünlüğü"dür.. Devletin dini olursa laiklik de ancak demagoji malzemesi olur...
Ama "Barışa Semah" dönüyoruz diyerek şovenizme kan taşıyanlar da var...
Hatta seçim döneminde kitlesel geçmemesi için 2 Temmuz anmasını haftaiçine hapsedenler...
Ve de Maraş'ı, Çorum'u, Sivas'ı... arkasındaki kontrgerillayı unutturmak isteyenler... Zorbaların vitrinine dizilenler... Alevileri ezmeye doymayanlara oy vermeye doymayanlar...
Bir de alevi emekçileri kurtlu seçim sandıklarına gömmeye çalışanlar...
Asıl rakamların çarpıcı dili var. O dili Can Dündar'ın dünkü köşesinden aktarıyoruz: