Mücadele kardeşleştiriyor! Kamera arkasında bir set işçisinden direniş mevzisine selam:
Alınteri'nden çok sevdiğim canım arkadaşlarımla Sanovel'e gittik. Orada bir direniş vardı. Bizim amacımız öncelikle destek olmaktı. Direnişteki arkadaşlar bizi büyük bir coşkuyla, alkışlarla karşıladılar. Benim için anlatılmaz ancak yaşanır kabilinden bir duygu...
Bizler kadındık, direnişteki arkadaşlarımızın tamamı erkek. (Çalışan kadın işçi üçü beşi geçmiyormuş, onlardan direnişte olan üç kişi varmış, gittiğimiz gün sadece biri oradaydı ve o da bizi coşkuyla karşıladı.) Biliyorsunuz erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz. Genel kanı, “kadın evinde oturmalı, elinin hamuruyla erkek işine karışmamalı” işte bu yüzden bizleri böylesine sıcak ve coşkulu karşılamalarına çok şaşırdım.
Hepimiz bir anda kardeş olduk. Gittiğimizde tam yemek saatiydi, lokmalarını bizimle paylaştılar. Daha önce bir direniş yaşamamış, görmemiştim. Benim için güzel bir deneyim oldu. Oradaki işçi kardeşlerimin kararlılığı ve azmi beni çok etkiledi. Bir de en çok etkilendiğim şey, “Şimdiye kadar sağ partilere oy verdik, neredeler? Bir tanesi bile kapımızı çalmadı, bize destek olmadı, bu zor günlerimizde hep solcular yanımızda, mücadelemize destek veriyorlar. Biz de bundan sonra gereğini yapacağız. Sağ partilere oy yok” demeleri oldu.
Sanovel ilaç fabrikası çalışanları! İşçi kardeşlerim, haklı direnişinizde yanınızdayız. Ben bir birey olarak sizler için bir şey yapamıyorum, sizleri çok iyi anlıyorum. Ben de bir işçiyim, haklı davanızda yanınızdayım. Hepinizle gurur duyuyorum. Sizlere büyük sabır, azminizin ve kararlılığınızın bugünkü kadar canlı ve taze kalması dileklerimle... Biliyorum ki böylesine azim ve kararlılık sizlere kazandıracaktır.
Zaman ve fırsat bulabilirsem sizleri yine ziyaret edeceğim. En güzel günlerin, yarınların, emeğimizin, hakkımızın karşılığını aldığımız zamanların hepimizin olması dileklerimle.