Grevci işçiler "İşçisin Sen İşçi Kal" dedi, taşeron işçiler süpürgeleri fırlatıp attı. İşçiler birleşti; polisleri de hakimleri de, Kaymakamları, zabıtaları da para etmiyor.
Toplu sözleşme görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanan DİSK Genel-İş'e bağlı işçiler Salihli Belediyesi'nde 20 Haziran'da greve çıkmışlardı.
İşçilerin grevini kırmaya çalışan CHP'li Belediye yönetimi taşeron işçilerle grevci işçileri karşı karşıya getirmeye çalışmış, bununla da yetinmeyerek Salihli Kaymakamı ve kolluk güçlerini devreye sokmuştu. Biber gazları, cop ve beyzbol sopalarıyla işçilere saldıran polis 29 işçiyi hastanelik etmiş, onlarcasını yaralamıştı.
Bütün bu saldırılar, işçilerin daha da kenetlenmesine, mücadelelerine daha militanca sarılmalarına neden oldu. Grevci işçiler bir yandan Salihli içinde devriyelerle grev kırıcılarına karşı önlem alırken diğer yandan belediyenin başta çöp şantiyesi olmak üzere tüm birimlerinde 24 saat nöbet tutarak olası saldırıları püskürtmeye çalışıyorlar.
Polis ve Kaymakamın ardından CHP'li Salihli Belediyesi "Adalet mülkün temelidir" diyerek işçilerin direniş kararlılığını kırmak için bu sefer de mahkemeye başvurdu.
Dün (22 Haziran) şantiye önüne gelen hakime, Genel-İş Şube Başkanı İsmail Göde ve Toplu Sözleşme Daire Başkanı İsmail Özhamarat, Belediye'nin taşeron işçileri kullanarak grevi kırmasına izin vermeyeceklerini bildirdiler.
Taşeron işçileri ve taşeron şoförü sorguya alan hakim, sendika tarafından tehdit edilip edilmediklerini sordu. Taşeron işçiler, hiçbir tehditle karşılaşmadıklarını kendi iradeleriyle grevci işçilerin yasal haklarını çiğnememek için çalışmayacaklarını söylediler.
Belediye yönetimi ve avukatları, geride kalan taşaron işçilerin de tehdit edilip edilmediklerinin tespit edilmesini istediler. Sendika avukatı buna itiraz etti. Hakim de itirazı redderek grevcilerin lehine karar verdi.
20 yıldır belediyede çalışıyorum hiç böyle bir şey görmedim. Belediye başkanı bizi işçi olarak muhatap bile almıyor. Bizi işçi olarak değil
köle olarak görüyor.