Onlara ağıt yakmayalım!

Rüzgarının bile ölüm koktuğu işgal altındaki Irak'tan ekranlara yansıyan çocuk manzaraları

DÜNYA
Pazar, 24 Haziran 2007 (19 yıl 1 ay önce)

ABD’nin Irak işgalinin yarattığı toplumsal trajedilerden birini izliyoruz her gün TV ekranlarından!

Demokrasi götürmek” iddiası ile işgal edilen ülke şimdi gerçek bir mezbahaya dönüştü! Kardeş halkların birbirine boğazlatıldıkları, günlük ölüm bilançosunun bile tespit edilemediği, rüzgarının bile ölüm koktuğu bir ülke… Hapishanelerine doldurulmuş sayısız kadın ve erkeğine ABD resmi vizesi ile alçakça işkenceler yapılan kanayan bir bedene benziyor…

Bu bedenin en ağulu acısı savaşın öksüz bıraktığı kimsesiz çocuklardan yükselen sessiz bir çığlık oluyor! Nefesinde taşıdığı açlığı, ölümü, her türlü yoksunluğu kavurucu bir yalımla yüzümüze yüzümüze üfleyen kanatıcı, derin, sessiz bir çığlık onlar… İşgalle birlikte sayıları başdöndürücü bir artışla hesap bile edilemeyen yetim çocukların tahminen 3 ila 4 milyon arasında değişen devasa bir trajedi yumağı olduğu söyleniyor.

En son bunlardan 24’ünün insanı allak bullak eden görüntüleri ile kanatıldı insanlık damarımız … En dibinden! Onlar 24 engelli öksüz çocuktu! İşgalin, iç savaşın tüm sonuçlarını çıplak bedenlerine yüklemişlercesine zihnimize çakıldılar! Açlıktan kavrulmuşlardı, açlıktan donup kalmışlardı, açlıktan… Ama ille de işgalin, haksız savaşların “büyükler”de yarattığı insanlıktan çıkma hallerini kuşanmışlardı bedenlerine. İnsanı hayvanlaştıran doğasının çarpıcı kareleri olarak insanlığın beynine beynine çakılmak istiyor, bakanın içine acı bir inilti olup akıyorlardı.

Unutturamazsınız!

Amerikan CBS Televizyonu’nun yayınladığı görüntülerde bir yetimhanede çırılçıplak şekilde yataklara zincirlenmiş çocuklar vardı.

Yaklaşık 1 aydır aç oldukları belirtilen çocuklar çıplak zeminde, dışkıları ve sinekler arasında yatıyorlardı! Olay ABD ve işbirlikçi Irak yönetiminin burnunun dibinde yaşanmıştı! Bağdat sokaklarını ev ev dolaşıp terör estiren, camilere bile baskınlar düzenleyen ABD ve Irak yönetiminin bu olanlardan haberi yoktu ne hikmetse! Ve ne gariptir ki ABD askerleri devriye gezerlerken “tesadüfen” rastlamışlardı!

Sanki kendi eserleri değilmiş gibi “büyük insanlık” gösterisi yapacakları bir av gibi saldırdılar çocuklara! Ebu Garib’te zevkle yaptıkları vahşi işkence görüntülerini dünya halklarına unutturmak istiyorlarmış gibi sarıvermişlerdi!.. Ve insanlığın bittiği bu noktanın sorumlusu, insanı insanlığından çıkaran işgal ve iç savaş koşulları değilmiş gibi, yaptıkları ile insan olanı en hafifinden utandıran yetimhane çalışanlarını suçluyorlardı!

Onların barbarlığıydı bunun nedeni! Timsah gözyaşları eşliğinde çekilen tiratlar işgalci ordunun bugüne kadarki icraatlarını dünya halklarının bilincinden silmeyi hedefleyen teatral bir gösteriydi adeta! İzleyenin midesini bulandıracak bir mizansen!

Çocukların alet edildiği, çocukların acıları ile sömürüldüğü bu mizansen de dahil, hiçbir “büyük insanlık” gösterisi işgalcilerin barbarlığını unutturamayacak! Çünkü biliyoruz ki bu acıların faturasını, bu barbarlığı yok ettiğimizde ödeteceğiz!