24 Haziran'da Divriği Kültür Derneğinin 23. Geleneksel Pilav ve Kültür şenliğindeydik
Piknik alanına varır varmaz standımızı açıyor, hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Sabah çayımızı da içtikten sonra yol yorgunluğunu ve sabah mahmurluğunu üzerimizden atmış olarak gazete satışına çıkıyoruz.
Bir yandan satış yaparken bir yandan da neredeyse tek gündem olan “seçimler” üzerine sohbetler ediyoruz. Gazetemizin manşet sloganını gören emekçiler bizleri soru bombardımanına tutuyor. “Oy vermeyince ne olacak ki, ne değişecek?”, “Oy vermeyelim de şeriat mı gelsin”.. Alanın genel havası bundan çok çok farklı değil, ”...oy vermemek vatan hainliğidir” diyeni de var, "CHP tek başına iktidar olsa çok şey değiştirir, sokağa çıkıp cop yemekle bir şey değişmez” diyen de.
“Hiçbirine güvenmiyorum, oy vermeyeceğim” diye konuşmaya başlayan emekçi sayısı çok az ve onlarda da çözümsüzlük, beklentisizlik, ne yapacağını bilememezlik ve umutsuzluk hakim. Büyük bir çoğunluk oy vermemenin AKP'yi tekrar iktidara getireceğini düşünüyor ve “oyların bölünmemesi” için -faşist Baykal'ın ve düzen partilerinin tüm pisliklerini Sivas, Çorum katliamı, onun döneminde çıkarılan yasalar, vs. sorduğumuz sorularla kendi ağızlarıyla teşhir ettirmemize rağmen- oy kullanacaklarını hem de laiklik edebiyatı ile oylarını CHP'ye vereceklerini söylüyorlar.
Sohbetlerimiz üzerine yaşadıkları sorunları anlatarak bize hak vermeye başlasalarda oy vermemenin daha beter bir çözümsüzlük olduğu düşüncesinde ısrarcılar. Oy vermeme düşüncesi gençlerde daha yaygın, onlar “at gözlüklerini çıkarmalıyız” diye düşünüyor ve bu seçimlerden hiçbir çözüm çıkmayacağını ifade ediyorlar.
Bir yandan satış ve sohbetlere devam ederken bir yandan da devam eden etkinliği takip etmeye çalışıyoruz. Çocuklar için oynanan mini tiyatronun ardından, aralarında Agire Jiyan ve Kızılırmak'ın bulunduğu gruplar sahne alıyor, Divriğili kadın sanatçıların resim sergisi, 2 Temmuz günü Sivas'ta yakılarak katledilen 37 aydının fotoğraf sergisi insanlar tarafından geziliyor, davul zurna eşliğinde halaylar çekiliyor.
Akşam saatlerinde etkinliğin sona ermesiyle bizlerde toparlanıyor ve hem eğlenmiş hem de gazetemizi emekçilerle buluşturmuş olmanın tatlı yorgunluğuyla dönüyoruz.