Salı, 26 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)
Seçim çalışmalarımız 25 Haziran Pazartesi günü Çağlayan ve Kıraç bölgelerinde devam etti. Seçim bildirilerimiz ve Alınteri gazetemizle birlikte yeniden işçilerle buluştuğumuz gün boyunca seçimler konusunda bol bol sohbet ettik.
Çağlayan'daydık...
Tekstil ve konfeksiyonun sömürü cehennemi Çağlayan'da işçilerin öğlen arasına çıkışlarını yakaladık. Bir yandan bildirilerimizi dağıtıp seçimler üzerine konuşurken bir yandan da Alınteri gazetelerimizi satarak sorunlarımız ve geleceğimiz üzerine konuştuk.
Çağlayan caddesi üzerinde yaptığımız çalışmada kısa süre içerisinde etrafımızda irili ufaklı insan öbekleri oluşmaya başladı. Özellikle seçimler ve işçilerin durumu üzerine konuşmalarımız sırasında yoldan geçen birçok işçi doğal bir şekilde sohbetlerimize katılarak kendi aralarında da tartışmaya başladılar. Ayak üstü tanıştığımız birçok işçiyle yol boyunca ilerlerken yeniden karşılaştık. Bizimle birlikte gelip konuşmalarımızı dinleyenler, arkadaşlarını da ikna etmeye çalışanlar oldu.
Çağlayan'daki konfeksiyon atölyelerinin birçoğu yaz mevsiminde kesata girmişti. Tanıştığımız işçilerin azımsanmayacak bir kısmının da işten çıkarıldığını ve buna oldukça öfkeli olduğunu gördük. Her konuştuğumuz grubu kendi sorunlarımızı ve çözümlerimizi konuşacağımız kurultaya çağırdık.
Bu arada bir de banka kuyruğuna denk geldik. Bildirilerimizi merakla alan kuyruktaki insanlara bizi bu kuyruklara mahkum eden düzeni teşhir ettik.
Korozo'daydık...
Akşama doğru Korozo işçilerinin iş çıkışında bulunmak için
Kıraç'daydık. Yine gazete ve bildirilerimizle hızla harekete geçtik, zira işçilerin fabrikalardan çıkıp servislerine bindiği süre oldukça dar bir zaman aralığıydı.
Korozo işçileri öbek öbek servislere binerken biz de servislere dağılıp sohbetlerimize başladık. Hemen hemen tüm servislerde işçiler tarafından büyük bir ilgiyle ve arayışla karşılandık. Bildirilerimizi elimizden kapıp kendi servislerine dağıtan Korozo işçileri hep bir ağızdan seçimler üzerine konuşmaya başladılar.
Bazen bize bile fırsat bırakmadan iş arkadaşlarıyla oy verince bir şeyin değişmediğini, her gelenin işçinin daha da belini büktüğünü anlattılar kendi iş arkadaşlarına. Bir kadın işçi "
Valla ben de tam 'yine kime oy istiyorlar' diye azarlayacaktım sizi, neyse ki siz de bendenmişsiniz" diyerek bütün servise bildirilerimizi dağıttı. Bir diğer işçi grubu gazetemizi alıp epeyce sohbet ettikten sonra servisteki arkadaşımıza Korozo'da işe girmesi yönünde ısrar etti. Servisleri hareket etmiş giderken hala camlara tıklayıp birşeyler isteyen işçiler vardı.
Korozo'daki bu kısacık çalışmamızdan bütün yol boyunca birbirimize anlattığımız onlarca anıyla ayrıldık. Korozo'ya bir sonraki gidişimizde kendi taleplerimizi içeren sembolik oy pusulalarımızı da götürmeye karar verdik.
Avrupa yakasından Alınteri ve DPG okurları