Salı, 26 Haziran 2007 (19 yıl 1 ay önce)
Fransa’da Sarkozy çizgisinin seçimlerdeki başarısının ardından, neoliberal yeniden yapılandırma programına karşı ilk büyük çatışma eğitim alanında yaşanacak.
Üniversite öğrencileri sendikası UNEF Başkanı Bruno Juillard bir açıklama yaparak "Yasa tasarısı, onun içerik ve kapsamına karşı kararlılığımızdan bir şüpheniz olmasın" dedi ve öğrencilerin taleplerinin kabul edilmediği koşulda bir "çatışma tehlikesi"nin doğacağını vurguladı.
ÖĞRENCİLERİN TEMSİL HAKKINA SALDIRI
Temmuz ayı içerisinde yeni parlemantonun olağanüstü toplantısı ile onaylamak istediği yasa tasarısı Üniversite Yönetim Konseyleri'nde öğrencilerin temsil hakkını gaspediyor.
Mevcut konsey yapıları 30 ile 60 kişi arasında ve bunun içerisinde öğrenciler
yüzde 25 ile 30 oranında bir söz hakkına sahip. Yeni tasarıda bu sayı 20 ile sınırlandırılarak öğrenciler konseyden saf dışı bırakılmak isteniyor. Böylece hedef Türkiye’de ki
YÖK mantığıyla işleyen bir Üniversite Yönetim Konseyi oluşturmak.

Üniversitelere otonomi-özerklik kazandırmak yaygarası ile yapılmak istenen bu reform, öğrencilerin istem ve taleplerinin dışında, sermayenin yeni üretim organizasyonlarının hızına uygun hareket edecek bir odak yaratma girişimidir. Bu bir özerkleşme değil, sermayenin ihtiyaçları ekseninde özelleştirme adımıdır. Bu yeni reform saldırısında mastır başlangıcında öğrencileri ayıklayan uygulamalar da mevcut.
KUYRUK ACILARI CPE YENİLGİSİ
Neolibaral politikaların saldırganlığının düzeyini gösteren, gençleri tekellere 2 yıl koşulsuz deneme adı altında peşkeş çeken
Yeni İstihdam Yasası (
CPE), geçen yıl birleşik ve güçlü bir direnişle geri püskürtülmüştü. Şimdi bu bütünlüklü saldırıyı parça parça, karşı tepki ve direnişi zayıflatacak, öğrencilerin örgütlenme ve etkisini de geriletecek reformlarla geçirmeye soyunuyorlar.
Sarkozy’nin seçim programında olan üniversitelere
"otonomi" ve
"dış dünyaya daha açık hale getirme" sözü şimdi bu uygulamalarda somutlanıyor. Fakat işleri öyle kolay değil. CPE saldırısı sürecinde tattıkları yenilgi, bu
"çatışmalı süreçte" gençliğin mücedele azmini güçlendiren bir rol oynayacaktır. Sarkozy’nin delikanlılığını ’68 ruhu yeniden sokaklara indiğinde göreceğiz!