Salı, 26 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)
Agos Gazetesi'nin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde gazetenin Şişli'deki bürosunun önünde katledilmesiyle ilgili davanın ilk duruşması 2 Temmuz 2007 saat 10:00'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Sivas'ın alevleri yürekleri dağlarken, bir kontrgerilla cinayetini daha aklama piyesi perdelerini açacak...
Faşist tetikçilerin maaşlı çalışanı olduğu JİTEM ve Emniyet'ten kimse sanık sandalyesinde olmayacak...
Telefon görüşmeleri yapıp, talimatları aldıkları subay ve polis amirleri de yargılanmayacak...
Bildirilerinde Hrant Dink'i açıkça hedef gösteren Genelkurmay da...
Ve işte yine uçurumun kıyısındaydım. Peşimde tekrar birileri vardı. Onları seziyordum. Ve onların Kerinçsiz ekibiyle sınırlı ve salt onlardan oluşacak denli sıradan ve görünür olmadıklarını
çok iyi biliyordum.
Agos, Niçin hedef seçildim?, 12 Ocak 2007Adliye önlerinde, koridorlarında linç provaları yapan sözde hukukçu Kemal Kerinçsiz ve çetesi de...
Çeçenistan dağlarından Trabzon’a, Hizburkontra'dan Nizamı Alem'e... eğitim kampları, refleks karargahlarıyla, faşist tetikçilerin üyesi olduğu tetikçi partileriyle... kanser gibi yayılan kontrgerilla aygıtı da yargılanmayacak...
Faşist tetikçilere kahraman muamelesi yapan, posterlerini basanlar da... Tetikçileri “İşsizdir, gençtir” diye mazur göstermeye çalışanlar da...
Bu cinayetten bu ülkenin emekçileri olarak biz sorumlu değiliz. Ama onun hesabını layığınca soramamaktan, bu ırkçı faşist rejimin üzerine yürüyememekten biz sorumlu olacağız.
Ve ırkçı faşizmle hesaplaşamadıkça, daha çok muhtıraların, linç hezeyanlarının, kontra faaliyetlerin muhatabı olacağız.
Tüm resmi kademeleri ve kontrgerillası ile faşist cinayetin azmettiricisi ve asıl yönlendiricisi olarak pişmiş kafatası gibi sırıtan devletin döktüğü kan yine yanına kar olarak kalacak mı?
Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama
bir o kadar da özgürce.
Agos, Ruh halimin güvercin tedirginliği, 19 Ocak 2007Bu komünistlerin, devrimcilerin ve tutarlı demokratların, sınıf bilinçli işçi ve emekçilerin duruşuna bağlı. MGK, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Valilik, Hükümet ve bilimum faşist çetelere döktükleri kanı, kitle eylemleriyle yalatmak, yargılamayı öfkeli kitle eylemleriyle sokaklarda yapmak da mümkün!..
Bu dava, bu kavga artık işçi ve emekçilerin kavgasıdır. Sorumlularını bir bir karşımıza dikmedikçe, Genelkurmay ve kontrgerillası başta olmak üzere bu kanlı aygıtın üzerine gitmedikçe, öfkemizi işbirlikçi tekelci burjuvaziye ve onun devletine, faşist yasak ve yasalara yöneltmedikçe, onlar yaşamlarımızı ahtapot gibi sarmaya devam edecekler
2 Temmuz günü saat 10:00'da Hrant Dink'le beraber, Musa Anter, Mehmet Sincar ve diğer katledilen aydınlarımız da Beşiktaş Ağır Ceza'nın önünde olacaklar... ya biz?