Sınıf bilinci önemli

Hamburg Üniversitesi öğrencisi Oliver ile üniversite ve gençlik hareketi üzerine konuştuk

GENÇLİK
Çarşamba, 27 Haziran 2007 (18 yıl 11 ay önce)

Almanya’da Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlar nelerdir?
Evet, burada çok sorun olduğunu söyleyebilirim. Ama ben öncelikle bir sorundan başlamak istiyorum. Bu sorun ilk bakışta öğrenciler açısından kişisel görünüyor. Her öğrencinin 2007 senesinden itibaren sırf üniversiteye girebilmek için 6 ayda bir 500 Euro ödemesi gerekecek. Devlet bu konuda diyor ki “Bu 500 Euro üniversitenin kalitesini düzeltecek”. Ama bu tabii ki böyle değil, hatta alakası bile yok. Devlet sorumluluktan kaçıyor. Üniversite eğitimi devlet tarafından özelleştiriliyor. Üniversite yeni bir şey olmuyor, hiçbir değişiklik yapılmıyor ama yine de 500 Euro alınıyor her öğrenciden.

Artık Devlet, öğrencileri öyle baskı altına alıyor ki herkesin eğitim hakkını kısıtlıyor. Belki zengin ailenin çocukları için 6 ayda 500 Euro sorun değil, ama bir işçi çocuğu için büyük bir sorun. Açık açık üniversite başkanı diyor ki, "Bizim öğrencilerin en iyilerine eğitim vermemiz lazım, onları eğitmeliyiz." Onlara göre en iyiler okullarda en iyi ortalamaları alanlar. Aynı zamanda Almanya içindeki üniversitelerde bir rekabet durumu var. O yüzden her üniversite en iyi öğrencileri çıkartmaya çalışıyor. Ama en iyi öğrenciler onların gözünde sermaye için en iyi çalışanlardır. Bu örneklerle durumun nereye doğru gittiğini görüyoruz. Bir insanı eğitmek istemiyorlar; istedikleri, bir insanı sermaye için eğitmek, sermaye sistemini güçlendirmek.

"SERMAYEYE MAKİNELER YARATMAK İSTİYORLAR"


Başka sorunlar da var, mesela yeni üniversiteye başlayanlar ve mastır sistemi. Bu sistemler az zamanda çok şey isteyen sistemlerdir ve öğrencileri eğitmekten ziyade, onları sadece son aşamaya hazırlamak isterler. Sermaye bilinçli insanlar değil, kendisi için çalışan makineler yaratmak istiyor. Bu eğitim sistemi ayrıca öğrenciye çok özel zaman bırakmıyor, yani çalışmaya bile zaman bırakmıyor. Bundan işçi çocukları daha çok etkileniyor. Çünkü onlar üniversite masraflarını ödeyebilmek için çalışmak zorundalar.

Üniversite bittikten sonra Almanya’da iş bulma olanağınız nasıl?
Zaten en büyük sorun burada. Öğrenciler okurken bunu hiç bilemezler. Tabii ki bu okuduğun bölüme bağlı. Ekonomi bölümleri okursan her zaman iş bulunur, ama toplumsal bölümleri okursan işin zor. Zaten son zamanlarda sosyal bölümlerin bir kısmı kaldırıldı. Çünkü bu bölümlere talep yok.

Almanya’da öğrenci hareketi hakkında ne söyleyebilirsin? Bu konuda somut çalışmalar var mı?
Almanya’daki öğrenci hareketi genelde çok zayıf. 500 Euro’luk harç sitemini boykot çalışmaları vardı ve ben bunun içerisinde bulundum. Biraz hareketlilik vardı. Ama çok değişik gruplar, kişiler olduklarından dolayı organizasyon da kötüydü. 15 Haziran tarihinde biten ödeme gününde bizim projemiz en büyük yenilgisini aldı. Projemiz şuydu, Hamburg’da 40 bin öğrenciden 10 bini bizim hesabımıza 500 Euro yatırsaydı, boykot eylemini kazanmış olacaktık. Sadece 6 bin civarında öğrenci ödedi. Bunun dışında büyük hedefleri olan komünist öğrenciler var, ama bunların sayısı az olduğu için öğrencileri hareketlendiremiyorlar.

"İŞÇİ-ÖĞRENCİ DAYANIŞMASI ZAYIF"


Sorunlarınıza nasıl çözüm buluyorsunuz?
Biz var olan güçlerimizle tabii ki bir şeyler deniyoruz. Boykot grubunda çok aktif çalışmalar yürüttük, ama tabii ki toplumsal sorunları öğrenci hareketi çözemez. Bunları işçilerin önderliğinde ve öğrencilerin katıldığı sosyalist devrim çözer. Şu andaki durum, komünist hareketin genelde zayıf olması, Alman solu sermayenin saldırılarına karşı çok güçsüz ve eli kolu bağlı kalıyor. Üniversitedeki durum da aynı. Hatta daha da kötü, çünkü üniversitede çok gerici ve oportünist grupların kitleleşmesi daha kolay. Çünkü işçilerin sorunlarını bilmeyen yani sınıf bilinci olmayan insanlar çok.

Fransa’da ki gibi (CPE) direniş neden Almanya’da yok?
Çok büyük bir dayanışma eksikliği var. Öğrenci-işçi dayanışması çok az. Ama aslında en büyük sorunun bilinçsizlik olduğunu sanıyorum. Harekete önderlik yapanlar mastır sisteminin kötü oluşunu açık söyleyen kişiler, gruplar, partiler yok. Öğrenciler protesto ettikleri halde, durumu tam kavradıklarını sanmıyorum. Aynı zamanda öğrenciler protesto eylemi yaptığında, işçiler duyarsız kalıyor, tabii ki işçi grevlerine karşı da öğrenciler duyarsız kalıyor. Tekrarlıyorum, bu durum öğrencilerin veya işçilerin bilinçsizliklerinden kaynaklı.

Asıl neden harekete önderlik yapan ve sistemin bu saldırılarına karşı gerçekten mücadele ederek karşı koymak isteyen partinin olmayışı. Ben önderlik yapacak parti derken şunu kastediyorum, sadece sermaye düşüncesine sahip ve sermayenin kontrolü altında olan toplumu değiştiren bir örgütten bahsetmiyorum. Asıl kastettiğim, sosyalist ve herkese eşit bir toplum kurmak isteyen Komünist bir parti.

Fransa’ya yönelik bir değerlendirme yapmam zor. Çünkü oradaki sistemi analiz etmek gerekir. Benim Fransa’daki durumu ilişkin çok az bilgim var.