Ulucanlar şenlik yeri değil

Ulucanlar zindanı çürümüş rejimin çürümüş anıtıdır. Üzeri aklanıp paklanamaz

Çarşamba, 27 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)

Ulucanlar Cezaevi'nde "Şenlik Var"! Duvarları kanla sıvanan, on binlerce tutsağın binlerce acı çektiği, katliamların, idamların tanığı cezaevinde "şenlik"!!!

Cezaevinin girişindeki dev kavak ağacının altında "Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşiliği" sesi gelirse kulaklarınıza, bilin ki o ses, idam sehpasında son nefesini vermeden önce slogan atan Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in sesidir.

26 Eylül 1999 sabahı kurşun sesleriyle gözlerini açıp saatlerce süren işkencelerin ardından "hamam"da can veren 10 devrimcinin kanı duvarlarında duruyor Ulucanlar'ın. "Şeftali Sokak"tan geçerken yere eğilip dikkatli bakarsanız orada sürüklenen yaralı tutsakların izini görürsünüz. Koğuşlarda gezinirken yanık kokusu alırsanız bilin ki o, yanan tutsak bedenlerin kokusudur.

Binlerce tutsağın "düşleri"nin gömüldüğü zindanda, 'Kent Düşleri' adı altında şenlik düzenleyen TMOBB ve Ankara Barosu'na sormak lazım: Ulucanlar'ın duvarlarındaki kanı silmek size mi düştü? İdam sehpasında can veren Deniz, Yusuf ve Hüseyin'e saygısızlık değil mi o kavağın altında "şenlik" düzenlemek? Şenlikle belleklere kazınan acı anıları, zulüm fotoğraflarını silebilir misiniz? Hangi şenlik duvarlardaki kan kırmızısını silebilir ki?

Ulucanlar katliamı

Adı katlimalarla anılan 80 yılllık bir işkencehanenin yuttuğu nice can için değil sadece, direnen devrimci tutsaklardan ve ailelerinden başlayarak tüm devrimci demokrat kamuoyunun hafızasında derin izler bırakan Ulucanlar bir şenlik yeri değildir. Zafer'in Habip'in, İsmet'in, Önder'in, Halil'in, Abuzer'in, Ümit'in, Ahmet'in, Aziz'in, Mahir'in işkenceyle katlediledildiği o koğuşlar şenlik yeri değildir.

Ulucanlar zindanı çürümüş rejimin çürümüş anıtıdır. O olduğu gibi sergilenmeli; üzeri aklanıp paklanmadan gösterilmeli herkese. Gösterilmeli ki devrimci iradenin gücü karşısında çürüyüp hurdaya çıkan düzenin kalın duvar ve demir yığınları görülsün. Ulucanlar'ı asar-ı atika haline getiren devrimci direnişimiz bu düzeni de tarihin çöplüğüne gönderecek; bundan hiç kuşkunuz olmasın. İşçi ve emekçiler için asıl büyük şenlik o zaman olacak.